Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Doğu Akdeniz Enerji Denkleminde Libya'da Taraflar ve Savaşlar

Mithat IŞIK
27 Aralık 2019 14:10
A-
A+

Günümüzde Doğu Akdeniz jeopolitiğinde Libya ve Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve Yunanistan’ın oluşturduğu uluslararası ittifakın karşısında birlikte yer alıyorlar.

Doğu Akdeniz’deki siyasi aktörleri Türkiye, KKTC, GKRY, Yunanistan, Mısır, İsrail, Libya, Lübnan olarak değerlendirebiliriz.

İtalya, ABD, Fransa ise GKRY ile Yunanistan’ın tek taraflı olarak uluslararası deniz hukukuna aykırı bir şekilde Türkiye, KKTC ve Libya aleyhine imzaladıkları Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmasını destekler şekilde politik söylemlerde bulunuyorlar. Libya ve Mısır Kuzey Afrika Bölgesi’ndeki bloklaşmanın ana aktörlerini oluşturuyorlar.

Türkiye’nin orta doğu bölgesindeki son dönem gelişmelerinde etkili olabilmesi ve ortaya çıkan enerji merkezli bloklaşmalarda yerini alabilmesi için Libya’ya özel bir önem vermesi gereklidir.

Libya günümüzde siyasi istikrarsızlıklarla karşı karşıyadır. İç savaş nedeni ile Libya fiilen iki siyasi askeri koalisyon tarafından yönetilmektedir.

  • Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Trablus merkezli ve Başkanı Faiz el Serrac olan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH)
  • Tobruk merkezli ülkenin doğu ve güney kesimini kontrol eden isyancı General Hafter’e bağlı güçler

Halife Hafter kendisine bağlı güçlerle Trablus’u ele geçirmek için Nisan 2019’dan beri askeri harekât yürütüyor.  Hafter bu saldırılarında Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır üçlüsünden açıkça destek alıyor. Rusya, ABD, Fransa, İtalya Hafter’e destek verirken UMH ile de irtibatı devam ettiriyorlar.

UMH bünyesinde çok sayıda farklı siyasi eğilimleri olan grupları bünyesinde barındırıyor. Bu nedenle de güçlü bir birliktelik oluşturma konusunda sorunlar yaşıyor. Türkiye ve Katar Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) destekliyor.

Doğu Akdeniz denkleminde Türkiye ve Libya bölgede oluşan Yunanistan, GKRY, Mısır ve İsrail merkezli bloklaşmaya karşı benzer hassasiyetleri taşıyorlar.

Libya (UMH) Yunanistan’ın Girit Adası üzerinden MEB ilan etmesini ve buradaki enerji kaynaklarının araştırılması için EXXON ve TOTAL’e Lisans vermesini kabul etmedi ve Yunanistan’a nota verdi. UMH, Yunanistan’a verdiği bu notayla Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki tezlerini destekleyen bir hamle yapmış oldu. Türkiye ve Libya Yunanistan’ın Akdeniz’deki hamleleri nedeni ile çok önceden görüşüp durum değerlendirmesi yapmıştı. Ancak 2011’de Libya’da iç savaşın çıkması alınacak kararları engellemişti. Yunanistan Libya’da çıkan iç savaşı fırsat bilerek Libya’nın Akdeniz’deki deniz haklarını ihlal etmiş, 39 bin kilometrekarelik bölgeyi kendi karasuları olarak ilan etmişti. Yunanistan’ın bu tutumunun amacı Doğu Akdeniz enerjisini Avrupa’ya taşımada Türkiye’yi izole etmekti. Türkiye ise yalnız bırakılmaya çalışılan bu denklemde Libya gibi müttefiklere ihtiyaç duymuştur.

Türkiye ile Libya imzaladıkları MEB anlaşması ile Doğu Akdeniz’de oynanmak istenen oyunu bozmuştur. Böylece Türkiye Doğu Akdeniz denkleminde tekrar etkili ve alternatif bir aktör haline gelmiştir.

Türkiye ile Libya (UMH) arasında 29 Kasım’da imzalanan MEB anlaşmasından sonra askeri, güvenlik ve işbirliği anlaşması da imzalandı. Buy anlaşma ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Türk ordusuna topraklarında 3 yıl konuşlanma hakkı tanıdı.

Türk ordusunun Libya’ya gönderilmesi ile;

  • Psikolojik üstünlük 
  • Sahada askeri strateji açısından başarı elde etmesi planlanıyor.
  • Libya Afrika’nın en büyük petrol ve doğalgazına sahip ülkesi
  • Türk müteahhitlerin Libya’dan milyarlarca alacağı bulunuyor.

İsyancı General Hafter nereden güç alıyor?

  • Suudi Arabistan mali güç sağlıyor.
  • BAE silah, cephane, İHA ve hava desteği sağlıyor.
  • Mısır savaş uçakları ile ihtiyaç halinde devreye giriyor.
  • Fransa askeri danışmanlık veriyor.
  • Bingazi’de konuşlanan Rus özel savaş şirketi Wagner grubu silah mühimmat ve eğitim desteği sağlıyor. Bunların mevcudu bin 200 civarında.

Ulusal Mutabakat Hükümet Güçleri

  • Trablus Merkezli Güçler

Bunlar düzenli ve birbirine bağlı güçler değil tek çatı altında bir askeri konseye sahip değiller.4 gruptan oluşuyorlar.

Bunlar sırası ile;

  1. Trablus Devrimci Güçleri
  2. Nevari Güçleri
  3. Caydırıcı Güç
  4. Güveyra Taburu
  • Misrata Tugayları

Kısmen teşkilatlı olan Misrata Tugayları 17 bin savaşçıdan oluşuyor.

  • Zitan Güçleri

Aralarında zaman zaman ayrılıklar olan grubun kesin mevcudu bilinmiyor.

  • Diğer Milisler

Bunlar Libya’nın batısından gelen güçler… Bu güçler arasında zaman zaman geçişler olabiliyor. Belli bir komuta yapısı içerisinde bulunmuyorlar.

UMH güçleri aralarında zaman zaman ayrılıklar olmasına rağmen Hafter güçlerinin Trablus’a girmesine engel oluyorlar. Trablus, Misrata ve Sirte gibi nüfusun yoğun olduğu bölgeyi başarılı bir şekilde savunuyorlar.

İsyancı General Hafter’e Bağlı Güçler

Libya Ulusal Ordusundan ayrılan ve Hafter’in yanında yer alan güçlerden oluşuyor. Libya’da düzenli ordu şeklindeki tek güç 30 bin askerden oluşuyor.

Savaş, nakliye ve eğitim uçaklarına sahipler. Ancak UMH güçleri karşısında başarılı olamıyorlar. Hafter güçlerine BAE ve Mısır uçakları ihtiyaç anında destek veriyor. Hafter Güçleri Bingazi Tobruk Derne gibi kentlerle büyük bölümü çöl olan geniş bir bölgeyi kontrolü altında bulunduruyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri bölgeye gittiği takdirde muhtemel görevleri şunlar olabilir;

  1. UMH güçleri ile doğrudan irtibat kurmak
  2. Bu güçler arasındaki güvenlik ikilemini ortadan kaldırmak
  3. Bu güçleri eğitip teşkilatlandırmak
  4. Zaman içerisinde etkili bir komuta yapısı oluşturmak
  5. Daha bütüncül ve disiplinli hareket etmelerini sağlamak
  6. UMH güçlerine top tank ve havanlarla ateş desteği sağlamak
  7. İHA ve SİHA’larla destek sağlamak
  8. Uçakları ve silahlı helikopterleri hedeflere yönlendirmek
  9. Etkili bir lojistik destek sağlamak
  10. Aksaksız bir haberleşme sistemi oluşturmak
  11. Halkın desteğini ve güvenini kazanmak
  12. TSK Irak ve Suriye’deki yerel güçlerle yürüttüğü mücadele ve birliktelikten elde ettiği tecrübelerle Libya’da UMH güçlerini kısa sürede teşkilatlandırıp eğitip savaştırarak başarılı olacaktır.