Mithat IŞIK
Tüm YazılarıHarbin değişmez prensibi siyasi bir amaca hizmet etmesidir. Harp, belirlenen siyasi amaca ulaşmak için askeri gücün kullanılmasıdır. Siyasi amaca ulaşmak için askeri güçle birlikte diplomasi ve ekonomi gibi milli güç unsurları da kullanılabilir. Diplomasiyi kullanmak, dünya kamuoyu nezdinde haklılığın anlatılması bakımından önemlidir.
Siyasi amaç ile askeri hedef arasında uyum esastır, siyasi amaç ve askeri hedef arasındaki uyumsuzluk, muharebelerin kazanılması durumunda dahi savaşın kaybedilmesine sebep olur. En büyük başarı savaşmadan düşman ordusunu teslim almaktır. Bunda maksat askeri gücü mümkün olduğunca az kullanarak daha çok istihbarat, sabotaj, psikolojik harp, ekonomik güç ve diplomasiyi etkili olarak kullanmak suretiyle siyasi amaca ulaşmayı gerçekleştirmektir.
Savaşta amaç kısa sürede siyasi amaca ulaşmayı gerçekleştirmektir. Kısa sürede siyasi amacın gerçekleştirilmemesi ve savaşın uzaması, ekonomik, sosyal siyasi sıkıntılara ve devletin zayıflamasına neden olacaktır. Siyasi hedefleri gerçekçi olarak seçmek çok önemlidir. Siyasi hedefler doğru ve gerçekçi olarak seçilmez ise muharebeler kazanılsa dahi savaş kaybedilebilir. Siyasi amaç ile askeri hedefler arasındaki tutarsızlık başarısızlığın en büyük sebebidir.
ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşa baktığımızda, savaşın siyasi amacıyla askeri hedef arasında uyum olmadığını görüyoruz. Harekatın amacı, Trump'ın açıklamalarıyla her gün değişiyor.
Buna rağmen siyasi amaçları şöyle sıralayabiliriz;
-Nükleer programı durdurmak,
-İran'ın milis güçlere olan desteğine son vermek,
-İran'ın bölgesel bir güç olmasını engellemek olarak sıralayabiliriz.
Askeri hedefler ise;
-İran'ın nükleer altyapısını yok etmek,
-Vekil güçlerin savaş kapasitesini yok etmek,
-İsrail'in güvenliğini sağlamak,
-İran'da sivil itaatsizliğin başlaması için ekonomik, siyasi, sosyal ve askeri tüm altyapıyı güçlü hava taarruzları ve füze saldırılarıyla yok etmek.
Ancak yanlış seçilen siyasi amaçlar ve hedefler İran yönetimine karşı sivil itaatsizliğe neden olmadığı gibi halkın bayrak altında toplanmasını sağlamış, ABD ve İsrail'e karşı olan nefreti artırmıştır.
İran'da yönetim Libya, Irak, Lübnan, Suriye'den farklıdır. ABD ve İsrail geniş ve dağlık İran topraklarında sınırlı askeri güç kullanarak sınırsız siyasi hedeflere ulaşmak istemişler ve stratejik olarak büyük hata yapmışlardır. Bunun neticesinde savaş uzamış, dünyada desteği olmayan savaş ABD kamuoyunda da desteğini kaybetmiştir. İran asimetrik savaş, taktik ve tekniklerini uygulayarak ABD'yi yormuştur.
Gelinen noktada savaşın kazananı yoktur. Taraflar, diplomasi masasında dönerken İran'ın eli biraz daha güçlenmiştir. İran gelinen durumu iyi değerlendirmeli, analiz etmelidir. Savaş devam eder ve yıkıcı etkisi artarsa yaşanacak ekonomik sıkıntı İran yönetimine karşı halkın desteğinin azalmasına neden olabilir ve sivil itaatsizlikler başlayabilir. ABD'nin yapacağı en doğru hareket savaşı kazandık, hedeflerimize ulaştık diyerek savaşa son vermektir. Bu savaş, savaştan önce olmayan Hürmüz sorununu ve körfez ülkeleri arasında güvenlik sorunları yaratmıştır. ABD’ye olan güveni de erozyona uğratmıştır.
Güncel Yazıları
Savaşta Siyasi Amaç, Askeri Hedef İlişkisi
21 Mayıs 2026
Trump–Şi Cinping Görüşmesi
14 Mayıs 2026
Rusya Ukrayna Savaşı
11 Mayıs 2026
Barışı İsrail Engelliyor
05 Mayıs 2026
İsrail'in İmaj Kaybı
29 Nisan 2026
Coğrafyanın Gücü
21 Nisan 2026
ABD-Çin Hesaplaşması
17 Nisan 2026
Kırılgan Ateşkes
14 Nisan 2026
Savaşın Hedefleri
07 Nisan 2026
Körfez Ülkelerinde Karmaşa
31 Mart 2026
Çin-İran İlişkileri
24 Mart 2026
ABD'nin Stratejisi Tutmadı
17 Mart 2026
Kirli Savaş
10 Mart 2026
Diplomasi Masada Savaş Kapıda
21 Şubat 2026
Kritik Mineraller ve Stratejik Önemi
17 Şubat 2026