Mithat IŞIK

Tüm Yazıları

Kirli Savaş

10 Mart 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Sınırlarımızın yanı başında 28 Şubat 2026'da başlayan ve sonucu belli olmayan kirli savaş devam ediyor. İran Trump'ın beklediği gibi kolayca yenilecek ve teslim olacak bir ülke olmadığını gösterdi. ABD ve İsrail'in amacı İran'daki mevcut rejimi bir an önce devirmek ve kendi isteklerini kabul edecek bir yönetimi iş başına getirmekti. Ancak bu durum gerçekleşmediği gibi İran halkının bir bayrak altında toplanmasını sağladı.

İran, ABD ve İsrail'in bütün saldırılarına rağmen savaşmaya devam ediyor, çevresindeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini etkili bir şekilde vuruyor. ABD'nin fedaisi gibi hareket eden İsrail'in etkili bir istihbarat gücü var. Nitekim hemen ilk gününde İran'ın en yüksek düzeydeki yönetim kadrosunu başta Hamaney olmak üzere sivil ve askeri bürokrasisini hedef alarak etkisiz hale getirdi. İsrail, bölgede ABD'nin vekil gücü olarak hareket ediyor. Trump çelişkili açıklamalar yapıyor. Bu nedenle savaşın ne zaman biteceğini tahmin etmek kolay değil. Trump'ın kafası biraz karışık. Savaşın bazen 4 haftada bazen 7 haftada biteceğini açıklarken şimdi de İran'ın kayıtsız şartsız teslim olmasını istiyor.

İran uzun menzilli füzeleri ile Tel Aviv başta olmak üzere İsrail'in kritik bölgelerini vururken, İHA ve dronelarla da Katar, BAE, Kuveyt, Suudi Arabistan'da bulunan ABD'nin üslerini vurmaya devam ediyor.

Rusya ve Çin örtülü olarak İran'a istihbarat, silah ve mühimmat desteği vererek ABD'nin bölgede meşgul edilmesini ve güç kaybetmesini istiyor. ABD'nin bu savaşta mühimmat stoklarını kullanması ve mühimmat stoklarının azalması, Rusya ve Çin için önemli bir kazanım olacaktır. ABD’nin İran'da meşgul edilmesi Asya pasifikte güç kaybetmesine neden olacaktır.

Bu durum, Çin'e Asya pasifikte avantaj sağlayacaktır. Bir ülkenin savaşı uzun süre sürdürme kapasitesi, o ülkenin milli güç unsurlarının yeteneğine bağlıdır. Milli güç unsurlarını ekonomik güç, doğal kaynaklar, coğrafi güç ve askeri güç olarak sıralayabiliriz. Bunlar içerisinde İran'ın en zayıf halkası, ekonomik güç ve askeri gücüdür. Yıllardır maruz kaldığı ambargolar nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Dini rejimin köklü geleneklere sahip İran'ın klasik ordusunu dışlamış olması ve yerine devrim muhafızları adında paralel bir ordu kurması İran'ın askeri gücünü zayıflatmış, emir komuta sisteminde zafiyet yaratmıştır.

Devrim muhafızları komuta kademesi zaman içerisinde askerlik sanatından uzaklaşarak ticari faaliyetlerle uğraşmaya başlamıştır. Bu durum İran Ordusu’nun içerisinde MOSSAD, CIA, MI6 gibi istihbarat elemanlarının sızmasının önünü açmıştır. Bu nedenle de İran'ın askeri ve siyasi lider kadrosunun önemli bir kısmı, savaşın ilk günü etkisiz hale getirilmiştir. Askerlik sanatından uzaklaşmış, emir komuta birliğinden yoksun bir ordunun ülkesini ve milletini koruması, savaşı kazanması çok zordur ve mümkün değildir.

Harbin en önemlisi prensiplerinden birisi emir komuta birliği, diğeri ise sadelik prensibidir. İran ordusunun bu konuda zafiyeti vardır, savaşın ne zaman biteceğini söylemek zordur. İran rejiminin düşmesi savaşı sonlandırabilir. Savaşın kısa sürede sona ermesi ABD ve İsrail için başarı olarak kabul edilebilir. Savaşın uzaması, Nisan-Ekim ve daha uzun bir süreye yayılması ABD ve İsrail için bir başarısızlık olarak kabul edilecektir. Savaşın uzaması, Trump ve Netanyahu’yu zor duruma düşürebilir. Özellikle ABD'de sivil toplum kuruluşları ve asker ailelerinin sivil ve askeri bürokrasi üzerindeki baskılarının artacak olması Trump'ı zor durumda bırakabilir.

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA