Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Direniş ve Hamas

Mithat IŞIK
09 Temmuz 2021 09:24
A-
A+

Kudüs ayaklanması Filistin halkının topyekün direnişinin bir ifadesidir. Ayaklanmanın birkaç nedeni var. Bu nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

- İsrail güçlerinin Ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya namaz kılmaya giden Filistinlilerin gidişini önlemek için değişik yerlerde kontrol noktaları oluşturması.

- İsrail yönetiminin aşırı sağcı Yahudilerin, Arap karşıtı yürüyüşlerine izin vermesi.

- Bir Filistin mahallesi olan Şeyh Cerrah’ta yaşayanları zorla evlerinden çıkarması ve bu evlere Yahudileri yerleştirme planını uygulaması.

Hamas, İsrail’in bu insanlık dışı uygulamalarına karşı çıkarak İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa’dan ve Şeyh Cerrah’tan çekilmesini istemiş ve İsrail’e ültimatom vermiştir. Ancak İsrail, Hamas’ın ültimatomunu dikkate almadığı gibi baskılarına da devam etmiştir. İsrail’in bu tutumuna karşı Hamas, Mescid-i Aksa’da ve Şeyh Cerrah’ta yaşayan Filistin vatandaşlarını savunmak için İsrail’e roketlerle saldırılar düzenlemiştir. Hamas’ın roket saldırılarına misilleme olarak İsrail hedef göstermeksizin Gazze’ye hava saldırıları düzenleyerek kadın, çocuk birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. İsrail’in bu saldırıları üzerine Kudüs İntifadası, Lud şehrinde yaşayanlar da dâhil olmak üzere bütün Filistinliler arasında yayılmıştır. Böylece İsrail ilk defa kendi Arap vatandaşlarından kaynaklanan iç karışıklık, Gazze kaynaklı Hamas ve İslami cihat gibi Filistin direniş hareketlerinden kaynaklanan bir saldırı ile aynı anda karşı karşıya kaldı. Bu durum Filistin halkının bir bütün halinde direnişinin ifadesiydi. Hamas’ın yaptığı nokta saldırılar ilk defa İsrail’in derinlikteki hedeflerini vurmuştur. Hamas’ın elinde artık 250 km menzile ulaşan roketler vardır. Hamas’ın saldırıları karşısında İsrail’in füze savunma sistemleri yetersiz kalmış ve İsrail adeta paniklemiştir. Hamas, Kudüs’e yaptığı saldırılar ile kendisinin Mescid-i Aksa’nın savunucusu olduğunu ve Mescid-i Aksa’nın Hamas’ın kırmızı çizgisi olduğunu da kabul ettirmiştir. Çünkü Mescid-i Aksa ile Hamas arasındaki bağ çok güçlüdür. Aynı zamanda Kudüs ile Gazze arasındaki bağ da çok güçlüdür. İsrail, Hamas’ı ve Mescid-i Aksa’yı yanlış okumaktadır. İsrail’in bir kısım Körfez ülkeleri ile normalleşmesi Filistin ya da Mescid-i Aksa meselesinin dinsel boyutunu ortadan kaldırmamıştır.

İsrail böyle bir değerlendirme yapıyor ise bu yanlış bir değerlendirmedir. İsrail hala Mescid-i Aksa’da başlayan direnişin Hamas tarafından organize edildiğini savunmakta ve gerçekleri görmezden gelmektedir. Oysaki Mescid-i Aksa’da başlayan direniş İsrail’in zulmüne karşı tüm Filistin halkının kitlesel bir direnişidir. Yıllardır İsrail zulmüne karşı sapanla taş atan o küçük çocuklar bugün öz vatanlarını savunan birer generaldir. İsrail artık şunu anlamalıdır; Kudüs ve Mescid-i Aksa bütün dünya Müslümanları için hassas ve önemlidir. Hamas, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın bütün dünya Müslümanları için ne kadar önemli olduğunun farkındadır.

İsrail, Hamas’la savaşarak sorunları çözemeyecektir. Gazze’ye hava ve füze saldırıları yaparak masum insanları öldürmesi, İsrail’e güvenlik ve istikrar anlamında hiçbir fayda ve kazanım sağlamayacaktır. Tarihsel süreç de göstermiştir ki İsrail saldırıları ile Filistin direnişi pes etmeyecektir. İsrail saldırılarından Hamas da yılmayacaktır.

İsrail şunu bilmelidir ki; Filistin’deki işgal sona ermeden, Kudüs meselesi çözülmeden, binlerce Filistinli evlerine dönmeden, bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan Filistin halkının direnişi bitmeyecek ve her geçen gün güçlenerek devam edecektir.

İsrail Gazze’yi savaş alanı ilan ederek, Gazze’ye saldırarak Hamas’ın askeri gücünü kıramayacaktır. Son çatışmalar da göstermiştir ki Filistin halkı ve direniş örgütleri birlikte hareket ettikleri takdirde İsrail çok zor durumda kalacak ve kaybedecektir. Bu nedenle:

- Tel Aviv yönetimi Mescid-i Aksa’ya müdahale etmekten vazgeçmelidir.

- Gazze’ye uyguladığı ablukayı kaldırmalıdır.

- Aşırılık yanlısı Yahudileri sınırlandırmalıdır.

- Arap-İsrail vatandaşlarına daha fazla hak vermelidir.

- Yeni yerleşim yerleri oluşturmaktan vazgeçmelidir.

- İki devletli çözüm ve Filistinlilerin bağımsız devletlerini kurmalarını kabul etmelidir.