Mithat IŞIK
Tüm YazılarıABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan ve 40 gün devam eden savaşta 15 günlük ateşkes sağlandı. Ateşkes, dünya genelinde temkinli bir iyimserliğe neden oldu.
İsrail'in Lübnan'a saldırılarına devam etmesi, tansiyonun yükselmesine neden oluyor. İran İsrail’i ateşkesi ihlal etmekle suçluyor. Bütün bu yaşananlar nedeniyle Pakistan taraflara itidal çağrısı yapmaya devam ediyor. Tarafların aynı masaya oturması, savaş devam ederken iletişim kanallarının açık tutulması önemli bir gelişmedir. Savaş sona ermedi ama kontrolden çıkması da şimdilik engellendi.
Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasını ateşkes için ön şart olarak öne sürüyor. Sağlanan ateşkes kararından İslamabad'da kalıcı bir barışın çıkıp çıkmayacağını bütün dünya merak ediyor. 40 gün savaşında ABD İran'ın siyasi gücünü kıramadı. İran'ın silahlı gücünü de yok edemedi. Savaşta İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına etkili bir şekilde karşılık verdi. Trump, bütün çabalarına rağmen, İran'ın komşularını ve NATO'yu savaşa sokamadı. İran'daki muhalif güçleri de ayaklandırmayı başaramadı. ABD, Irak ve Suriye'de kullandığı Kürt kartını İran'da kullanamadı. Körfez ülkeleri ABD'nin güvenlik şemsiyesinin işe yaramadığını gördüler.
ABD ve İsrail 12 gün ve 40 gün savaşından sonra üçüncü defa da İran'a saldırsalar da sonuç değişmeyecektir. Ancak yapılacak üçüncü saldırı, daha fazla yıkıma sebep olacağı gibi bölge ülkeleri ve dünya için de yeni risklere neden olacaktır. Bu nedenle İslamabad'da yapılan görüşmelerin devamı ve barışın sağlanması için bölge ülkeleri başta olmak üzere barıştan yana olan tüm ülkeler birlikte etkili mekanizmalar oluşturmalıdırlar. Ateşkesin devamı ve barışın sağlanması için Washington, Netanyahu'nun diplomasiyi sabote etmesine izin vermemelidir. Netanyahu'nun barışı sabote etmesi, başta ABD olmak üzere bütün dünyada güvenlik ve ekonomik riskler oluşturuyor. Bu nedenle Trump Netanyahu'ya gerekli uyarıları yapmalıdır. Emperyalist ve Siyonist ittifakın kandan beslenmesine, dünya seyirci kalmamalıdır.
Trump, bir haftadan fazla sürmeyeceğine inandığı savaşın içinde sıkışıp kaldı, görüşmelerde sıkıntılı konular var.
- Lübnan: İran, Lübnan'da İsrail'in saldırılarını durdurmasını, Beyrut'un da ateşkese dahil edilmesini istiyor.
- Hürmüz Boğazı: ABD petrol akışının, tanker geçişinin güvenli bir şekilde sağlanmasını, boğazın açık tutulmasını istiyor. İran ise boğazı egemen suları olarak kabul ediyor. Geçişlere yeni kurallar getirmek istiyor.
- Uranyum - Nükleer Kriz: En köklü anlaşmazlık konularının başında uranyum-nükleer enerji geliyor. Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını istemiyor. İsrail’in etkisi ile de uzun menzilli balistik füzelerin menzilini bin kilometreyle sınırlamasını istiyor. İran'ın elindeki 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumun durumu belirsizliğini koruyor.
- Bölgesel müttefikler: İran Hizbullah, Husiler ve Irak'taki Haşdi Şabi başta olmak üzere milis gruplar üzerine nüfus sahibi. ABD ve İsrail, İran'ın bu gruplara destek vermesini istemiyor. İran tarafı ise tüm uluslararası yaptırımların öncelikle kaldırılmasını talep ediyor. ABD tarafı bu konuda taviz vermek ister bir tutum izliyor.
Netice olarak bu ateşkes anlaşmasının detayları hala belirsizliğini koruyor. Ateşkesin içeriği konusunda da tarafların kafası karışık. Bütün anlaşmazlık konularına rağmen Pakistan'ın girişimiyle ateşkesin sağlanmış olmasını ve tarafların aynı masa etrafında görüşmelere başlamış olmalarını barışa giden yolda önemli bir adım olarak görmeliyiz.
Güncel Yazıları
Kırılgan Ateşkes
14 Nisan 2026
Savaşın Hedefleri
07 Nisan 2026
Körfez Ülkelerinde Karmaşa
31 Mart 2026
Çin-İran İlişkileri
24 Mart 2026
ABD'nin Stratejisi Tutmadı
17 Mart 2026
Kirli Savaş
10 Mart 2026
Diplomasi Masada Savaş Kapıda
21 Şubat 2026
Kritik Mineraller ve Stratejik Önemi
17 Şubat 2026
Umman’da Heyetlerin Görüşmesi
09 Şubat 2026
ABD'nin İran'ı Çevreleme Stratejisi
03 Şubat 2026
Her Kullanışlı Aparatın Son Kullanma Tarihi Vardır
27 Ocak 2026
İran-ABD Gerginliği
19 Ocak 2026
Siyonist Stratejik Akıl
12 Ocak 2026
Grönland Krizi ve NATO
09 Ocak 2026
Tehlikeli İttifak
24 Aralık 2025