Mithat IŞIK

Tüm Yazıları

Çin-İran İlişkileri

24 Mart 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırıda Çin, İran'ın yanında yer almadığı gibi açık bir destek de vermedi. Nispeten ılımlı bir tepki verdi. Nedeni de Çin’in, ABD ile ilişkilerin daha fazla germek istemiyor olmasıdır. Çin Orta Doğu'daki tüm aktörlerle dengeli bir politika izliyor. Savaştan sonraki dönemde İran ve bölge ülkelerinin yeniden yapılanmasında rol almak istiyor. İran, ekonomik açıdan Çin'e daha bağımlı durumda, bu nedenle Çin'in daha kararlı bir tutum izleyeceğini bekliyordu.

Çin İran'ın en büyük ticaret ortağıdır. Müzakereler devam ederken, ABD ve İsrail'in başlattığı savaşı Pekin yönetiminin kınamasını bekleyen Tahran yönetiminin bu beklentisi de gerçekleşmedi. Oysa ki Çin, ABD'nin uluslararası hukuku ihlal ettiği yönünde etkili bir açıklama yapabilirdi ancak bunu da yapmadı. Sadece İran liderliğinin hedef alınmasına, egemen bir lidere suikast yapılmasına karşı çıktı. Bölgesel gerilimin önlenmesi için derhal ateşkes ve müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısı yaptı. Çin’in İran’a aktif destek vermesi iki süper güç arasındaki gerilimin artmasına neden olabilirdi.

Orta Doğu'daki savaş nedeniyle ABD'nin Asya'dan uzaklaşması da Çin için önemlidir.

Çin'in, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki yatırımları, İran'da yaptığı yatırımlardan daha fazladır. Çin’in İran'a açık desteği, Pekin'in diğer körfez ülkeleriyle olan ilişkilerine zarar verebilir. Çin için körfez ülkelerinin ekonomik önemi İran'la kıyaslanamayacak kadar büyüktür.

Çin hem bölge ülkeleri hem de İsrail'le yakın ilişkilerini sürdürmektedir. Çin, İran'a tek taraflı destek vererek bölgede kurmaya çalıştığı diplomatik dengeyi bozmak istemiyor.

Rusya'nın İran’a istihbarat desteği biliniyor, ancak Çin'in aynı desteği verip vermediği bilinmiyor. Çin'in İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin sağlanması yönünde yaptığı çağrı önemli ancak bu çağrı pek etkili olmadı.

Çin bu savaşta taraf olmak yerine siyasi esnekliği tercih ediyor. Bölgedeki varlığını, ağırlıklı olarak diplomasi ve ekonomik araçlar ile devam ettirmek istiyor.

Sonuç olarak Çin, devam eden bu savaşı şimdilik kenardan izlemeyi tercih ediyor. Savaşın sonunda kendisine açılacak fırsatları düşünüyor, savaşın sonunda İran ve körfez ülkelerinde oluşacak hasarların onarılmasında lider ülke olmayı arzuluyor. ABD ve İsrail ise, İran'ın askeri yeteneklerini yeniden kazanmasına Pekin yönetiminin yardım etmesini istemiyorlar. Zamanı gelince özellikle nükleer, balistik füze, İHA, SİHA, terörizm konularında destek vermemesini açıkça söyleyeceklerdir.

Çin, mevcut rejimin görevde kalması, değişmesi durumunda bile ilişkilerini iyi bir şekilde devam ettirmek için bütün seçeneklere açık tutmayı tercih eder bir stratejiyi izliyor. Kısacası şu an için İran'daki savaş en çok Çin’in işine yarıyor.

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA