Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi

Mithat IŞIK
11 Kasım 2021 10:11
A-
A+

Barışçıl yollardan ENOSİS’i gerçekleştiremeyeceklerini anlayan Rumlar, 1953 yılında kurdukları EOKA terör örgütünü 1953 yılında harekete geçirdiler.

Grivas’ın komutasındaki EOKA yayımladığı bildiri ile İngilizler ve Türkleri düşman ilan etti ve onları imha edeceklerini açıkladı. ENOSİS uğruna birçok İngiliz ve özellikle Kıbrıslı Türk EOKA’nın kurbanı olmuştur. EOKA’nın şiddet eylemleri karşısında kendini korumak isteyen Kıbrıs Türk halkı, 1 Ağustos 1956 tarihinde Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) kurdu.

Adadaki şiddet eylemlerine barışçıl bir çözüm yolu bulmak amacıyla yürütülen görüşmeler sonunda Kıbrıs Türk ve Rum liderlerİ Londra Anlaşması’nı imzalayarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını kabul etmişlerdir. Bu anlaşmalara istinaden hazırlanan Kıbrıs Anayasası’nın kabulü ile 1 Ekim 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Londra ve Zürih Anlaşmalarına göre Türkiye, İngiltere ve Yunanistan garantör ülkeler olarak kabul edilmişlerdir. 1960 Anayasası siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik bölümlerinden oluşuyordu. Güvenlik bölümünde en önemli madde Ada’da Türk askerinin bulunmasıydı. Türkiye Ada’da 650 mevcutlu bir alay bulunduracak, Yunanistan ise 950 mevcutlu bir alay bulunduracaktı.  Kıbrıs Anayasası’na göre iki toplumun eşitliği prensibi kabul edilmiştir. Egemenliğin iki toplum tarafından birlikte kullanılmasını kabul eden Kıbrıs Anayasası’na göre Rumlar %70, Türkler %30 oranında temsil hakkına sahip olup devletin Cumhurbaşkanı Rum, yardımcısı Türk olacaktır. (Makarios Cumhurbaşkanı, Dr. Fazıl Küçük Cumhurbaşkanı yardımcısı oldu.)

1960-1963 dönemi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hukuken var olduğu dönemdir. Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasına rağmen Rumlar ENOSİS hayallerinden vazgeçmemişler, kurulan düzeni ENOSİS için bir atlama tahtası olarak görmüşlerdir. Adadaki Türklerin imhasını sağlayacak AKRİTAS planını uygulamaya koyarak 26 Aralık 1963’te ilk büyük katliamlarını Ayvasıl’da gerçekleştirdiler. Bu dönemde 103 Türk köyünde yaşayan Türkler katliamdan kurtulmak için daha büyük Türk köylerine göç etmek zorunda kalmıştır.  Ada’da bulunan Türk alayı da Türkleri korumak için iki grup halinde tertiplenerek, bir grup orta köyde, diğer grup da Gönyeli’ye yerleşerek çepeçevre bölgesinde bulunan Türklerin güvenliğini sağlamıştır. Bu tertiplenme 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar devam etmiştir. Barış harekâtında Türk alayı, Yunan alayı ile savaşarak Yunan alayının karargâhı dahil geniş bir bölgeyi ele geçirmiştir. Benim de piyade teğmen rütbesi ile katıldığım bu harekatta Yunan alayını ele geçirdiğimizde Yunan alayı, alay sancağını dahi bırakarak çekildi. Çekilemeyenler ise imha oldu. 1963’te yaptığı katliamla Türkleri yok edemeyeceğini anlayan Makarios 1967-1974 döneminde Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar olan dönemde Türklere ekonomik ve sosyal baskılar uygulayarak Ada’dan göçe zorlama politikasını uygulamaya başlamıştır. 1974 yılında Yunanistan’daki askeri cunta ENOSİS için izlenecek yol konusunda Makarios ile aynı fikirde değildir. Bu nedenle 15 Temmuz 1974 tarihinde Ada’da garantör anlaşması gereği bulunan Yunan alayı ve Yunan subaylarının komutasındaki Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) Makarios’u darbe ile Cumhurbaşkanlığından uzaklaştırarak yerine EOKA’cı Nikos Sampson’u getirmiştir. Esas hedef Türkleri kısa sürede imha ederek ENOSİS’i gerçekleştirmekti. Nitekim Nikos Sampson, Makarios’u devirdikten sonra Rum radyosunda yaptığı konuşmada Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etmiştir. Kıbrıs’ta gerçekleştirilen darbeden sonra Türkiye  diplomatik girişimlere başlamış ve netice alamayınca Türkiye başbakanı Bülent Ecevit garantör ülke İngiltere ile birlikte olaya müdahale etmek istemiş netice alınmayınca garanti anlaşmasının kendisine verdiği hakkı kullanmaya karar vermiştir. Bülent Ecevit ve başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan TBMM’den alınan karar gereği 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’na karar verir. Barış Harekatının amacı Ada’da bozulmuş olan barışı tekrar tesis etmek, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamak, ENOSİS’e engel olmak, Türkiye’nin güney emniyetini sağlamak olarak özetlenebilir.

Türkiye 20 Temmuz 1974 günü tek taraflı olarak Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı. Türk askeri ile savaşmaktan korkan RMMO ve EOKA Türk yerleşim birimlerine saldırarak silahsız kadın ve çocukları katletmiştir. 22 Temmuz akşamı Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı ateşkes kararını kabul etti. Cenevre Konferansı’nda Rum ve Yunan ikilisi ile anlaşmanın mümkün olmadığına kanaat getiren Türkiye 14 Ağustos’ta ikinci harekatın yapılmasına karar verir. 14 Ağustos’ta başlayıp 16 Ağustos 1974’te sona eren harekatla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugünkü sınırları çizilir. Özgürlüğüne kavuşan Kıbrıs Türk halkı 13 Şubat 1975 tarihinde oybirliği ile Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni ilan etti. Kıbrıs Türk Federe Devleti meclisi de 15 Kasım 1983 tarihinde oybirliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etti.

Henüz savaş bitmedi, Rum ve Yunan ENOSİS hedefinden vazgeçmiş değil. Kıbrıs’a dikkat etmeliyiz. Gençlere Kıbrıs’ta Rum ve Yunan’ın yaptığı katliamları anlatmalıyız. Kıbrıs’ta deniz ve hava üsleri kurmalıyız. Türkiye’den Kıbrıs’a deniz otobüsü ve uçak seferlerini artırmalıyız. Üniversitelerimiz Kıbrıs’a turlar düzenlemeli, paneller yapmalı. Kıbrıs harekâtında savaşılan alanlar, mevziler düzenlenmeli, gençler buraları gezip görmelidir. Rum ve Yunan’ın mezalimini görmelidir.

Kıbrıs milli davamızdır. Unutmayalım, unutturmayalım.