Mithat IŞIK

Tüm Yazıları

Trump–Şi Cinping Görüşmesi

14 Mayıs 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Savaş ve petrol krizinin gölgesinde Trump–Şi Cinping görüşmesi 14-15 Mayıs’ta Pekin’de yapılacak. İran’da savaş çıkmaza girdi. Petrol fiyatları arttı, Trump’a siyasi destek azaldı. Bu gelişmeler Trump’ın siyasi konumunu da zayıflattı. Trump, Çin ziyaretini savaştan önce yapmış olsaydı daha güçlü bir konumda olacaktı.

Bu görüşmeyi, iki süper gücün liderleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Yaklaşık iki aydır savaşın devam ediyor olması ve henüz kalıcı bir ateşkesin sağlanamamış olması, Trump’ın pozisyonunu kırılgan hale getirdi. Kasım ayında yapılacak seçimler Trump için çok önemli. Bu nedenle en azından Çin’in iyi niyetini kazanmak istiyor.

Trump, Çin’in İran üzerindeki nüfuzunu kullanarak savaşın bir an önce sona ermesine yardımcı olmasını istiyor. Trump askeri hedeflerini gerçekleştiremedi, askeri alanda arzu ettiği başarıyı da elde edemedi. Savaşın uzaması, Trump’a olan desteği her geçen gün azaltıyor. ABD’de sivil toplum kuruluşları çok etkili ve sonucu belli olmayan bu savaşa karşı. Asker aileleri de savaşa karşı. Bu durum askeri ve sivil bürokrasi üzerinde büyük baskı oluşturuyor. ABD karada savaştıracak vekil güç de bulamadı.

Pekin, Washington’un başlattığı bu savaşa girmeye istekli değil. Çin, savaşın kendi çıkarlarına zarar vermesini istemiyor. Çin stratejik petrol rezervlerini artırdı. Yeşil enerjiye büyük yatırımlar yaptı, şimdilik enerji krizini atlatmış görünüyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla meydana gelen krizden daha az etkilendi. Ancak Çin’in ekonomisi ihracata dayalı olduğu için dünyanın durgunluğa sürüklenmesine seyirci kalamaz.

Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalmasını Çin istemez. Çin’in temel taleplerinden biri de ABD’nin gelişmiş çipler ve iletken ekipmanlar üzerindeki ihracat kontrollerini hafifletmesidir. Çünkü bu kısıtlamalar, Çin’in yapay zekâ, havacılık ve ileri imalat alanındaki teknolojik hedeflerine ulaşmasının önünde uzun vadeli bir engel teşkil ediyor.

Avrupa ülkelerinin gönüllü arzusu da iki süper güç arasında dengeli bir ilişkinin devam etmesidir. Çin’in ileri teknoloji için hayati önem taşıyan nadir toprak elementleri üzerinde yarı tekel konumunda olması da iki lider arasında görüşülen konular arasında olması kuvvetle muhtemeldir.

Çin, yenilenebilir enerjiye çok yatırım yapsa da ve yeterli petrol stoklarına sahip olsa da enerji meselesi Çin’in en kırılgan noktalarından biridir. Bu nedenle Çin, İran’ı da Körfez ülkelerini de kaybetmek istemiyor. ABD ise bu kırılganlığı kullanarak Pekin’i enerji güvenliği üzerinden sıkıştırmak istiyor. Trump–Şi Cinping görüşmesi son yılların en kritik görüşmelerinden biri. Bu görüşmenin sonuçları sadece Çin ve ABD’yi değil, Türkiye dahil dünyanın büyük kısmını etkileyecek olması bakımından da önemlidir.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA