Sinan TAVUKCU
Tüm YazılarıUkrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin son bir ayda “Yeni Dostlar Politikası” çerçevesinde İslam ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretler ve yaptığı anlaşmalar dikkat çekiciydi. Ukrayna’nın, savaşları sona erdirmek ve bölge ülkeleri arasında güvene dayalı bir barış ortamı sağlamak amacıyla Türkiye’nin “Bölgesel Sahiplenme” stratejisine paralel hareket ettiği görülüyor. Bu strateji, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından, bölge ülkelerinin aralarındaki sorunları bir hegemona ihtiyaç duymadan çözmesi; her ulus devletin komşu devletlerin hak ve hukukunu koruma, güvenliğini garanti etme ve bütün bir bölgenin ayrılmaz parçası olarak bölge istikrarını sağlama ve her alanda dayanışma sorumluluğunu üstlenmeleri olarak tarif edilmiştir.
Ukrayna, NATO’nun tahrikiyle ülkesine saldıran Rusya’ya karşı verdiği savaşın dördüncü yılında, ABD ve Avrupa gibi hegemon güçlerin verdiği sözleri tutmayarak kendisini yalnız bıraktığını yaşamış ve kendi çıkarlarını genişletme dışında hiçbir değeri olmayan hegemonlara güvenilemeyeceğini tecrübe etmişti. Aynı tecrübeyi Körfez ülkeleri de yaşadı. 28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına misilleme olarak İran’ın ABD üslerinin yanı sıra Körfez ülkelerinin enerji ve altyapı tesislerini vurmasına, Hürmüz Boğazı’nı kapat ekonomik krize sürüklenmelerine rağmen ABD, Körfez ülkelerine güvenlik sağlama taahhüdünü yerine getirmedi. Zaten kendisini koruyacak hali de olmadığı ortaya çıktı.
Türkiye’nin kuzeyinde Ukrayna, güneyinde Ortadoğu’daki savaşlar ve yaşanan ortak acı tecrübeler, ülkelerin hegemon güçlerden uzaklaşarak bölgesel sahiplenmeye dayalı yeni işbirliklerine yönelmesinin yolunu açtı. Ukrayna’nın yeni dış politika açılımı, bu yönelimi göstermektedir. Ülke, Rusya ile savaşta edindiği tecrübe ve geliştirdiği savunma araçlarıyla bölgenin güvenlik mimarisinde önemli bir aktör haline gelmeyi ve bunu etkili bir diplomatik güce dönüştürme yolunda ciddi mesafe kaydediyor.
Zelenskiy’nin Bölge Ülkelerine Ziyaretleri
Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenskiy, “Yeni Dostlar Politikası” çerçevesinde Körfez’e ilk ziyaretini 26 Mart’ta Suudi Arabistan’a yaptı. Ardından Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Ürdün’de temaslarda bulundu ve bu ülkelerle "güvenlik ve savunma" alanında anlaşmalar imzaladı. Görüşme ve anlaşmalar hava savunma sistemlerini, ortak askeri üretim projelerini ve enerji iş birliğini kapsıyor. Yapılan açıklamalara göre Körfez ülkeleri ile yapılan anlaşmalar on yıllık bir işbirliğini öngörüyor.
Volodimir Zelenskiy, Orta Doğu turunun ardından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, BAE ve Katar ile yapılan anlaşmaları "tarihi" olarak nitelendirdi ve “Savunma sistemimizi, savaşçılarımızın becerilerini ve devletimizin sahip olduğu bilgiyi ihraç ediyoruz” sözleriyle dört yıllık saha tecrübesini bölge ülkelerine ihraç etmeye başladıklarını belirtti. Açıklamada ayrıca, Bahreyn, Kuveyt ve Irak ile de iletişim halinde olduklarını; Körfez ülkelerine İran’ın fırlattığı İHA’lara karşı mücadele için Ukraynalı uzmanlar ve ekipman gönderdiklerini açıkladı. 200'den fazla Ukraynalı İHA savunma uzmanının BAE, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar'a görevlendirildiği biliniyor. Dört yılı aşkın süredir devam eden savaşta 100 binden fazla Şahit tipi drone saldırısını bertaraf etmedeki %85’lik başarı, Ukrayna’yı sahada test edilmiş anti-drone teknolojileriyle Körfez ülkelerinin önemli bir partneri hâline getirdi.
Ortadoğu ziyaretlerinin ardından Ukrayna Cumhurbaşkanı, 4 Nisan’da İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Görüşme sonrası yapılan açıklamada, liderlerin Türkiye-Ukrayna ikili ilişkileri, Ukrayna-Rusya savaşında barış arayışları ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Erdoğan’ın görüşmede, Ukrayna'nın Körfez ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ettiği kaydedildi. Bu ziyaretten bir gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye’de istikrarı güçlendirecek her adımın Türkiye ve Rusya’nın ortak menfaatine olduğunu” ifade etmesi, Ukrayna ile yürütülen temaslarda Rusya’nın dışlanmadığını gösterdi.
Ertesi gün, 5 Nisan’da, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın uçağıyla Şam’a geçen Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılımıyla Suriyeli mevkidaşı Ahmed Şara ile üçlü görüşme gerçekleştirdi. Zelenskiy, görüşmelerin bölgesel güvenlik ve savunma sorunlarından enerji ve altyapı işbirliğine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını söyledi. Türkiye’nin katılımıyla oluşturulan yeni formatın, daha sürdürülebilir bir bölgesel işbirliği sistemi yaratma potansiyeli taşıdığını vurguladı. Ona göre, üçlü müzakereler Ukrayna’nın Orta Doğu’daki konumunu güçlendirecek ve Suriye’nin toparlanmasına yardımcı olacak gelecekteki anlaşmaların temelini oluşturabilir.
Bakan Fidan, Şam temasları kapsamında, Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ve Ukraynalı mevkidaşı Andriy Sybiha ile de üçlü bir toplantı gerçekleştirdi. Sybiha, “Şam’da gerçekleştirilen görüşmenin üç ülke için bir dönüm noktası oluşturduğu konusunda uzlaştık” açıklamasını yaptı.
Üç ülke arasındaki yeni ittifak, Suriye’nin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, ülkenin iç güvenliği ve sınırlarının korunması konusunda işbirliğinin yolunu açıyor. Türkiye, Ağustos 2025'te imzaladığı ikili anlaşma ile zaten Suriye’nin en yakın işbirliği yaptığı ülkeydi. Türkiye aynı zamanda Ukrayna ile de son 10 yılda savunma sanayi ve güvenlik konularında yoğun bir iş birliği geliştirmiş ve ilişkilerini stratejik ortak seviyesine çıkarmıştı. Ankara, Suriye ve Ukrayna arasında da benzer bir sürecin başlamasını destekliyor.
19 Nisan’da Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha, katıldığı Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, “Savaş halindeki bir ülkenin bakanı olarak benim için bu, yeni ortaklıklar geliştirme ve kurma fırsatıdır. Çok taraflı platformlarda bu kadar çok görüşme talebi aldığımı hatırlamıyorum.” sözleriyle Ukrayna’nın yeni dış politika çizgisine yönelik ilgiyi dile getirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı, 24 Nisan’da ikinci kez Suudi Arabistan’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’a “anlaşmaları geliştirmek” üzere gittiğini duyurdu ve “Suudi Arabistan ile güvenlik, enerji ve altyapı alanlarındaki anlaşmalarımızı ilerletiyoruz. Güçlenmenin karşılıklı olması önemli.” ifadelerini kullandı.
Zelenskiy’nin ziyaret trafiğinin son halkası, 25 Nisan’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Azerbaycan’ın Gebele kentinde gerçekleştirdiği görüşme oldu. Baş başa ve heyetler arası görüşmelerde, iki ülke arasındaki stratejik ortaklık ve geleceğe dönük iş birliği projeleri ele alındı. Görüşmelerin ardından imzalanan 6 ayrı protokol, özellikle savunma sanayi ve güvenlik alanlarında kapsamlı bir iş birliğini öngörüyor. Savunma alanındaki bu yakınlaşma, Karadeniz ve Hazar Denizi hattındaki enerji koridorlarının güvenliği açısından da büyük önem taşıyor. Görüşmelerin sonunda her iki lider de Azerbaycan ve Ukrayna arasındaki dostane ilişkilerin bölgesel istikrar açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, diyalog sürecinin artarak devam edeceğini belirtti.
Sonuç
Son bir aydır Ukrayna’nın baş döndürücü diplomatik hamleleri, ülkenin hızla Transatlantik ekseninden uzaklaşmaya başladığına işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, dört yıllık savaşı sona erdirmek için Ukrayna’nın kaynaklarına el koymayı şart koşması; Avrupa ülkelerinin çapsızlığı ve verdikleri sözleri yerine getirme konusundaki tutarsızlıkları, Ukrayna’yı “Yeni Dostlar” arayışına yöneltmiştir. Cumhurbaşkanı Zelenskiy’nin temasları ve ziyaretleri, yeni dostlarının Türkiye başta olmak üzere Suriye, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Ürdün, Bahreyn, Kuveyt, Irak ve Azerbaycan olduğunu göstermektedir.
Bu gelişmeler yaşanırken Volodimir Zelenskiy, İsrail’i Rusya'nın Ukrayna’dan çaldığı tahılları bunun bir hırsızlık olduğunu bilerek satın almakla suçladı. “Özellikle Orta Doğu’da güvenliği artırmak için gerçekten çalıştıkları bir dönemde” bunun gerçekleştiğine vurgu yapması dikkat çekti. Bu vurgu, Ukrayna’nın kendisini İsrail karşısında konumlandırdığını gösteriyor.
Ukrayna’nın bölge ülkeleriyle gerçekleştirdiği temaslar ve yaptığı anlaşmalar; Ortadoğu, Karadeniz, Güney Kafkasya ve Akdeniz hattında, Müslüman ülkelerin iş birliğine Ukrayna’nın da katılmasıyla yeni bir ittifakın doğduğuna işaret ediyor. Ukrayna’nın bu sürece dahil olması, söz konusu ittifakın yalnızca İslam ülkeleri arasında değil, daha geniş bir zeminde şekillendiğini göstermektedir.
Güncel Yazıları
The End of the Velayat-e Faqih System in Iran Following the Death of Ali Khamenei
01 Mayıs 2026
Ukrayna’nın ‘Yeni Dostlar’ Politikası ve Zelenskiy’nin İslam Ülkelerine Yönelik Açılı..
29 Nisan 2026
ABD’de Trump Yönetimi-Papalık Çekişmesinin Arka Planı
28 Nisan 2026
Ali Hamaney’in Ölümüyle İran’da Velâyet-i Fakih Sistemi Sona Erdi
05 Nisan 2026
Netanyahu Finally Spills the Beans: The War’s Real Aim Is to Establish a New Oil Orde..
24 Mart 2026
Netanyahu Ağzındaki Baklayı Çıkardı: Savaşın Sebebi İsrail'den Dağıtılacak Yeni Bir P..
24 Mart 2026
Netanyahu’nun ‘Altıgen İttifakı’ Hayali
27 Şubat 2026
Hakan Fidan’ın Sükûtu, Türkiye’nin Nükleer Güç Olma Hedefinin İkrarıdır
21 Şubat 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ve Mısır Ziyareti Üzerine
12 Şubat 2026
Hakan Fidan’ın Bölge Devletleri Arasında “Bölgesel Sahiplenme”ye Dayalı Kapsamlı Birl..
01 Şubat 2026
Yükselen Özbekistan-Türkiye İlişkileri
26 Ocak 2026
İsrail’in “8. Cephe”si Kime Karşı?
23 Aralık 2025
ABD Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi ile Dünyayı Birileriyle Paylaşmak mı İstiyor?..
12 Aralık 2025
Could America Become Another Gaza? Mind-Bending Questions…
11 Kasım 2025
Amerika Gazze Olur mu? Beyin Yakan Sorular...
08 Kasım 2025