Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Rusya'nın Suriye'de Beş Yılı

Mithat IŞIK
10 Nisan 2021 11:58
A-
A+

Soğuk savaş döneminde Suriye, Sovyetler Birliği'nin orta doğudaki en önemli müttefiki idi. İki ülke arasındaki ilişkiler, Hafız Esad döneminde ekonomik ve askeri alanda çok gelişmişti. Suriye'deki Baas Rejimi, İsrail tehdidine karşı Sovyetler Birliği ile yakın işbirliği kurarak Tartus Limanı’nda Sovyetler Birliği'ne bir deniz üssü tahsis etmişti. Tartus Deniz Üssü, Sovyetler Birliği için Akdeniz'de bir sıçrama tahtası olmuştur. Tartus Deniz Üssü, Sovyetler Birliği'nin bölge politikasında önemli rol oynamıştır.

Demir perdenin yıkılmasından sonra oluşan siyasi ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle Rusya-Suriye ilişkileri 1990'lı yıllarda düşük seviyede seyretmiş, Putin'in Rusya Devlet Başkanı olmasından sonra 2000'li yılların başından itibaren iki ülke arasındaki ilişkiler her geçen gün gelişerek devam etmiştir. Rusya'nın Ortadoğu'da etkinliğini artırma çabalarına paralel olarak Moskova ile Şam arasında daha etkin bir diyalog ve işbirliği kurulmuştur.

2011 yılında Suriye'de iç savaşın başlaması ile birlikte Rusya, Esad rejimini destekleyen bir siyaset izlemeye başlamıştır. Uluslararası platformlarda destekleyerek Esad rejiminin manevra sahasını genişletmiştir. 2013 yılından itibaren Suriye'nin kimyasal silah stoklarının yok edilmesinde garantör rol üstlenmiştir. 28 Eylül 2013 tarihli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı ile ABD'nin muhtemel bir müdahalesini önlemiştir. 2015 yılında silahlı muhalif gruplar ve IŞİD'in saldırıları nedeniyle zor durumda kalan Şam rejimi, Rus Silahlı Kuvvetlerini resmen davet etmiş, Ağustos 2015'te imzalanan anlaşma ile Hmeymim Hava Üssü, Rus Hava Kuvvetleri’nin kullanımına açılmıştır. Eylül başından itibaren Rus savaş uçakları Hmeymim Hava Üssü’ne intikal etmiş, böylece Rusya Suriye iç savaşına askeri olarak dahil olmuştur. Kısa bir süre içerisinde 32 savaş uçağından oluşan bir filo üsse intikal etmiş, kısa bir süre sonra çok sayıda silahlı ve nakliye helikopterler, İHA’lar intikallerini tamamlayarak üsse yerleşmiş ve görev uçuşlarına başlamışlardır.

Hmeymim Hava Üssünün ve operasyonların lojistik desteği için Rus Deniz Kuvvetleri'nin yük ve çıkarma gemileri ve A-124 ağır nakliye uçakları ile İkmal hatları kurulmuştur.

Akdeniz'in Rus ulusal çıkarlarına yönelen tehditlerin odağındaki bir bölge olduğunu açıklayan Savunma Bakanı Sergey Şoygu bölgede daimi bir görev gücü kurulacağını 2013'te açıklamıştı.

2015 yılında Rus savaş uçaklarının Hmeymim Hava Üssü’ne konuşlanmasına eş zamanlı olarak Rus savaş gemileri de Doğu Akdeniz'e intikal etmiş, Rus Kara Kuvvetleri ve özel kuvvetleri de Suriye'ye gelmiştir. Rusya söz konusu birliklerin desteklenmesi için Novorossisk Limanı başta olmak üzere çeşitli Rus Limanları ve Suriye arasında ikmal gemileri ile Suriye Ekspresi olarak anılan bir hat kurmuştur. Rejim ordusunun ihtiyaç duyduğu malzeme, mühimmat, araç gereç, yedek parça ihtiyaçları da Rusya tarafından bu hattan karşılanmaktadır.

Rus Parlamentosunda onaylanan anlaşma ile Tartus Üssü 49 yıllığına Rusya'nın kullanımına verilmiştir. 25 yıl uzatma opsiyonu bulunan anlaşma kapsamında Rusya söz konusu üsse istediği kadar asker ve silah konuşlandırma hakkına sahiptir. Bu anlaşma 18 Ocak 2017'de imzalanmıştır. Rusya Suriye'de bulunan üsleri için Şam yönetimine herhangi bir ücret edemeyecektir. Suriye'nin üslerde herhangi bir denetim, arama, el koyma yetkisi yoktur.

Tartus kuzeydeki Hmeymim Hava Üssü ile Rusya'nın Doğu Akdeniz'deki askeri gücünün ana merkezini teşkil etmektedir. Akdeniz görev gücüne ait gemilerin gemisavar ve seyir füzeleri ile Hmeymim Üssü’ne konuşlandırılan hava savunma sistemleri ile Rusya, Suriye'den Girit'e kadar uzanan bölgede hakimiyet sahası kurmuştur. Rusya'nın Doğu Akdeniz'deki Deniz harekatı Rus Deniz Kuvvetlerinin Karadeniz filosu tarafından desteklenmektedir.

Rusya'nın Suriye'de aktif şekilde yer alması ile Suriye'de iç savaşın seyrinde önemli değişiklikler yaşanmıştır. 2016'da Palmira, Aralık ayında Halep kentleri geri alınmış; 2017'de Deyrezzor ve çevresinin alınması tamamlanmıştır. 2019 sonuna gelindiğinde İran ve Hizbullah'ın desteği ile yürütülen operasyonlar neticesinde Türkiye'nin yaptığı operasyonlarla kontrol altına aldığı bölgeler hariç rejim muhaliflerinin elinde sadece idlip kenti kalmıştır. Suriye'nin kuzeydoğusunda ABD'nin desteğinde PKK/YPG'nin kontrolünde tuttuğu bölgeler rejimin kontrolünde olmasa da Rusya'nın desteği ile rejimin yönetiminde kalmasını sağlamıştır.

Rus özel güvenlik şirketleri de Suriye iç savaşında değişik bölgelerde faaliyetler icra etmişlerdir. Rejim güçleri ile birlikte çatışmalara katılmışlardır. Ayrıca Suriye rejimi tarafından kritik petrol tesisleri ve alt yapıların korunması görevlerinde kullanılmışlardır. Suriye'de görev alan ilk Rus Güvenlik Şirketi 2012 yılında Hong Kong'da kurulmuş olan Slavonic Corps’tur. Bu şirket Suriye'de özel kuvvet operasyonları ve istihbarat görevlileri yapmıştır. Şirketin operasyonları, idari ve teknik sorunlar nedeniyle 2013'te sona ermiş ve şirket Suriye'den çekilmiştir. 2014'ten itibaren ise Wagner Grup, çok sayıda deneyimli emekli Rus özel kuvvet personeli ve modern teçhizatı ile daha donanımlı ve profesyonel bir şekilde Suriye'de varlık göstermeye başlamıştır. Özel güvenlik şirketine bağlı unsurlar, Suriye'de Rus ordu birlikleri ile eşgüdümlü olarak ülkenin hemen hemen bütün kesimlerinde görevler icra etmiştir. 2018'de rejim güçleri ile Wagner grup Deyrezzor’da kritik bir petrol tesisine operasyon düzenlemiş, bu operasyon sırasında ABD uçakları tarafından düzenlenen hava operasyonunda 200 Wagner paralı askeri hayatını kaybetmiştir.

Şirket büyük bir güç kaybetse de Rusya'nın Suriye, orta doğu ve Libya’daki açık ve örtülü operasyonların bir uzantısı olmaya devam etmektedir. Wagner mensuplarının Libya'da Halife Hafter'e bağlı milislere destek verdiği, sahra altı Afrika’da etkinliğini ve nüfus alanını genişletme çabasında olduğu bilinmektedir.

Rusya’nın Suriye iç savaşına müdahil olduğu 5 yılın ardından bölgeye dair politikaları ve kendi ulusal güvenlik çıkarları açısından başarılı olduğunu kabul edebiliriz. Rusya Suriye'de iç savaşa aktif bir şekilde dahil olmak suretiyle;

-Orta doğuda en önemli müttefiki olan Esad rejiminin varlığını devamını sağlamıştır.

-Akdeniz'deki varlığını güçlendirmiştir.

-Renkli devrimlerin kendi topraklarına sıçramasını önlemiştir.

-Batı ile girdiği güç savaşında çatışmayı kendi sınırlarının uzağında tutmuştur.

-Suriye'de savaşan Kafkas kökenli savaşçıların bir kısmının etkisiz hale gelmesini sağlamıştır.

-İran’ın ortadoğudaki varlık ve gücünü dengelemiştir.

-NATO üyeleri arasında tartışmalar başlatmıştır.

-Kendi silahlı kuvvetlerinin düşük yoğunluklu savaş tecrübesi kazanmasını sağlamıştır.

-Yeni nesil silahlarını deneme imkanı bulmuştur.

-Silahlı kuvvetlerinin modernizasyon ve tecrübesini test etme fırsatı bulmuştur.

-Akdeniz'de kalıcı deniz üslerine sahip olmuştur.