Mithat IŞIK
Tüm YazılarıYaklaşık bir yıldır devam eden diplomatik ve askeri müzakerelerin ardından Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, üç ülke ortak savunma anlaşması imzaladı.
Kollektif caydırıcılığı hedef alan bu anlaşmanın amacı bölgenin huzur, refah ve istikrarını sağlamaktır. Anlaşmanın önemli maddelerinden biri de bu ortaklığın tüm bölge ülkelerinin katılımına açık olmasıdır. Üç ülke arasında imzalanan bu anlaşma hiçbir ülkeyi de hedef almıyor. Anlaşmayı imzalayan ülkelerin güç birliği yapması çok önemlidir.
-Suudi Arabistan, enerji kaynakları ve güçlü bir ekonomiye sahip,
-Pakistan Asya'da nükler bir güç,
-Türkiye'ye güçlü savunma sanayi hamleleri ve savaş tecrübesi olan güçlü bir orduya sahip.
Üçlü ittifak, Orta Doğu'da dengeleri değiştirdiği gibi Hint Okyanusu, Doğu Akdeniz'den Kızıldeniz’e ve Körfeze uzanan jeopolitik kuşağı da etkileyecek bir kapasiteye sahip olacaktır. Bu ittifak, ilerleyen süreçte değişik ülkelerin katılmasıyla daha geniş bir güvenlik mimarisine dönüşebilir. Artan belirsizlik ortamında, Müslüman dünyasının önemli üç ülkesinin bir araya gelerek işbirliği yapması, güvenlik konularında daha yakın işbirliği yapma ve koordinasyon sağlama isteğini göstermesi de önemli bir gelişmedir.
Bölge ülkelerinin bir araya gelmesi ve işbirliği yapması, yabancı güçlerin bölgeden çekilme sürecini de hızlandıracaktır. Orta Doğu'daki bölgesel aktörlerin kendi güvenlikleri için daha fazla sorumluluk almalarının başlangıcı olabilir. Bu anlaşma ile bölgesel inisiyatif ortaya çıkmıştır. Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle ortaya çıkan güvenlik kriziyle Avrupa'nın yeni bir güvenlik ve savunma mimarisi kurma arayışına girmesi gibi. Gelişen teknoloji nedeniyle coğrafi uzaklık tek başına güvenlik sağlamıyor. Bugün Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin bütün dünyayı etkilemesi vs. gibi.
Güçlü bir orduya sahip olmak artık tek başına yeterli değil.
-Tehditleri önceden tespit edecek güçlü bir istihbarat ağına,
-Esnek bir komuta yapısına,
-Katmanlı bir hava savunma sistemine,
-Elektronik harp kapasitesine,
-Kesintisiz bir lojistik destek sistemine,
-Sürdürülebilir, güçlü savunma sanayisine,
- İç barış ve milli birliğe ihtiyaç vardır.
Bu nedenle Mekke Anlaşması önemlidir. Bölge sorunlarının bölge ülkeleri tarafından çözülmesi yönünde atılmış önemli bir adımdır. GKRK, Yunanistan, İsrail ve Fransa'nın kurmuş olduğu ittifaka karşı Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan'ın kurmuş olduğu bu ittifak çok önemlidir. Bu coğrafyada Müslümanlar yaşıyor, Türkiye'nin NATO tecrübesi, terörle mücadele tecrübesi vardır.
Bölgesel olarak bu ittifaka ihtiyaç vardı. Bu üç ülke önce eğitimde işbirliği, müşterek tatbikatlar, savunma sanayinde birlikte çalışma, ARGE faaliyetleri vs. gibi konularda işbirliğini geliştirecektir. Bu ittifak, bölgesel ve dünya barışına önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu anlaşma birbirine güvenmeyen aktörlerin uzun vadede bir araya gelmelerinin ve işbirliği yapmalarının önünü de açabilir.
Güncel Yazıları
Zelenskiy’nin Amacı Nedir?
04 Eylül 2026
Ukrayna- Rusya Savaşı Ne Durumda?
28 Ağustos 2026
Siyonist Devletin Güvenlik Stratejisi
24 Ağustos 2026
Gazilik ve Şehitlik Onuru
21 Ağustos 2026
Üçüncü Dünya Savaşı Çıkacak mı?
18 Ağustos 2026
Mekke Anlaşması ve Önemi
10 Ağustos 2026
Askeri Hastaneler Açılmalıdır
04 Ağustos 2026
Ankara Zirvesi ve Avrupa'nın Güvenliği
27 Temmuz 2026
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. Yılı
20 Temmuz 2026
İsrail'in Aparatı Olmak
14 Temmuz 2026
Savaşın Büyük Kayıpları, Küçük Kazançları
09 Temmuz 2026
7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi
06 Temmuz 2026
Asıl Sınav Nihai Anlaşmada Olacak
30 Haziran 2026
Fransa'nın Hırçınlığı
22 Haziran 2026
Siyonist Strateji
15 Haziran 2026