Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Koronavirüsün Ortadoğuya Muhtemel Etkileri ve Türkiye

Mithat IŞIK
13 Nisan 2020 17:07
A-
A+

Koronavirüs salgını mevcut hali ve yayılma potansiyeli ile mevcut güvenlik krizinin derinleşmesine neden olabilir.

Zayıf devletlerin daha da zayıflaması bu devletleri hızlı bir şekilde çökmüş devletlere dönüştürebilir.

Böylesi bir senaryonun gerçekleşmesi halinde ise bu ülkelerde aşırı sağcı gruplar ve terör örgütleri ortaya çıkar, bu boşluğu doldurmak için harekete geçebilirler. Bu durum ise güvenliğin devlet otoritesinden çıkarak devlet dışı silahlı grupların eline geçmesine sebep olabilirler. Bu durum zayıf devletlerde iç çatışmalara neden olabilir. Uluslararası aktörlerin ve kuruluşların süreci yönetme konusunda pasif kalmaları uluslararası güvenlik sorunlarının yaygınlaşmasına ve devletlerarası çatışmalara dönmesine sebep olabilir.

Özellikle gelirleri petrole bağımlı olan Ortadoğu ülkeleri petrolün 20 doların altına düşmesi ile birlikte bu ülkelerin siyasi sosyal ve toplumsal yapıları derinden sarsılabilir.

Petrol ihracatına bağımlılık ve zayıf devlet yapıları nedeni ile Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleri büyük bir krizle karşı karşıya gelebilir.

Devlet bütçesinin önemli bir gelirini yüzde 90’ını petrolden elde eden komşumuz Irak büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya kalabilir. Aynı şekilde diğer bir komşumuz İran ABD ambargoları nedeni ile büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Bu kriz petrol fiyatlarının düşmesi ile körfez ülkelerini de etkileyebilir. İran bölgedeki özellikle Suriye, Lübnan, Irak ve Yemen’deki vekil unsurları daha ne kadar destekleyeceği de ortadadır.

ABD de bölgede vekalet savaşında kullandığı grupları özellikle YPG/PKK gibi terör örgütlerini destekliyor ve koruyor. Salgın ABD’de yaygınlaşır ve kontrolü zor bir duruma gelirse bu salgının ABD ordusunu da etkilemesi durumunda ABD de yürüttüğü vekâlet savaşından etkilenecektir.

Petrol gelirlerinin düşmesi ile geliri petrole bağlı olan Irak’ta etnik ve mezhepsel faylar hareketlenecektir.

Mezhepsel çatışmalara karşı hassas bir yapısı olan Irak’ta iç çatışmalar başlarsa bu durum Irak’ın bölünmesine ve parçalanmasına kadar gidebilir.

Irak’taki bu gelişmeler Türkiye’yi birçok nedenle etkileyecektir. PKK terörü, Bölgesel Kürt Yönetimi, Türkmenler ve İran’ın bölgeye olası müdahalesi gibi.

Bir diğer sınır komşumuz ise Suriye’dir. Suriye’de dokuz yıldır devam eden iç çatışmalar nedeniyle devlet otoritesi zayıflamış, sağlık sistemi ise çökmüştür. Koronavirüs salgınının Suriye’de kontrol altına alınmasının mümkün olmayacağını değerlendirebiliriz. Böyle bir durumda Rusya’nın Suriye’de nasıl bir sağlık desteği vereceğini kestirmek zordur. Ancak bu durumun korona salgınının Rusya’da yayılması ile orantılı olacağını değerlendirebiliriz. Virüs Rusya’da kontrol altına alınırsa destek yeterli seviyede olacaktır. Salgın Rusya’da kontrol altına alınmaz ve Rus ordusu içerisinde yayılırsa Rusya’nın desteği sınırlı seviyede kalacaktır. Ancak bu durum zayıf bir ihtimaldir.

Eğer virüs bu hızla yayılmaya devam ederse Ortadoğu’da güçlü devlet yapısına sahip üretim ekonomisi olan ve kendi güvenliğini sağlayabilen birkaç ülke ancak ayakta kalabilecektir.

ABD kendi sorunları ile mücadele etmek için askerlerini bölgeden çekebilir. Bu durum Arap baharı ve Suriye iç savaşı nedeniyle yıpranmış olan bölgenin daha da karışmasına ve tahrip olmasına sebep olabilir.

Bölgede ve sınır komşularımızdaki olası gelişmelere karşı ne gibi tedbirler almamız gerektiğini çok iyi analiz etmeliyiz ve buna göre hareket tarzlarımızı belirleyip hazırlıklarımızı tamamlamalıyız. ABD’nin bölgeden çekilmesi nedeniyle bölgede oluşacak boşluğu doldurmaya her önden hazır olan bir Türkiye bölgedeki zulmü önleyecek, hak, hukuk ve adaletin bölgeye gelmesine öncülük edecektir.