Mithat IŞIK
Tüm YazılarıABD ile İran arasında devam eden görüşmelerde her iki tarafın talepleri arasında büyük farklılıklar var. Kamuoyuna karşı yapılan kararlılığa rağmen barışa ve anlaşmaya varılıp varılmayacağı halen tartışılıyor. Diplomasiye rağmen askeri seçenek güçlü bir şekilde masada gündeme geliyor. Gözler, Trump'ın vereceği karara çevrilmiş durumda.
ABD uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını istiyor. Bu konuda görüşmelerde hiç esneklik göstermedi. İran tarafı Haziran 2025’ten itibaren uranyum zenginleştirilmesinin durdurduğunu ifade ediyor. Bu konuda uluslararası denetimi kabul ediyor, ABD de bu gelişme karşılığında İran'a saldırmayacağını ifade ediyor. İran tarafı ise bunu yeterli görmüyor. İran'ın, yurt dışındaki bir kısım varlıklarının çözülmesini istiyor.
Uygulanan abluka ve yaptırımlar nedeniyle mevcut İran yönetimi halkına karşı sorumluluklarını asgari seviyede dahi yerine getiremiyor. Bu durum İran'da halkın protestolarına neden oluyor. ABD, bir çatışmadan ziyade İran halkının yönetime karşı protestolarının artarak devam etmesini istiyor. İran yönetimi halkın taleplerine henüz çözüm bulamadı. Rejim muhalifleri arasında birlik ve bir lider etrafında hareket etme eksikliği var.
Rıza Pehlevi’nin uluslararası arenada ana muhalefet sembolü ve lideri olarak ortaya çıkması, İran iç kamuoyunu kısmen güçlendirmiş olsa da bu pek garanti görünmüyor. Rejim, toplumsal olayları önlemeye çalışırken protestocular da daha örgütlü hareket etmek için neler yapılması gerektiğini öğrenmeye çalışıyorlar.
İran halkının isteği, geçim derdi ve geleceğe güvenle bakmak. Mevcut yönetimin bunu başaramayacağını ve durumun her geçen gün kötüye gittiğini İran halkı görüyor. ABD yönetimi, İran halkının bu algısını yönetmek için bir strateji uygulamaya çalışıyor. Bu nedenle abluka ve çevrelemeyi her geçen gün artırıyor. Bu durum İran yönetimini güçsüz ve çaresiz bırakıyor gibi bir görüntü veriyor. ABD, İran halkının protestolarını artırmasını ve yönetimi değiştirmesini istiyor. Ancak İran halkı soykırımcı, işgalci, Siyonist İsrail'in kendi geleceğini tayin etmek için oluşacak bir eylemin içerisinde olmak istemez. Böyle bir durumun halkın eylemlerini kirleteceğini ve gayrı meşru bir zemine kayacağını, her İran vatandaşı bilir. İran'da bir rejim değişecekse, bunun İran halkının iradesine bağlı olmasını herkes bilmektedir.
ABD'nin bölgeye güç yığmasına karşı İran da Hürmüz Boğazı’na güç kaydırıyor. Rusya ve Çin ile ortak tatbikatlar yapıyor, nükleer tesislerini tahkim ediyor. Hava savunma sistemlerini güçlendiriyor, iç kamuoyunu güçlendirmeye çalışıyor. İran yönetimi yeterli esnekliği gösterdiğini açıklıyor. ‘Masada görüşmeler başarısız olursa, vatanımızı ve halkımızı emperyalist saldırılara karşı korumak için bedel ödenmesi gerekiyorsa ödeyeceğiz’ diyor ve başaracağız diye açıklama yapıyor.
Görüşmelerden olumlu sonuç alınması hem bölge hem de dünya barışı için son derece önemlidir.
Güncel Yazıları
Kritik Mineraller ve Stratejik Önemi
17 Şubat 2026
Umman’da Heyetlerin Görüşmesi
09 Şubat 2026
ABD'nin İran'ı Çevreleme Stratejisi
03 Şubat 2026
Her Kullanışlı Aparatın Son Kullanma Tarihi Vardır
27 Ocak 2026
İran-ABD Gerginliği
19 Ocak 2026
Siyonist Stratejik Akıl
12 Ocak 2026
Grönland Krizi ve NATO
09 Ocak 2026
Tehlikeli İttifak
24 Aralık 2025
Tayland- Kamboçya Savaşı
17 Aralık 2025
Suriye'de Zaferin Birinci Yılı
09 Aralık 2025
ABD ve Venezuela İlişkileri
04 Aralık 2025
Tolga Drone Savunma Sistemi
25 Kasım 2025
PKK Terör Örgütü Zap’ı Boşalttı
21 Kasım 2025
Bir Markadır Altay Tankı
11 Kasım 2025
Terörün Son Bulması
05 Kasım 2025