Mithat IŞIK
Tüm YazılarıAskeri hastaneler askerler için sanıldığı gibi özel statülü yerler değildir. Hiçbir asker özel statü istemez, talep de etmez. Türk silahlı kuvvetleri, yüce Türk milletinin bağrından çıkmıştır, askerlik sanıldığı gibi de bir meslek değildir. Askerlik bir sanattır, sahnesi arazidir. Arazi olan bu sahnede kar da vardır, kış da vardır, sıcak da vardır, soğuk da vardır, silah da vardır, mermi de vardır, mayın da vardır, poyraz da vardır, meltem de vardır, şehit olmak da vardır, gazi olmak da vardır.
Arkadaşınız sizin kucağınızda son nefesini de verir. Gözlerindeki, yüzündeki ifadeyi siz görürsünüz. Vatanı için son nefesini vereceği anı siz, komutanı, timindeki arkadaşı ‘Yaşayacaksın, diren kardeşim, şimdi birliğimizin doktoru gelecek. Sağlıkçı er, onbaşı, çavuşumuz bak yaranı sarıyor, helikopter istedik, şimdi gelecek. Dayan koçum’ dersiniz. Daha neler neler söylersiniz, çatışma devam eder. ‘Komutanım, arkadaşımız yaşayacak mı? Askeri hastaneye yetişecek mi?’ Tabii yetişecek dersiniz. Askeri hastane ismi operasyonda hayatta kalmanın adıdır, öznesidir. Moraldir, azimdir, iradedir. Yaralı asker, subay, astsubay rütbesi ne olursa olsun zaman mefhumu tanımadan gece gündüz gelen helikoptere sağlıkçı bir personel ile bindirip en yakın bir askeri hastaneye gönderdiğiniz an biraz rahatlarsınız. Yaralının askeri hastaneye gönderildiğini personele duyurduğunuz an moraller düzelir. Operasyon bitince personele ‘Arkadaşlar yaralı arkadaşımızın durumunun iyi olduğunu öğrendik. Tedavisi askeri hastanede devam ediyor. En kısa zamanda Gülhane Askeri Hastanesi'ne gönderilecek.’ Gülhane Askeri Hastanesi sözünü duymak, ‘Yaralı arkadaşlarımız mutlaka hayatta kalacaktır’ demekti.
O kadar çok askeri hastanelere ve orada görev yapan en küçük hasta bakıcısından doçentine, profesörüne, komutanına güvenirdik. Bu en büyük moral dopingi olurdu bize. Bütün görevlerde bu böyleydi. Askeri tababet ve askeri hastaneler çok çok önemliydi. Bu durum asker aileleri için de aynıydı. Anne, baba, eş ve çocuklar ‘Benim oğlum, benim yaralı eşim, benim yaralı kardeşim askeri hastaneye ulaştırılmış. Mutlaka kurtarılacaktır’ denirdi. Bizim emrimizde operasyona katılan korucular, Iraklı peşmergeler de yaralandığında onları da kendi askerimiz gibi tedavi ettirmek için ayrım yapmadan aynı duyarlılığı gösterirdik.
Bir Ordu için askeri hastanelerin önem ve gereklerini anlatmak için kelimeler yetmez. Ne yazık ki 15 Temmuz hain darbe girişimi, FETÖ kalkışması nedeniyle askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı'na devredilmiştir. NATO ülkeleri içerisinde askeri hastanesi olmayan tek ülkeyiz. Son 2 yıl içerisinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, askeri hastanelerin açılmasını da gündeme getirmiş, bu durum Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay tarafından da desteklenmiştir. Ancak yasa bir türlü çıkmamıştır. Askeri hastaneler açılmadığı için askeri hekimlik hizmetleri yeterince verilemiyor. Çünkü askeri hekimlik özel altyapı, özel ihtisas alanları gerektiriyor. NATO ülkelerinin tamamında olan bu özel sistem bizde yok. Askeri hastaneler faaliyette olduğu dönemde TSK personeliyle birlikte MİT, emniyet personeli dahil tıbbi müdahaleyi gerektiren durumlarda silahla yaralanma, mayına basma, psikolojik rahatsızlıklar vs. ayrım yapmaksızın askeri hastanelerde tedavi ediliyordu. Gülhane Askeri Hastanesi savaş cerrahisinde dünyada ilk sıralardaydı. Savaşta ve terörle mücadelede, tatbikatlarda, kısacası askerlik, askeri tababet, tek sıhhiye erinden başlar. Tabur, alay, tugay tabipleri bunlar tabip üsteğmen, tabip yüzbaşı rütbesinden doktorlardır. Operasyonlara birliklerle birlikte katılırlar, sırt çantalarında gerekli ilk yardım malzemeleri vardır. Sağlık sınıfı astsubaylar bunların emrinde görev yaparlar. Yaralanan personeli, askeri hastanelere bunlar sevk ederler. Ağır yaralılarla birlikte uygun sağlık personeliyle birlikte gider ve yolda ilk yardıma devam eder. Hastaneden en kısa zamanda yaralının durumu hakkında birlik komutanına bilgi verir. Komutanlar da personeli yaralının durumu hakkında bilgilendirir. Bu durum, personelde büyük bir moral ve motivasyon sağlardı.
Operasyonda personel birlik tabibini, sırt çantasıyla yanında görünce kendini güvende hissederdi. Çatışmalarda personel çatışmaya devam ederken, yaralanan asker tabur, alay, tugay tabibi emrindeki sağlık personeliyle anında ilk yardım yapardı. Eskiden 25 askeri hastanemiz vardı. Bu hastanelerin en kısa zamanda belli merkezlerde 15 adetinin açılması ve yine askerler tarafından yönetilmesi gereklidir. Askeri hastaneler eskiden olduğu gibi yine MSB'ye bağlı olmalıdır. Askeri hastanelerin hizmetleri,
1-Askeri sağlık personelinin eğitimi
2- Kışlalardaki ve arazideki personelin sağlık hizmeti,
3- Askeri personelin yakınlarına ve emeklilerine verilen sağlık hizmetleri olarak planlanmalıdır.
Kara kuvvetleri
Her taburda, her tugayda askeri sağlık personeli ve tabip subay, revir vardır.
Hava kuvvetleri
Her üste, her tugayda, askeri sağlık personeli her uçuştan önce pilotları muayene eden tabip subay, revir vardır.
Deniz kuvvetleri
Her askeri gemide yeterli askeri sağlık personeli ve tabip subay, kışlalarda revir vardır. T
Türk silahlı kuvvetleri yıllardır asimetrik bir savaş yaşıyor. Yüzlerce şehidimiz, malul ve muharip gazimiz var. Dünyada en çok şehit ve gazisi olan bir ülkeyiz. Bu nedenle, bir şehit ve gaziler bakanlığı veya Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde gaziler müsteşarlığı kurulmalıdır.
Yaşlı veya malul gazilerimiz, Ankara'ya Rehabilitasyon Merkezi'nde rutin tedavileri için gelecekleri zaman bulundukları ilçe, il, merkez komutanlıklarına gidip müracaat ederdi. Merkez komutanlığı personeli gazimizin biletini alır, otobüse bindirip Ankara'ya gönderir aynı zamanda Ankara Merkez Komutanlığı'na bildirirdi. Ankara Merkez Komutanlığı'ndan bir personel, gazimizi garajda bir araç ve yeterli personelle karşılardı ve gazilerimizi Rehabilitasyon merkezine götürürdü. Gazi tedavisini olur, hastanede kalır, tedaviye gelen ve hastanede yatarak tedavi gören arkadaşlarını görür, hasret giderir, tedavisi sona erince hastanedeki görevli komutana bildirir, Komutan, merkez komutanlığı ile irtibata geçer, gazimiz geldiği usullerle memleketine giderdi. Bu uygulama gazilerimiz için bir moral ve motivasyon olurdu.
15 Temmuz hain FETÖ kalkışmasıyla askeri hastaneler kapandı. Sağlık Bakanlığı'na bağlandı ve bu uygulamada büyük aksaklıklar oldu. Bu durum, umarım askeri hastanelerin tekrar açılmasıyla eski şekline döner. Tek bacağı olmayan bir malul Gazi'nin gece yatağından kalkıp tuvalete gitmesi en az 45 dakika, iki bacağı olmayan için bir bir yardımcı gerekli ve süreyi siz düşünün.
Kıbrıs Barış Harekatı'na katılmış, terörle mücadele bölük, tabur, alay komutanı olarak görev yapmış, yüzlerce çatışmaya girmiş bir gazi olarak bu yazıyı bir görev olarak yazıyorum.
Güncel Yazıları
Ankara Zirvesi ve Avrupa'nın Güvenliği
27 Temmuz 2026
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. Yılı
20 Temmuz 2026
İsrail'in Aparatı Olmak
14 Temmuz 2026
Savaşın Büyük Kayıpları, Küçük Kazançları
09 Temmuz 2026
7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi
06 Temmuz 2026
Asıl Sınav Nihai Anlaşmada Olacak
30 Haziran 2026
Fransa'nın Hırçınlığı
22 Haziran 2026
Siyonist Strateji
15 Haziran 2026
Disiplin Bölünmez ve İsteğe Bağlı Değildir
09 Haziran 2026
İsrail'in Türkiye Düşmanlığı
05 Haziran 2026
Savaşta Siyasi Amaç, Askeri Hedef İlişkisi
21 Mayıs 2026
Trump–Şi Cinping Görüşmesi
14 Mayıs 2026
Rusya Ukrayna Savaşı
11 Mayıs 2026
Barışı İsrail Engelliyor
05 Mayıs 2026
İsrail'in İmaj Kaybı
29 Nisan 2026