Mithat IŞIK
Tüm Yazılarıİsrail her ne kadar Hamas ve Hizbullah'a karşı sınırlı başarılar kazanmış olsa da İsrail Devleti derin bir imaj kriziyle karşı karşıyadır. İsrail uluslararası toplumda çok olumsuz bir şekilde görülüyor ve anılıyor.
Üst düzey İsrailli yetkililere soykırım suçlaması ve tutuklama kararlarının çıkması önemli bir hukuki gelişme olarak değerlendirilmelidir. Dünyadaki Yahudi toplumlarına karşı tepki ve saldırılar da artmıştır. İsrail’in Gazze'de yapmış olduğu yıkımlar, katliamlar, İsrail'in Filistin halkına karşı bir intikam ve soykırım saldırısıdır. İsrail, soykırım suçlamasıyla başa çıkmak için uluslararası çaba içerisine girmiştir ancak bu çabaları başarısız ve inandırıcı değildir. Etkili bir kamu diplomasisi uygulanmak istese de bunda da yeterli desteği bulamamıştır. Başarılı olabilmek için Arapça ve Farsça, geniş medya faaliyetlerini yönetecek ve yönlendirecek bir otorite kurmaya çalışmaktadır.
İsrail Hamas’la yaptığı savaş sırasında Gazze’de yaşayan Filistin halkını yaşlı, genç, kadın, çocuk, hasta, yaralı ayrımı yapmaksızın herkesi kasten aç ve susuz bırakarak ölüme terk etmiştir.
Bu durum İsrail’in dünya kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından soykırım yapmakla suçlanmasına neden olmuştur.
İsrail'in Gazze’de uyguladığı soykırım İsrail’in güvenliği ile ilgili değildir, tamamen acımasız keyfi bir uygulamadır. İsrail bu uygulamaları nedeniyle tarihinde olmadığı kadar uluslararası kamuoyu tarafından en üst seviyede izole edilmiştir.
İsrail dramatik bir imaj çelişkisi ve kaybı yaşamaktadır. İsrail hükümet üyeleri, Başbakan ve Savunma Bakanı hakkında uluslararası tutuklama emirleri çıkarılmıştır. Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım sözleşmesini ihlal ettiği gerekçesiyle soykırım suçundan dava açılmıştır. Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'in soykırım suçu işlediğine karar verirse, bu damgayı tarihte yiyen ilk devlet olacaktır.
Dünyada Filistin halkına karşı sempati ve Filistin devletinin kurulmasına yönelik destek artmıştır.
İsrail bu savaşta gazetecileri, kurtarma görevlilerini öldürmüş, yaralı taşıyan ambulansları, Nasır Hastanesi'ni bombalamıştır. Yaptığı bu katliamları, dünya kamuoyu televizyonlarından canlı olarak izlemiştir. Sivil hedeflere yönelik yapılan saldırılarda öldürülen Filistinlilerin sayısı Gazze Şeridi’ndekiler daha fazladır. Gazze’de insanlar açlıktan, susuzlukların ölürken İsrail yönetimi bu insanlık dramını sadece izlemiştir, sessiz kalmıştır ve işlediği suçu kabul etmiştir. Filistinlilerin sadece savaş bölgesindeki evleri değil, genel olarak Gazze Şeridi’ndeki evleri de sistematik olarak yıkılmıştır. Bu şekilde insanların geri dönmeleri engellenmiş, etnik temizlik yapılmıştır. İsrail, kanser hastalarının dahi tedavisine izin vermemiştir.
İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım nedeniyle dünya çapında yaşlı, genç, öğrenci dahil herkesin gözünde İsrail devletinin varlığı, meşruiyeti tehlikeli bir şekilde erozyona uğramıştır. Bu savaşta Filistin halkının haklı direnişi büyük bir sempati ve destek kazanmıştır. Filistin halkı bütün bu katliam ve zulme direnerek vatan toprağını terk etmemiştir, vatanına sahip çıkmıştır.
Güncel Yazıları
Neden Hark Adası
16 Eylül 2026
İsrail’in Türkiye Stratejisi
10 Eylül 2026
Zelenskiy’nin Amacı Nedir?
04 Eylül 2026
Ukrayna- Rusya Savaşı Ne Durumda?
28 Ağustos 2026
Siyonist Devletin Güvenlik Stratejisi
24 Ağustos 2026
Gazilik ve Şehitlik Onuru
21 Ağustos 2026
Üçüncü Dünya Savaşı Çıkacak mı?
18 Ağustos 2026
Mekke Anlaşması ve Önemi
10 Ağustos 2026
Askeri Hastaneler Açılmalıdır
04 Ağustos 2026
Ankara Zirvesi ve Avrupa'nın Güvenliği
27 Temmuz 2026
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. Yılı
20 Temmuz 2026
İsrail'in Aparatı Olmak
14 Temmuz 2026
Savaşın Büyük Kayıpları, Küçük Kazançları
09 Temmuz 2026
7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi
06 Temmuz 2026
Asıl Sınav Nihai Anlaşmada Olacak
30 Haziran 2026