Mithat IŞIK
Tüm YazılarıABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaş, dünyadaki dengelerin değişmesine neden oldu. Savaş, yeni mücadele şekillerinin daha yıkıcı olacağını gösterdi. Gelinen noktada ABD'nin savaşı daha uzun sürdürmesinin anlamı kalmadı ancak İsrail ABD'nin dış politikasını önemli ölçüde etkiliyor. Savaşın devam etmesi için her türlü çabayı gösteriyor. ABD, İsrail etkisinden çıktığı an savaş sona erecek ve Orta Doğu rahat edecek, huzura kavuşacak.
İsrail, ABD'yi kullanarak, ABD'nin desteğini alarak Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de, İran'da acımasızca hedef gözetmeksizin katliamlar yaptı ve yapmaya da devam ediyor. ABD'nin siyasi ve askeri bürokrasi İsrail lobilerinin etkisinden kurtulmalıdır. Aksi halde İsrail, ABD'nin başını ağrıtmaya devam edecek ve İsrail'in vekalet savaşçısı olmak durumunda kalacaktır. İran var olma savaşı veriyor, bölge ülkelerine ne kadar zarar verir ve onların canlarını yakarsam, savaşı sonlandırmak için devreye girmelerini sağlarım diye bir strateji izliyor.
Devam eden bu asimetrik savaşta güçlüyüm diyen ABD, savaşı kazandım diyerek uygun şartlarda İran'ı, ateşkes ve barışa zorlar ve kabul ettirirse savaşı kazanmış sayılacaktır. Aksi durumda kaybetmiş sayılacak ve güçsüz İran kazanmış olacaktır.
ABD açısından savaş sürdürülemez duruma gelmiştir. Savaş uzadıkça, Trump siyasi olarak güç kaybediyor. Trump'ın iç siyasette manevra alanı her geçen gün daralıyor, ABD kamuoyu, hedefler tam olarak gerçekleşmemiş olsa da savaşın son bulmasını istiyor. Savaş bitsin diyenlerin oranı %66’yı geçmiş durumda. ABD kamuoyunun yüzde 60’ı İran'a yapılan saldırıyı onaylamıyor. ABD ve İsrail'in ilk hedefi;
-İran’da azami yıkımı yapmak,
-Mevcut rejimin bu yıkımın inşası için yıllarca meşgul olmasını sağlamak,
-Uzun menzilli füze altyapısını imha ederek uzun yıllar bu füzelere sahip olmasını engellemek,
-İran'ın tüm askeri endüstrisini, buna destek veren tüm endüstri altyapısını imha etmek,
-İran'ın komşularını tehdit etme yeteneğini ortadan kaldırmak,
-İran'da rejimin düşmesini sağlamak veya yerine daha ılımlı bir rejimin gelmesini kolaylaştırmak
-Hürmüz boğazının açılmasını sağlamak,
-Nükleer silah elde etme yeteneğini engellemek.
Savaşın ilk gününde İran, siyasi ve askeri liderlerin birçoğunu kaybetmesine rağmen oluşturduğu yerel liderlere inisiyatif vererek önceden verilmiş talimatlara göre mücadeleyi devam ettirmiştir. Rejim şu an için kontrolü elinde bulunduruyor, Başkan Trump ise savaşa devam etme konusunda her gün artan bir dirençle karşı karşıya. Başta İsrail olmak üzere bir kısım körfez ülkeleri savaşın devam etmesini istiyorlar.
İran’da iç muhalefet dağınık, lidersiz ve bölünmüş bir görünüm veriyor.
ABD yaptırımları, İran'a karşı bir baskı unsuru olarak kullanılıyor. Yaptırımların kaldırılması rejime bir nefes borusu olacaktır. ABD ve İran arasındaki sorunlar sadece yaptırımların kaldırılması ile çözülmüyor. İran drone, füze kapasitesini, vekil güçler üzerindeki etkisini korumak istiyor. Çünkü savunma doktrinini, bu sistemler üzerine kurmuş durumda. Bütün bu gelişmeler savaşın bir süre daha devam edeceğini gösteriyor.
Trump'ın kara savaşı hamlesi komuta katında pek onay bulmadı. İran Savaşı ABD'de karmaşaya neden olurken Rusya ve Çin'i zengin etti.
Güncel Yazıları
Savaşın Hedefleri
07 Nisan 2026
Körfez Ülkelerinde Karmaşa
31 Mart 2026
Çin-İran İlişkileri
24 Mart 2026
ABD'nin Stratejisi Tutmadı
17 Mart 2026
Kirli Savaş
10 Mart 2026
Diplomasi Masada Savaş Kapıda
21 Şubat 2026
Kritik Mineraller ve Stratejik Önemi
17 Şubat 2026
Umman’da Heyetlerin Görüşmesi
09 Şubat 2026
ABD'nin İran'ı Çevreleme Stratejisi
03 Şubat 2026
Her Kullanışlı Aparatın Son Kullanma Tarihi Vardır
27 Ocak 2026
İran-ABD Gerginliği
19 Ocak 2026
Siyonist Stratejik Akıl
12 Ocak 2026
Grönland Krizi ve NATO
09 Ocak 2026
Tehlikeli İttifak
24 Aralık 2025
Tayland- Kamboçya Savaşı
17 Aralık 2025