Orhan ALİMOĞLU

Orhan ALİMOĞLU

Tüm Yazıları

Dr. Razan Barhoum'un Anısına

29 Ocak 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

‘Acılar bitene kadar.

Burada yaşayacağız

Sedamız elbet daha güzel olacak

Vatanım, vatanım, vatanım… gurur kaynağım.

 

Düşmanın tüm tuzaklarına, bütün entrikalarına rağmen

Elimizden gelenin en iyisini yapacağız.

Burada kalacağız

Acılar bitinceye kadar

Burada kalacağız

Melodimiz elbet daha güzel olacak

 

Ne kadar çok sabahladık uykusuz gözlerle

Ne çok engel aştık

Ne çok köprüler geçtik ki ateştendi her biri

Zirveye göz koyduk ve bunun için her şeyden vazgeçtik

Burada kalacağız

Acılar bitinceye kadar

Burada yaşayacağız

Melodimiz elbet daha güzel olacak.’[1]

 

Filistin’in kaderi, dışardan bakanlar için beyhude gibi görünen bir dirençle örülmüştür. Garip biçimde doğaya benziyor bu direnç. Mevsimler değişir, otlar sararır, yapraklar dökülür ama tekrar bahar gelir, inadına ve biraz beyhude gibi görünen bir çabayla doğa kendini tekrar yeniler. Toprak domur domur kabarır, yerden otlar fışkırır, kuru dalların uçlarında insanın içini ısıtan tomurcuklar uç verir yeniden. Belki de bunu en iyi anlayanlar Filistin’deki işgalci Yahudi kolonisidir. Çünkü Gazze’de her yıl tekrarladıkları çocuk kıyımına ‘çimleri biçmek’[2] gibi ürkünç bir isim vermişlerdi.

Evet Gazze’de ve Filistin’in hemen her yerinde inadına uç veren yeni nesiller, daha tomurcuk haldeyken doğranmaktadır. Ama yukarıdaki hüzünlü şiirde ifade edildiği gibi Gazze bu ağır kıyımlara aldırmadan, inadına yeniden uç vermektedir. Düşenlerin yerine adeta topraktan boyun uzatan çimler, kurumuş dallardan uç veren tomurcuklar gibi inadına yenilenmektedir direnç.

Gazze’nin bu ağır kıyımlarda yitirdiği insanın çetelesi havsalaya sığmaz. Öncelikle bu insan kardeşler birer sayıdan ibaret değildir. Her birinin yürek burkan hikayesi, katman katman acı, umut, hüzün, emek ve daha nice değerle dopdoludur. Bu yazı, işgal güçlerinin kıydığı nice candan birine, genç bir doktor hanımefendinin hatırasına bir saygı ümidini taşımaktadır. Bir minnet ve insana, ne olursa olsun insana inanç ve itimat ümidi...

Dr. Razan Barhoum, 5 Şubat 1999'da Gazze’nin Refah şehrinde doğdu. Her çocuk gibi ilgi ve sevgi dolu bir evde, anne kucağında ve baba şefkatinde büyüdü. Küçük yaştan itibaren azim, inanç ve sorumlulukla donattı kendini. Öyledir ya, bazı topraklar, bazı diyarlarda çocukluk kısacıktır. Erkenden büyür bazı toprakların çocukları. Razan da öyle oldu. Çabucak büyüdü.

Hep başarılı bir öğrenci oldu Razan. Akranları arasından hızla sıyrıldı ve gıpta ile bakıldı hep. Daha ilkokul çağında bile parlak bir öğrenciydi. Liseden 98,6'lık gibi oldukça yüksek bir ortalamayla mezun oldu. Razan mezun olduğu yıl Refah’taki tüm öğrenciler arasında akademik başarısı ile dördüncü sırada yer aldı. Ve çocukluk hayali olan doktorluk mesleği için Gazze’deki El Ezher Tıp fakültesine kayıt yaptırmaya hak kazandı. Özveri dolu ve oldukça başarılı bir akademik eğitimden sonra 28 Haziran 2023’te tıp fakültesinden mezun oldu. Hedefi kadın doğum uzmanı olmaktı. Refah’ta kadınlara hizmet etmek ve tıbbı bilgisi ile şefkatiyle kadınlara destek olmayı umuyordu.

Dr. Razan mezuniyetinden bir yıl önce, 6 Ağustos 2022'de, anlamlı bir hayat kurma hayallerini paylaştığı Mühendis Omar Barhoum ile evlendi. Büyük bir özveriyle evlilik hayatı ve öğrenciliği bir arada yürüttüğü bu kritik yılda akademik başarısı hiç aksamadan devam etti. Arkadaşlarının ifadesiyle o arkadaşlarının ilham kaynağı.

Anne olmayı, çocuklarını sevgi ve inançla yetiştirmeyi, sıcak ve huzurlu bir yuva kurmayı hayal ediyordu. İşgal güçlerinde katledildiğinde henüz 24 yaşına yeni basmış, ilk hamileliğinin başlarında çok genç bir anne adayı idi. Samimi ve dindar bir insan olan Dr. Razan aynı zamanda bir Kur’an hafızı idi. Arkadaşları O’nun Kur’an ezberini pekiştirmek için tekrara ve gece namazlarına düşkünlüğüne şahitlik ediyor. Dr. Razan’ın arkadaşları O’nun özellikle annesine düşkünlüğüne dikkat çekiyorlar. Yaşamı neredeyse annesinin rızasını almaya odaklamıştı.

Okul arkadaşı ve kendisi gibi genç bir bayan doktor olan meslektaşı Dr. Shroook Hicazi[3] O’nu şöyle hatırlıyor: ‘24 yaşındaki Razan Muhammed Barhoum, sadece bir arkadaş olmaktan öteydi; nezaket, azim ve inancın parlak bir örneğiydi. Razan'la El-Azhar Üniversitesi tıp fakültesinde tanıştım. Ortak derslerimiz ve klinik eğitim grubumuz sayesinde hızla yakınlaştık. Kusursuz davranışları, ışıl ışıl gülümsemesi ve Kur'an-ı Kerim'i ezberleme konusundaki özverisiyle tanınıyordu.’

25 Mart 2024'te İsrail işgal güçleri, Dr. Razan Barhoum'un evini kasten hedef alarak onu ve eşi Mühendis Omar Barhoum'u öldürdü. Bu saldırıyla işgal, onu geleceğinden, mesleğinden, annelik hayalinden ve çokça emek vererek kurduğu hayattan mahrum etti.

Daha evvel yaşamlarını incelediğim birçok Gazzeli doktorun, hastaneye getirilen yaralı veya cenazeler arasında kendi çocukları, aile üyeleri veya arkadaşlarına denk gelmek gibi dehşet verici bir korkudan bahsettiklerini hatırlıyorum. Dr. Razan’ın arkadaşı Dr. Shroook Hicazi’nin başına da aynı şey geldi. El Kuveyt hastanesinde gönüllü nöbetteydi ve her Gazzeli doktorun korktuğu kâbusu yaşamıştı:

‘Savaş çıktığında aramızdaki iletişim kesildi. Razan, uzun bir mücadeleden sonra hamileliğinin ilk aylarındaydı ve değerli bir umudunu koruyarak Rafah'taki evinde kaldı. Sonra, 25 Mart 2024 sabahı, Ramazan ayının ortasında, gerçek beni en acımasız şekilde vurdu. Gazze'nin güneyindeki El-Kuveyt Hastanesi'nde gönüllü doktor olarak nöbetim sırasında, gece saat 1 civarında, şehitlerin cesetleri hastaneye getirildi. Onlar amansız bombardımanın kurbanı olmuşlardı. Aralarında Razan da vardı- arkadaşım, sınıf arkadaşım, manevi kardeşim. O, kocası Ömer Barhoun ve doğmamış çocuğu da dahil olmak üzere ailesinden diğerleriyle birlikte uykusunda öldürülmüştü.

Onun bedenini kendi ellerimle kefene sardığım, gözlerimden yaşlar süzülürken kumaşa adını yazdığım anı asla unutmayacağım. O sadece bir arkadaş değildi; zarafetin ve direncin bir örneğiydi, eş, öğrenci ve yakında anne olacak biri olarak görevlerini olağanüstü bir güçle dengeleyen biriydi.[4]

Dr. Razan, güçlü duruşu, kendine güvenen kişiliği ve alçak gönüllülüğüyle tanınıyordu. Azimli ama mütevazıydı, başkalarına içten desteği, nazik gülümsemesi ve samimi karakteriyle tanındı. Dr. Razan Barhoum'un hayatı, hayalleri çalınmış genç bir doktorun unutulmaz, yürek burkan hatırası olarak hep hatırlanacaktır.

 

 

 

                      

Dr Reema Abudarıka, Dr Ayşenur Özcan ve Gazeteci-Yazar Mustafa Ekici’ye katkılarından dolayı teşekkür ederim.

 

 


[3] Dr. Shurook Hicazi, şu anda Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bulunan El-Aksa Şehitleri Hastanesi'nde gönüllü olarak çalışan 25 yaşında bir Filistinli acil tıp doktorudur. Savaştan önce, boş zamanlarında resim çizen bir sanatçıydı.

[4] https://wearenotnumbers.org/angels-of-mercy-and-martyrs-of-duty/

 

 

 

Prof. Dr. Orhan Alimoğlu, 

İstanbul Medeniyet Üniversitesi 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA