Emel SARAÇ

Emel SARAÇ

Tüm Yazıları

Türkiye’nin Enerji Bağlantısallığı: Petrol ve Doğalgaz Hatları

23 Ağustos 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Yazımızın ilk serisinde[i] lojistik konusunu enine boyuna ele almış ve Türkiye’nin lojistik konusunda artan önemine dikkat çekmiş, serinin ikinci bölümünde küresel dengeleri değiştiren asıl itici gücü, yani enerji konusunu inceleyeceğimizden bahsetmiştik.

Türkiye’nin coğrafi konumu gereği Doğu ile Batı; yani enerji zengini Orta Doğu, Hazar Havzası ve Rusya ile enerji tüketicisi Avrupa arasında doğal bir enerji köprüsü ve dağıtım merkezi (hub) konumunda bulunması, kendisini küresel enerji politikaları konusunda hızla etkili bir aktör pozisyonuna taşımaktadır.

Türkiye’nin enerji merkezi rolünü ele almadan önce, küresel enerji kaynaklarına ve bu kaynakların ülkelere göre dağılımına göz atmakta fayda vardır.

Küresel Enerji Kaynakları

Küresel enerji ihtiyacının yaklaşık %80’i hâlen fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Bunun dışındaki diğer enerji kaynaklarının payı yaklaşık %20’dir (Yenilenebilir Enerji %10, Hidroelektrik %6, Nükleer Enerji %4).

Küresel fosil yakıt rezervlerinin ülkelere göre dağılım matrisi aşağıda gösterilmiştir:

Kömür bir tarafa bırakılırsa fosil yakıtların ülkelere göre rezerv miktarı ise şöyledir:

Tablodan görüleceği üzere hem Avrupa hem de Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya üretim merkezleri yeterli petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip değildir.

Asya üretim merkezleri petrol ve doğal gaz bakımından Orta Doğu (Suudi Arabistan, BAE, Irak) ve Rusya kaynaklarına bağımlı durumdadır. Çin, ihtiyacının bir kısmını karasal boru hattıyla Rusya’dan temin etmekle birlikte asıl tedarikini deniz taşımacılığı ile Orta Doğu’dan sağlamaktadır. Şubat-Mart 2026'da ABD/İsrail ile İran arasında patlak veren silahlı çatışma, Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatan bir enerji krizine yol açmıştır. Kapanma öncesi boğazdan küresel ham petrolün yaklaşık %25-%30’u (günlük 20,5–21 milyon varil) geçmekteydi ve Suudi Arabistan, Irak, BAE, Kuveyt ile İran’dan tedarik edilmekteydi. Körfez petrolünün %80-%85’i Asya ülkelerinden Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye satılmaktaydı.

Yine kapanma öncesi Hürmüz Boğazı’ndan küresel doğal gazın yaklaşık %20’si (günlük 500.000–550.000 m³) geçiyordu ve %90’ı Katar’dan, kalanı BAE’den tedarik edilmekteydi. Bu doğal gazın %80-%83’ü Asya ülkeleri Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye satılmaktaydı.

Türkiye’nin doğalgaz ve petrol satışında hedef coğrafyası Avrupa olması sebebiyle bu bölgenin doğalgaz ve petrol talebi bizim için önem taşımaktadır. Avrupa Birliği’nin yıllık toplam doğal gaz tüketimi yaklaşık 320 – 340 milyar m3 (bcm) seviyesindedir. 2022 Şubat ayında patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan önce Avrupa Birliği ülkeleri doğal gaz ihtiyacını büyük ölçüde boru hatlarıyla Rusya’dan sağlamaktaydı (Doğal gaz ~%41, ham petrol ~%27). Savaş sebebiyle Rus gazına ambargo koyan Avrupa ülkeleri; gaz tedarikini daha yüksek bedelle ~%30-35 oranında boru hattı ile Norveç’ten, ~%25-30 oranında LNG ile ABD’den karşılamaya başladılar. AB’nin yıllık ortalama toplam doğal gaz tüketiminin yaklaşık %8 ila %10’u (25 ila 30 milyar m3) da Türkiye altyapısı üzerinden Avrupa’ya girmekte olup 1,5-2,5 milyar m³ LNG olarak gönderilmektedir. AB kalan doğal gaz ihtiyacını Kuzey Afrika, Katar, Azerbaycan ve Nijerya gibi ülkelerden LNG olarak temin etmektedirler.

AB'nin yıllık petrol tüketimi yaklaşık 3,88 milyar varildir. Savaş sonrası Rusya’dan ham petrol ithalatı %27’den %3 seviyelerine kadar düşmüştür.

Türkiye limanlarından (Ceyhan) yüklenen veya Boğazlar'ı geçen petrol ve rafine ürünleri miktarı yaklaşık 1,1-1,25 milyar varildir. Bunun doğrudan AB limanlarına teslim edilen kısmı yaklaşık 500-650 milyon varil olup AB'nin yıllık toplam petrol ihtiyacının %13 ila %17'sini karşılamaktadır.

Türkiye’nin Enerji Koridorları

Türkiye, konum olarak Orta Doğu, Hazar Havzası ve Rusya gibi dev üreticiler ile Avrupa enerji pazarı arasında kritik bir transit koridor ve enerji hub'ı işlevi görmektedir. Ham petrol Avrupa’ya Ceyhan Terminali üzerinden gemilerle sevk edilirken doğal gaz; boru hatları ve LNG olarak tankerlerle taşınmaktadır.

Türkiye’nin Petrol Boru Hatları

Avrupa’ya sevk edilen ham petrolün önemli bir kısmı, üretim sahalarından veya komşu ülkelerden boru hatları ile Ceyhan Terminali’ne taşınmakta olup Ceyhan, uluslararası petrol ticaretinde önemli bir lojistik merkez konumundadır. Buradaki devasa depolama tesislerinden tankerlere yüklenen petrol, Akdeniz üzerinden doğrudan Güney ve Batı Avrupa rafinerilerine gönderilmektedir. 2025'te Ceyhan Limanı’ndan yıllık 207 milyon varil petrol taşınmıştır.

Ceyhan’a bağlanan boru hatları şöyledir:

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Petrol Boru Hattı

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol hattının toplam uzunluğu 1.768 km olup Türkiye bölümü 1.076 km, Azerbaycan bölümü 443 km, Gürcistan bölümü ise 249 km’dir. Hazar kıyısındaki Sangaçal Terminali'nden (Bakü) başlayıp Gürcistan'ı geçen hat, Türkiye’de Ceyhan Haydar Aliyev Deniz Terminali’ne ulaşır. 13 Temmuz 2006'da hizmete alınan BTC hattının maksimum taşıma kapasitesi günlük 1,0-1,2 milyon varil (yıllık yaklaşık 50 milyon ton) seviyesindedir. Hâlen hat üzerinden günlük ortalama 550 bin–650 bin varil (yıllık ortalama 25–30 milyon ton) civarında ham petrol taşınmakta ve %50 ile %60 kapasite kullanımı ile çalışmaktadır. Atıl kapasitenin Kazakistan ve Türkmenistan gibi Hazar çevresi ülkelerinin petrolü hatta çekilerek doldurulması planlanmaktadır.

Halen hattan geçen ham petrolün %85’i Azerbaycan, %15’i Kazakistan ve Türkmenistan petrolüdür.

  • Azerbaycan Petrolü: Azerbaycan, 7 milyar varil petrol rezerviyle küresel rezervin yaklaşık %0,4’üne sahiptir ve rezerv bakımından 19-20. sıradadır. 2006 yılında işletmeye alınan BTC hattının ana tedarikçisi olan Azerbaycan'dan yıllık yaklaşık 170–180 milyon varil petrol Ceyhan Limanı’na sevk edilmektedir. BTC hattı aracılığıyla dünya pazarlarına ulaştırılan Azerbaycan petrolü, ülkenin toplam petrol ihracatının ortalama %75-%77'si seviyesindedir.
  • Kazakistan Petrolü: Kazakistan, 30 milyar varil petrol rezerviyle küresel rezervin yaklaşık %1,8’ine sahiptir ve rezerv bakımından 11-12. sıradadır. Avrasya bölgesinde Rusya'dan sonra en büyük 2. rezerve sahiptir. Kazak petrolü Aktau Limanı'ndan tankerlerle Hazar Denizi üzerinden Bakü'ye taşınmakta ve BTC hattına enjekte edilmektedir. Kazakistan, BTC hattına yıllık ortalama 10 ile 12 milyon varil petrol vermektedir; bu miktar toplam ihracatının yaklaşık %6’sıdır. Rusya güzergâhına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla BTC hattına gelecekte yıllık yaklaşık 110–150 milyon varil verilmesi hedeflenmektedir. Ancak Kazak petrolünün BTC ile uyumlu kalite standartlarının gerisinde kalması ve Aktau Limanı'nın kapasite kısıtları hedefin gerçekleşmesine engel teşkil etmektedir. Diğer taraftan rakip konumdaki Rusya ve İran, Hazar’ın statüsü üzerinden hukuki engeller çıkarmaktadır.

Kerkük-Ceyhan (Irak-Türkiye) Petrol Boru Hattı

Irak, 145 milyar varil petrol rezerviyle küresel petrol rezervinin %8,1’ine sahiptir ve rezerv bakımından 5. sıradadır. Türkiye ile Irak arasında 1973’te imzalanan anlaşma ile Irak’ın kuzeyindeki ham petrolü Ceyhan’a indiren stratejik hat, yaklaşık 970 km uzunluğunda iki paralel hattan oluşmaktadır.

Hatların ilki 1977’de, ikincisi 1987’de işletmeye alınmıştır. Çift borulu hattın kapasitesi yaklaşık 1,6 milyon varil/gündür. 2023'ten bu yana hukuki ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle ihracat büyük ölçüde durmuştur. 2025 Temmuz'unda Türkiye, 52 yıllık anlaşmayı feshederek yeni bir çerçeve müzakeresi başlatmıştır.

1 Ağustos 2026'da yapılan anlaşmayla Irak tarafı, günlük yaklaşık 180 bin varil seviyesindeki ham petrol sevkiyatını 750 bin varile çıkarmayı ve hattın kapasite kullanımını artırarak gelecekte günlük 1 milyon varile kadar artırılmasını taahhüt etmiştir. Irak'ın güneyindeki Basra sahalarını doğrudan Kerkük ve oradan Silopi üzerinden Ceyhan'a bağlayacak hat bağlantılarının tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte, bu koridorun günlük 1,5 milyon varil ila 2,5 milyon varil taşıma kapasitesine ulaştırılması hedeflenmektedir.

Basra petrolünün normal şartlarda küresel pazara çıkış kapısı Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'dır. Ancak ABD/İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan kriz sebebiyle Hürmüz'ün tıkanması riskine karşı Basra-Ceyhan Boru Hattı, Hürmüz'ü tamamen bypass eden karasal ve güvenli tek alternatif güzergâh olarak öne çıkmıştır.

Körfez'deki jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde Ceyhan Terminali’nin enerji tedariki yönüyle değeri her geçen gün artmaktadır. Yapılacak anlaşma ve yatırımlarla:

  • Kerkük-Ceyhan'ın teknik kapasitesi: 1,1–1,5 milyon varil/gün
  • BTC kapasitesi: 1,2 milyon varil/gün
  • Olası bir Basra-Ceyhan hattı: 1,5 milyon varil/gün
  • Kazakistan'ın BTC üzerinden artırılacak hacmi: 500.000 varil/gün seviyesine ulaşabilir.

Bu senaryoların eş zamanlı gerçekleştiği bir tabloda Ceyhan Terminali, günde 4-5 milyon varil ihraç kapasitesiyle küresel ölçekte Rotterdam veya Hürmüz Boğazı'na rakip bir çıkış noktasına dönüşebilir. Ancak bu büyük hacim için Ceyhan Terminali'nin altyapısının da uygun hâle getirilmesi gerekmektedir.

Transit Taşınan Petrol

İstanbul ve Çanakkale boğazlarından transit geçen petrol ve rafine petrol ürünleri, dünyada deniz yoluyla ticareti yapılan petrolün yaklaşık %5'ine tekabül etmektedir. Türk Boğazlarından günde ortalama 3,1 ila 3,7 milyon varil (yıllık 1,15 ile 1,35 milyar varil) ham petrol ve rafine petrol ürünü transit olarak geçmektedir.

Boğazlardan geçen bu ürünlerin:

  • %50–%60’ı: Rusya’nın Karadeniz'deki ana ihracat limanı olan Novorossiysk Limanı’ndan yüklenen Rus ham petrolü,
  • %30–%35’i: Hazar Denizi'nden boru hatlarıyla Novorossiysk Limanı’na ulaştırılan Kazakistan petrolü,
  • %5–%10’u: Bakü-Supsa veya Bakü-Batum boru hatları/demiryolu ile Gürcistan'ın Supsa, Batum ve Kulevi limanlarına getirilen Azerbaycan petrolüdür.

Ham petrol taşıma hatları

Doğal Gaz Boru Hatları

Türkiye'nin toplam doğal gaz ithalatı yıllık ortalama 50–55 milyar m³ civarında gerçekleşmekte olup bu miktarın yaklaşık %75’i boru hatları ile anlaşma yapılan ülkelerden sağlanmaktadır.

Boru hatları ile ithalat yapılan ya da projelendirilen doğal gazın tedarik ülkeleri şöyledir:

Rusya'dan Gelen Doğal Gaz

Rusya, 47,8 trilyon m³ doğal gaz rezerviyle küresel doğal gaz rezervinin %22,7’sine sahiptir ve ilk sıradadır. Türkiye, Rusya’dan iki hatla gaz tedarik etmektedir:

  • Mavi Akım (Blue Stream): 15 Aralık 1997 tarihinde BOTAŞ ve Gazexport arasında imzalanan 25 yıllık Doğal Gaz Alım-Satım Anlaşması çerçevesinde Rusya’dan Karadeniz altından döşenen boru hattıyla Samsun’a ulaşan doğal gazın yıllık taşıma kapasitesi yaklaşık 16 milyar m³/yıldır. Bu hat Türkiye'nin iç ihtiyacı için kullanılmaktadır.
  • TürkAkım (TurkStream): Rusya’dan Karadeniz altından döşenen boru hattıyla Kıyıköy (Kırklareli)’e gelen doğal gaz hattının yıllık kapasitesi yaklaşık 31,5 milyar m³/yıldır. İki hattan oluşan sistemin bir hattı Türkiye’nin iç ihtiyacı için kullanılırken ikinci hat Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya gitmekte; Sırbistan → Macaristan → Slovakya güzergâhını izlemektedir.

Azerbaycan Doğal Gazı

Azerbaycan, 2,6 trilyon m³ doğal gaz rezerviyle küresel rezervin yaklaşık %1’ine sahiptir ve 12. sıradadır. Üretim ve rezervin en büyük kısmı Hazar Denizi'ndeki Şahdeniz Sahası'nda bulunmaktadır.

  • Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı (BTE): BOTAŞ ve SOCAR arasında 12 Mart 2001 tarihinde yılda 6,6 milyar m³ Azerbaycan doğal gazının Türkiye'ye sevkine ilişkin 15 yıl süreli anlaşma imzalanmıştır. Yaklaşık 980 km uzunluğundaki BTE hattı, Azerbaycan ve Gürcistan topraklarında BTC ile aynı koridoru kullanmaktadır. 4 Temmuz 2007 itibarıyla gaz akışı başlamıştır.
  • Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP): Azerbaycan doğal gazını Türkiye ve Avrupa'daki alıcılara güvenilir ve uygun maliyetli bir şekilde iletmek amacıyla hayata geçirilmiş bir projedir. Şah Deniz Sahası’ndan çıkan gaz Gürcistan’dan geçerek Türkiye’ye ulaşır ve Edirne üzerinden Yunanistan’a geçerek TAP’a bağlanır. TANAP; Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa'da en uzun (1.811 km) ve en büyük çaplı (56 inç) doğal gaz boru hattı olma özelliğini taşımaktadır.
  • Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP): TANAP’ın Yunanistan’a ulaşan hattı Arnavutluk üzerinden Adriyatik Denizi’ne ve İtalya’ya ulaşır. TANAP + TAP birlikte Güney Gaz Koridoru'nu oluşturur.

İran Doğal Gazı

İran, 34,0 trilyon m³ doğal gaz rezerviyle küresel rezervin %16,1’ine sahiptir ve 2. sıradadır. 8 Ağustos 1996'da imzalanan anlaşma ile 10 Aralık 2001 tarihinde gaz alımı başlamıştır. İran’dan boru hattı ile tedarik edilen doğal gaz miktarı yıllık azami 9,6 milyar m³’tür. Tebriz’den gelip Doğubayazıt üzerinden Türkiye’ye giriş yapan yaklaşık 1.491 km uzunluğundaki hat(Tebriz–Ankara Hattı) Ankara’ya ulaşmakta ve Türkiye’nin iç ihtiyacı için kullanılmaktadır. Hattın tam taşıma kapasitesi yaklaşık 14 milyar m³/yıldır. Bu sözleşme Temmuz 2026'da sona ermiştir.

Türkmenistan Doğal Gazı

Türkmenistan, 13,5 trilyon m³ doğal gaz rezerviyle küresel rezervin %6,4’üne sahiptir ve 5. sıradadır. Şu anda Türkiye'ye doğrudan boru hattı bulunmamaktadır. Türkmen gazı, 1 Mart 2025’ten itibaren İran üzerinden takas (swap) yoluyla Türkiye şebekesine girmektedir.

Türkmenistan’ın doğal gaz rezervlerini Hazar Denizi'nin altından 300 km uzunluğunda bir denizaltı boru hattıyla Azerbaycan’a bağlamasını öngören Trans-Hazar Boru Hattı (TCP) projesinin gerçekleşmesi hâlinde TANAP üzerinden Türkmen gazının Avrupa’ya sevkiyatı mümkün olacaktır. Yıllık 30-32 milyar m³ taşıma kapasiteli projenin denizaltı segmenti 2 milyar dolar, toplam maliyeti ise 5-20 milyar dolar arasında hesaplanmaktadır.

1990’lardan beri gündemde olan Trans-Hazar projesi; Rusya ve İran’ın pazar payı ile nüfuz kaybı endişeleri nedeniyle uzun süre ertelenmiştir. Hâlen Türkmen gazının büyük bölümü Çin’e ihraç edilmektedir. Enerji tedarik krizi yaşayan Batılı ülkeler bu güzergâhı, Avrupa’nın enerji güvenliğini güçlendirmek ve gaz kaynaklarını çeşitlendirmek için önemli bir fırsat olarak değerlendirmektedir.

Irak Doğal Gazı

Irak, 3,7 trilyon m³ doğal gaz rezerviyle küresel rezervin yaklaşık %2,0'sine sahiptir ve 11. sıradadır. Hâlen Türkiye’ye yönelik işleyen bir doğal gaz hattı bulunmamaktadır. Irak, mevcut altyapı eksiklikleri nedeniyle iç talebi karşılayamamakta ve İran’dan doğal gaz ithal etmektedir.

Irak gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak yeni bir enerji koridoru fikri, Türkiye'nin uzun vadeli enerji merkezi olma hedefindeki önemli projelerden biridir. Basra-Ceyhan ve Basra-Silopi doğal gaz boru hatları ile Irak ve Körfez gazının Kalkınma Yolu projesine paralel olarak Türkiye’ye gelmesi ve BOTAŞ şebekesine bağlanması planlanmaktadır. Bu hatlardan yıllık 5 milyar m³ doğal gaz taşınması ve hattın çift yönlü çalışması hedeflenmektedir.

Katar Doğal Gazı

Katar, 23,9 trilyon m³ doğal gaz rezerviyle küresel rezervin %11,3'üne sahiptir ve 3. sıradadır. Hâlen Türkiye’ye yönelik boru hattı bulunmamakta; Katar gazı LNG olarak gemilerle Marmara Ereğlisi veya Aliağa LNG terminallerine gelmektedir.

Katar'ın Ras Laffan Terminali'nden başlayarak Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye, oradan da TANAP güzergâhıyla Avrupa'ya uzanması öngörülen Katar-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı projesi 2009 yılında gündeme gelmiş ancak Suriye İç Savaşı nedeniyle rafa kaldırılmıştır.

Şubat ayında başlayan ABD/İsrail-İran gerilimi, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve Katar'ın LNG tesislerinin zarar görmesi küresel enerji piyasalarını etkilemiştir. Yılda yaklaşık 30 milyar m³ doğal gaz sevkiyat kapasitesi ve 1.500 km uzunluk öngörülen hattın maliyetinin 15 milyar dolar olacağı hesaplanmaktadır.

Arap Gaz Boru Hattı (AGP)

Mısır gazını bölge ülkelerine ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımak amacıyla tasarlanmış bölgesel bir projedir. Mısır (Ariş) - Ürdün (Akabe/Amman) - Suriye (Şam/Humus) - Lübnan (Trablus) / Türkiye (Kilis) güzergâhını kullanması öngörülen hat yaklaşık 1.200 km’dir. Yıllık ortalama 10,3 milyar m³ taşıma kapasitesi tasarlanmıştır.

Halep-Kilis hattı 2011'de tamamlanmış ancak dondurulmuştur. Ağustos 2025'te 63 km'lik Kilis-Halep hattı yeniden açılmıştır. SOCAR, bu hat üzerinden yılda 1,2 milyar m³ Azerbaycan gazını Halep'e ihraç edecektir. Projenin finansmanını Katar'ın üstlenmesiyle Türkiye-Azerbaycan-Katar-Suriye arasında dörtlü bir koordinasyon kurulmuştur. Doğu Akdeniz’de keşfedilen yeni sahaların devreye girmesiyle AGP-Türkiye hattının işlemesi mümkün olabilecektir.

 Doğalgaz tedarik haritası

İç Tedarik

Petrol Üretimi

Türkiye'nin günlük petrol tüketimi yaklaşık 1 milyon varil civarında, yerli petrol üretimi ise 150-160 bin varil seviyelerindedir.  Mevcut üretimin %60'ından fazlası Şırnak-Gabar bölgesindeki kuyulardan karşılanmaktadır. Yerli üretim, tüketimin yaklaşık %15-16'sını karşılamaktadır; 2028 Stratejik Plan hedefi yurt içi günlük ham petrol üretimini 210.000 varile çıkarmaktır. Öte yandan, Diyarbakır’da yeni keşfedilen kaya petrolünün yaklaşık 4-6 milyar varil rezerv potansiyeliyle 540 milyar dolarlık bir ekonomik değer taşıdığı hesaplanmaktadır. 5 yıllık bir geliştirme çalışmasından sonra 2030 yılından sonra yılda yaklaşık 90 milyon varil (günlük 250.000 varil) ilave petrol üretimi sağlanacaktır.

TPAO'nun (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) yurt içi ve yurt dışı toplam hidrokarbon üretimi günlük yaklaşık 330.000 varil petrol eşdeğeridir. 2028 hedefi bunu günlük 500.000–600.000 varile yükseltmek, uzun vadede ise küresel bir şirket olarak 1 milyon varil/gün petrol eşdeğeri seviyesine ulaşmaktır.

Türkiye yurt dışında; Somali, Irak, Libya, Pakistan, Umman, Azerbaycan ve Bulgaristan’da arama/sondaj çalışmaları yürütmektedir. Türkiye’nin yurt dışındaki petrol ve doğal gaz arama-sondaj yapma, ortaklıklar kurma, TPAO'yu uluslararası bir arama-üretim şirketine dönüştürme, uluslararası bir enerji oyuncusu haline getirme ve ithalat bağımlılığını azaltma hedefine yönelik çalışmaları devam etmektedir. TPAO’nun Kerkük bölgesindeki BP sahalarından %15 hisse ve işletme hakkı alması bu stratejinin önemli adımlarındandır.

Gaz Üretimi

Türkiye’nin günlük doğal gaz üretimi yaklaşık 9,5–10 milyon m³’e ulaşmış durumdadır ve bu üretimin %90'ından fazlası Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'ndan sağlanmaktadır. 2028 hedefi günlük üretimi 40 milyon m³'ün üzerine çıkmaktır. Bu hedefe ulaşılması hâlinde Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının %60–%65’i yerli üretimle karşılanabilecek ve 17 milyon hanenin ihtiyacı yerli kaynaktan sağlanmış olacaktır. 2028 hedefinin yakalanması halinde Türkiye'nin yurtiçi tüketim için dışarıdan temin etmesi gereken doğalgaz hacmi önemli ölçüde azalacaktır.

LNG İthalatı ve LNG Terminalleri

Türkiye'nin yıllık toplam doğal gaz ithalatı 50-55 milyar m³ civarındadır. Bu ithalatın yaklaşık %25–%30'luk kısmını LNG, geri kalanını ise boru hattı gazı oluşturmaktadır. Piyasa koşullarına ve mevsimsel ihtiyaca bağlı olarak yıllık LNG ithalatı 13 ile 16 milyar m³ (bcm) arasında değişmektedir.

Türkiye'nin LNG Tedarik Kaynakları:

Türkiye’nin LNG ithalatı ülkeler itibariyle aşağıdaki gibidir.

Türkiye’de iki kara terminali ve üç Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) olmak üzere toplam beş LNG tesisi bulunmaktadır:

  1. Marmara Ereğlisi LNG Terminali (Tekirdağ) – BOTAŞ (Kara terminali)
  2. Egegaz Aliağa LNG Terminali (İzmir) – Özel Sektör (Kara terminali)
  3. Etki Efe FSRU Terminali (İzmir / Aliağa) – Özel Sektör
  4. Dörtyol FSRU Terminali (Hatay) – BOTAŞ
  5. Saros FSRU Terminali (Edirne / Saros Körfezi) – BOTAŞ (Güneydoğu Avrupa'ya gaz akışında kritik rol oynar)

Türkiye, gelişmiş altyapısı sayesinde "Re-Export" (yeniden ihraç) ve Bölgesel Gaz Hub'ı rolünü üç yolla üstlenmektedir:

  • Boru Hattı Yoluyla Satış: İthal edilen LNG yeniden gazlaştırılarak Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Macaristan, Sırbistan ve Moldova’ra ihraç edilir.
  • LNG Reloading (Gemiye Yeniden Yükleme): Terminallere getirilen LNG, gazlaştırılmadan başka tankerlere aktarılarak 3. ülkelere gönderilebilir.
  • Karayoluyla (Trucked LNG) İhracat: Tanker kamyonlarla komşu ülkelere sanayi ölçeğinde sıvı LNG taşınabilmektedir.

Türkiye farklı kaynaklardan boru hattı ve LNG ile temin ettiği gazı BOTAŞ'ın ulusal iletim şebekesinde toplayıp ihtiyaç ve sözleşmelere göre Bulgaristan ve bölge ülkelerine enterkonnektör hatlarla ihraç edebilmektedir. Bu model, Türkiye’yi bölgesel bir doğal gaz transit ve ticaret merkezi yolunda önemli imkan sağlamaktadır.

Sonuç

Türkiye; Rusya, Hazar Havzası, Orta Doğu ve küresel LNG arzını bir araya getirebilen nadir ülkelerden biridir. Türkiye'nin yıllık doğal gaz giriş kapasitesi 80–85 milyar m³ seviyesine ulaşmış olup yıllık iç tüketim ortalama 50–55 milyar m³'tür. Kalan 25–30 milyar m³'lük esnek kapasite, ihracat ve ticaret için hazır durumdadır.

Avrupa'ya yıllık aktarılan 23–28 bcm civarındaki gaz miktarının önümüzdeki dönemde kapasite artırımlarıyla 40–50 bcm/yıl seviyesine çıkarılması planlanmaktadır.

Öte yandan, Ceyhan Deniz Terminali ve Boğazlar üzerinden Avrupa'ya sağlanan petrol akışının yıllık 200–250 milyon varilden 400–500 milyon varile çıkarılması hedeflenmektedir.

  • Kerkük-Ceyhan: 1,1–1,5 milyon varil/gün
  • BTC: 1,2 milyon varil/gün
  • Olası Basra-Ceyhan hattı: 1,5 milyon varil/gün
  • Kazakistan BTC hacmi: 500.000 varil/gün

Bu kapasitelerin tamamının devreye girmesiyle Ceyhan Terminali, günlük 4+ milyon varil ihraç kapasitesiyle dünya petrol ihtiyacının yaklaşık %4'ünün karşılandığı ve fiyatlandırıldığı küresel bir ticaret merkezine dönüşebilecektir.

EPİAŞ (Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.) bünyesinde kurulması planlanan uluslararası Gaz Ticaret Merkezi ile Rus, Azeri, İran, Türkmen ve LNG gazlarının harmanlandığı, referans gaz fiyatının belirlendiği bir borsa yapısı hedeflenmektedir. Türkiye'nin BOTAŞ ve TPAO altyapısı ile EPİAŞ'ın teknolojik altyapısını birleştirmesi durumunda, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlar bölgesindeki doğal gaz fiyatlamasında ana referans noktası olması mümkün bulunmaktadır.

Kaynakça:

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Petrol ve Doğalgaz Boru Hatları ve Projeleri

https://enerji.gov.tr/info-bank-oil-and-gas-pipelines

 

Mustafa Enes Esen, Bölgesel Çatışmalar Türkiye Çevresindeki Enerji Rotalarını Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

https://www.institude.org/opinion/how-regional-conflicts-are-reshaping-energy-routes-around-turkey

 

Petrolandeco, Türkiye Nasıl Enerji Merkezi Olabilir? Boru Hatları, Kaynaklar, Engeller ve Hürmüz Boğazı Kriziyle Değişen Denklem: Teoriden Pratiğe Kapsamlı Bir Analiz

https://www.petrolandeco.com/2026/04/turkiye-nasl-enerji-merkezi-olabilir.html

 

IEA (2025/2026): International Energy Agency, World Energy Outlook 2025. https://www.iea.org/world/energy-mix

 

Dipnot

 


[i] Yeni Hicaz Demiryolu, Körfezi Avrupa'ya Bağlayacak Bir Strateji Olarak Geri Dönüyor

https://www.sde.org.tr/analiz/yeni-hicaz-demiryolu-korfezi-avrupa-ya-baglayacak-bir-strateji-olarak-geri-donuyor-analizi-65650

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA