Mithat IŞIK
Tüm YazılarıABD, İsrail, İran üçlüsü arasında savaşın başlangıcından günümüze kadar 2 aydan fazla bir zaman geçti. Taraflar arasında ateşkes pamuk ipliğine bağlı olsa da devam ediyor. Barışın sağlanması için Pakistan büyük bir çaba harcıyor. Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan da barışın sağlanması için desteklerini sürdürüyorlar.
Tarafların amacı pazarlık masasında daha fazla taviz koparmak. Bu nedenle de birbirlerini bir süre daha test etmeyi tercih ediyorlar.
Bu savaşta İran'ın bir kısım zaafiyetleri olsa da yeni bir liderlikle karşı karşıya kalsa da önemli başarılar da elde etti. İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında birlik ve beraberliğini korudu. ABD'nin körfez ülkelerindeki üslerine saldırılarda ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılması da dahil olmak üzere önlemli başarılar kazandı.
Henüz devam eden bu savaşın sonuçlarını değerlendirmek için erken olsa da görüşmelerde aşağıdaki konular öncelikleniyor;
-İran'ın nükleer programı,
-Uzun menzilli füze üretme kapasitesi,
-İran'ın vekil güçlere verdiği destek,
-Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği,
-ABD'nin İran’a uyguladığı ambargo ve dondurulmuş varlıkları vesaire gibi konular görüşmelerdeki öncelikli konular olarak öne çıkıyor.
İsrail'in bağımsız hareket etmesi, etkili istihbarat yeteneği, riskleri alabiliyor olması, ABD'nin üzerindeki yükü azaltıyor. Bu nedenle ABD İsrail’i bir kuvvet çarpanı olarak görüyor, bu nedenle ABD için İsrail bir müttefik değil sahada ABD'nin çıkarları için sonuçlar üreten bir stratejik ortak varlıktır.
Bugün bölgede en radikal ve istikrarı bozan ülke İsrail'dir. Amacı ise ABD'nin desteğini alarak bölgeyi yeniden şekillendirmektir. Bu konuda aşırı hırslı bir ajandası vardır.
İsrail bölge ülkelerinin kendisine karşı caydırıcı bir etki yaratmak için bir araya gelmeyeceklerini değerlendiriyor. Ancak Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Pakistan'ın birlikte hareket etmeleri İsrail'i çok tedirgin ediyor ve korkutuyor.
Bölgedeki sorunlar, bölge ülkelerinin bir araya gelerek birlikte hareket etmeleri ile çözülecektir. Aksi durum, bölgede daima acı ve gözyaşının devam etmesine neden olacaktır. İsrail'in, bölgede varlığını devam ettirmesi için bölge ülkeleri ile savaşmaktan vazgeçmesi, barış yanlısı olması, barışı desteklemesi, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin varlığını kabul etmesi uygulayacağı en doğru strateji olacaktır.
Güncel Yazıları
İsrail'in İmaj Kaybı
29 Nisan 2026
Coğrafyanın Gücü
21 Nisan 2026
ABD-Çin Hesaplaşması
17 Nisan 2026
Kırılgan Ateşkes
14 Nisan 2026
Savaşın Hedefleri
07 Nisan 2026
Körfez Ülkelerinde Karmaşa
31 Mart 2026
Çin-İran İlişkileri
24 Mart 2026
ABD'nin Stratejisi Tutmadı
17 Mart 2026
Kirli Savaş
10 Mart 2026
Diplomasi Masada Savaş Kapıda
21 Şubat 2026
Kritik Mineraller ve Stratejik Önemi
17 Şubat 2026
Umman’da Heyetlerin Görüşmesi
09 Şubat 2026
ABD'nin İran'ı Çevreleme Stratejisi
03 Şubat 2026
Her Kullanışlı Aparatın Son Kullanma Tarihi Vardır
27 Ocak 2026
İran-ABD Gerginliği
19 Ocak 2026