Mithat IŞIK

Tüm Yazıları

ABD'nin İran'ı Çevreleme Stratejisi

03 Şubat 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in tam hakimiyeti Türkiye'nin bölgede izole edilmesine neden olabilir. Böyle bir durum, Türkiye'nin bölgedeki çıkar ve menfaatlerine zarar verecektir.

İran'da başlayan sivil itaatsizlikler, zaman içerisinde artarak devam etti. Bu süre içerisinde onlarca kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de tutuklandı. Şu anda yavaşlamış gibi görünse de İran'da tam manasıyla huzur ve güven sağlanmış değil, halen devam eden olaylar, ülkede istikrarsız bir ortamın oluşmasına neden olmuştur. İran'da yaşanan olaylar, Türkiye'nin karmaşık bir stratejik durumla karşılaşmasına neden olabilecek derecede önemlidir. Her ne kadar İran Kafkaslarda ve Suriye'de Türkiye karşıtı bir politika uygulamış olsa da Türkiye İran'da istikrarın sağlanmasını ve toprak bütünlüğünün korunmasını istiyor.

İran ise, Türkiye'nin Suriye'de, Irak'ta ve Kafkaslarda artan etkisinden rahatsız oluyor. Bu durumun stratejik çıkarlarına zarar vereceğini değerlendiriyor ve korkuyor. Hatta İran Türkiye, İsrail ve ABD'nin Suriye'de kendisine komplo kurduğunu değerlendiriyor. Türk siyaset ve güvenlik kurumu İran İslam Cumhuriyeti'nin potansiyel çöküşünü, bölge hakimiyeti ve çıkarları için fırsat olarak görmüyor, bölge istikrarına zarar vereceğini, bölgede mezhepsel parçalanmanın başlangıcına neden olabileceğini değerlendiriyor. Türkiye, bölgede İsrail'in etkisinin artacağını, Kürt ayrılıkçılığının iktidar boşluğu nedeniyle güçleneceğini, İran'dan büyük bir mülteci akınının geleceğini değerlendiriyor.

Türkiye temkinli, tarafsız bir diplomatik duruş sergiliyor. Türkiye bölgede nüfuzunu genişletmeye çalışan bir tutum sergilemiyor. Yaşanacak durumun ve fırtınanın bölgede yaratacağı istikrarsızlığın risklerini görüyor. Bölgede, ABD ve İsrail'in tam hakimiyeti Türkiye'nin Suriye'deki çıkarlarına zarar verecektir.

25 Ekim 2025'te Tel Aviv'de düzenlenen azınlık konferansında Dürzi bayrağı, İsrail bayrağı, Kürdistan bayrağı göndere çekildi. Bu konferansa Süryaniler, Dürziler, Ezidiler, Kürtler ve Alevilerin bulunduğu Orta Doğu ülkelerinin temsilcileri katıldı. Bu durum İsrail'in bölgedeki stratejilerinin neler olduğunu gösteriyor.

ABD ve İran arasında yaşanacak olası bir çatışma Körfez ülkeleri içinde ciddi ikilemler yaratıyor. Yaşanacak böyle bir çatışmada İran'ın, Körfez ülkelerinde su arıtma tesisleri, ABD üsleri, petrol ve doğalgaz ihracat yollarına yapacağı saldırılardan endişe duyuyorlar. İran'da rejimin çökmesi, demokratik bir yönetimin kurulması, Arap ülkelerinde protestolara neden olabilir. Arap ülkeleri ABD'nin İran'a baskı yaparak nükleer ve füze programına son vermesini istiyorlar. Bu nedenle bir çatışma ortamının oluşmaması için ABD'ye baskı yapıyorlar, tarafsız bir strateji izlemeyi tercih ediyorlar. Arabuluculuk yapmaya çalışıyorlar.

İran İslam Cumhuriyeti ülkenin karşı karşıya olduğu bir dizi ciddi krize çözüm üretemedi. Mevcut rejim yaşadığı kriz ve dini kurumun statüsünün aşınması nedeniyle, bu haliyle varlığını sürdürebilme yeteneği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Rejim, mevcut krizi otoriter bir askeri liderliğe dayalı bir model ile geçici olarak aşabilse dahi İkinci İran İslam Cumhuriyeti'nin sonuna gelindiğini değerlendiriyorum. ABD İran'a karşı çevreleme ve yavaş yavaş nefessiz bırakarak boğma stratejisini uyguluyor. İran'ı bu krizden yetkileri artırılmış mevcut Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan çıkarabilir.

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA