Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Kıbrıs'ta Gerçekleri Görme Zamanı

Mithat IŞIK
10 Mayıs 2021 12:56
A-
A+

Kıbrıs'a yeni bir gözle bakmak ve gerçekleri görme zamanı gelmiştir. Kıbrıs'ta çözüm arayışları mevcut olan gerçekleri görerek yapılmalıdır.

Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan görüşmelerde gerçekler hiçbir zaman görülmemiş ve görülmek de istenmemiştir. Müzakerelerde hep varsayımlar üzerinden hareket edilmiştir. Adada 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin anlaşmalar ve anayasaya uygun şekilde devamı görüşmelerde varsayılmıştır. Adadaki gerçek ise böyle değildir. Adada birbirinden dil, din, ırk, kültür, milli ülkü bakımından farklı iki halk vardır ve bu halklar 47 yıldır Ada'nın 2 bölgesinde kendi bağımsız ve egemen devletlerinin çatısı altında yaşamaktadır.

Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren 3 yıl gibi kısa bir süre yaşayabilmiştir. Rumların hayalleri ve Kıbrıs Türk halkına uyguladıkları zulüm ve şiddet hareketleri nedeniyle yıkılmıştır. Dikkate alınması gerekir ki Kıbrıs Cumhuriyeti sadece üç buçuk yıl yaşayabilmişken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 38 yıldır barış, istikrar, demokrasi abidesi olarak adadaki varlığını sürdürmektedir.

Rumlar ENOSİS hayalleri nedeni ile adadaki eşit ortaklık devletini yıkmışlardır. Rumlar ve Yunanlar 1968 ve 20 Temmuz 1974 yılına kadar süren toplumlar arası görüşmelerde Kıbrıs Türk halkının özerklik talebini dahi kabul etmemişlerdir. 1980'den itibaren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi iki toplumlu iki kesimli federasyon çözümüne yönelmiştir. Kıbrıs Türk tarafı Türkiye'nin de desteği ile federal çözümü öngören Birleşmiş Milletler girişimine destek vermiş ancak Rum tarafı bunu da reddetmiştir. 24 Nisan 2004 tarihinde Annan Planı üzerinde hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hem de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde referandum yapılmış, Rumlar bu planı da reddetmiştir. Rumlar Annan planını reddetmelerine rağmen Avrupa Birliği’ne üye olarak alınmak suretiyle mükafatlandırılmışlardır.

Kıbrıs sorununa ilişkin tarihi gelişimlerin 1954’ten bu yana 67 yıl boyunca devam etmesi ve bu süre içerisinde bir çözüme ulaşmaması, çözüm için tek seçenek bırakmıştır; bu da adada bağımsız ve egemen iki ayrı devletli çözüm şeklidir. Bundan sonra yapılacak görüşmelerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye, adada iki devletli çözüm şeklini kararlılıkla savunmalıdır. İki devletli çözüm şeklinin içinde Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin bulunduğu bir güvenlik teminatından geri adım atılmamalıdır. Avrupa Birliği, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konusunda tarafsız değildir. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden yana taraftır. AB’nin Kıbrıs konusundaki görüşmelerde gözlemci olarak dahi olsa fiili rol oynamasına imkan verilmemelidir.

Kıbrıs adasında 47 yıldır devam eden bir huzur ortamı vardır. Kıbrıs'ta kan ve gözyaşı 20 Temmuz 1974'te son bulmuştur. ABD ve bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da devletleri bölmek, sınırları değiştirmek için silahlı terör örgütlerini desteklerken yarım asırdır huzurun hakim olduğu Kıbrıs'ta mevcut iki ayrı devleti birleştirmek istemeleri samimi gerçekçi ve adaletli değildir.

Türkiye Kıbrıs'ta Kıbrıs halkına psikolojik olarak üstünlük sağlayacak hamleleri zaman geçirmeden yapmalıdır. Kıbrıs Türk Devleti'nin egemen topraklarında hava üsleri ve deniz süsleri kurmalıdır. Kıbrıs Türk Devleti'nin tanınması için girişimlerini artırmalıdır. Kıbrıs adasında artan Türkiye etkisi ile egemen devlet statüsünü kazanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği adımların Doğu Akdeniz jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler üzerinde tartışmasız etkili olacağı da açıktır.

Kıbrıs Adası 1571 yılında Türk egemenliğine geçmiştir. Bu yıl Ada'nın Türk egemenliğine geçişinin 450. yıldönümüdür. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin teşkil edeceği ortak kutlama komitesi tarafından coşkulu bir şekilde kutlanması için çalışmalar yapılmalıdır. Anamur'dan, Mersin'den, Antalya'dan, İzmir'den Magosa'ya, Girne'ye kadar her yerde müşterek kutlamalar yapılmalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızdan kutlamalar için hamleler bekliyoruz.