Mithat IŞIK
Tüm YazılarıTrump dünyanın sayılı zenginlerden biridir. Konuşmalarına baktığımız zaman dünyaya meydan okuyan bir görüntü sergiliyor.
Trump kendisi gibi küresel zenginlere mi meydan okuyacak, yoksa Çin ile iş birliği yapan küresel Güney’e mi meydan okuyacak, zamanla göreceğiz.
Aynı Trump, Panama Kanalı bizim bunu Çin’e vermedik, geri alacağız diyor. Trump, Çin'in emperyalist ABD'nin arka bahçesi olarak kabul ettiği Güney Amerika'da geliştirdiği iş birliği modelinden rahatsız. Buna karşı çıkıyor. Aynı Trump, Meksika Körfezi'nin ismini Amerikan Körfezi olarak ifade etti. Küba'yı teröre destek veren ülkeler listesine alarak Çin'in Güney Amerika iş birliğini hedef aldığını gösterdi. Trump'ın Grönland’ı alma hamlesini de Çin ve Rusya'nın Artik bölgesindeki iş birliğini önlemek amacı taşıması olarak değerlendirmeliyiz.
Trump’ın, Danimarka Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde Grönland’ı satın alma konusunda tehditkar konuşma yapması Danimarka’yı alarma geçirdi. Ukrayna-Rusya Savaşı’nı sonlandıracağını söyleyerek barış yanlısı bir lider görüntüsü vermek de istiyor.
Trump bir taraftan Çin'i tehdit ederken bir taraftan da Çin ile pazarlık yapıyor. Çin'e karşı uygulayacağı %10 vergiyi Şubat ayına ertelediğini söylüyor. Paris İklim Anlaşması’ndan ve Dünya Sağlık Örgütü'nden çekildiğini açıklayarak ve Kovid-19 virüsünden Çin'i sorumlu tutarak ilişkileri geriyor.
Trump'ın ilk uygulamasındaki açıklamalarına baktığımız zaman, Çin'i hedef aldığını görüyoruz. Şu anda küresel zenginlere karşı sessizliğini koruyor. Bu durumu Trump’ın, Çin’le gerginliğini koruyarak küresel liderliğini devam ettirmek ve güçlendirmek amacı gütmesi olarak değerlendirmeliyiz.
Trump başkanlığı döneminde Çin ile mücadeleye devam edecektir. Trump, Gazze'de ateşkesi kendisinin sağladığını söyleyerek barış yanlısı olduğunu söyledi. Ancak verdiği silah desteği ve konuşmalarıyla Netanyahu'yu cesaretlendiriyor. Gazze'de ateşkes olmasına rağmen İsrail zaman zaman Gazze ve Batı Şeria'da bomba yağdırmaya devam ediyor.
İsrail’e tahrip gücü, silah ve mermiler vermekten vazgeçmiyor. Trump'ın Suriye'de SDG güçleri maskesi altında terör örgütü PKK/YPG'ye karşı uygulayacağı politikalar, başkanlığı döneminde Türkiye'ye karşı uyguladığı CAATSA yaptırımlarını kaldırıp kaldırmayacağı, F-35 projesine Türkiye'nin dönmesi için alacağı kararlar, Biden'ın Güney Kıbrıs’ı Rum yönetimine uygulanan silah ambargosunu kaldırmıştı, bu konular hakkında Trump'ın vereceği kararlar Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğini belirlemede etkili olacaktır.
Trump döneminde AB-ABD ilişkileri sıkıntılı bir döneme girecektir.
Trump'ın NATO ülkelerinin NATO'ya verdiği mali isteği artırmalarını istemesi de NATO da önemli bir gündem yaratacaktır. Nitekim Trump, Avrupa'da sayıları 100 bin olan ABD askerlerinin ilk etapta 20 bininin çekileceğini açıkladı.
Trump, ABD'nin emperyal gücünü kullanarak kendisine göre ABD'nin sınırlarını genişletmek istiyor ancak bu o kadar kolay olmayacaktır.
Güncel Yazıları
Umman’da Heyetlerin Görüşmesi
09 Şubat 2026
ABD'nin İran'ı Çevreleme Stratejisi
03 Şubat 2026
Her Kullanışlı Aparatın Son Kullanma Tarihi Vardır
27 Ocak 2026
İran-ABD Gerginliği
19 Ocak 2026
Siyonist Stratejik Akıl
12 Ocak 2026
Grönland Krizi ve NATO
09 Ocak 2026
Tehlikeli İttifak
24 Aralık 2025
Tayland- Kamboçya Savaşı
17 Aralık 2025
Suriye'de Zaferin Birinci Yılı
09 Aralık 2025
ABD ve Venezuela İlişkileri
04 Aralık 2025
Tolga Drone Savunma Sistemi
25 Kasım 2025
PKK Terör Örgütü Zap’ı Boşalttı
21 Kasım 2025
Bir Markadır Altay Tankı
11 Kasım 2025
Terörün Son Bulması
05 Kasım 2025
Türkiye'nin Hafter’le Görüşmesi
27 Ekim 2025