Mithat IŞIK
Tüm Yazılarıİsrail'in yayılmacı stratejisi her geçen gün küresel bir güvenlik tehdidine dönüşmeye başladı. İsrail, Ortadoğu'da özellikle Suriye'den Doğu Akdeniz'e, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden Girit’e, Yunanistan'a, Kızıldeniz'den Somaliland’e kadar olan geniş bir alanda etki ve ilgi sahasını genişletme politikasını uyguluyor. İsrail'in uygulamak istediği bu strateji, zaman içerisinde küresel bir güvenlik tehdidinin oluşmasına neden olacaktır.
İsrail, güvenliğini bahane ederek bu yayılmacı politikalarına meşruiyet kazandırmak istiyor. İsrail’de radikal sağ aktörlerin güçlenmesi, bu yayılmacı stratejinin kalıcı politika haline gelmesine neden oldu. İsrail'in bu yayılmacı stratejisini uygulamasına ABD'nin verdiği ekonomik, askeri ve siyasi destek belirleyici ve teşvik edici olmuştur. Her ne kadar Trump zaman zaman Tel-Aviv yönetimini uyarıyor gibi konuşsa da bu konuda samimi olmadığını seçimlerde Netanyahu’yu desteklediğini açıklayarak göstermiş oldu.
İsrail'in yayılmacı stratejisi karşısında, özellikle bölge ülkelerinin bölgesel iş birliğini geliştirmeleri ve güçlendirmeleri önem kazanıyor.
Türkiye'nin jeopolitik konumu, askeri ve diplomatik kapasitesi, bölgesel iş birliği ve güvenlik mimarisinin oluşturulmasına imkanlar sunuyor. Bu nedenle Mekke İttifakı'nın oluşturulması çok önemli. Bu ittifaka Irak, Suriye ve Mısır'ın öncelikle katılımının sağlanması bölgesel güvenlik için çok önemli. Ayrıca Yemen'de çatışmaların önlenmesi, barışın sağlanması yönünde çabaların artırılması, bölgede güvenliğin ve barışın sağlanması için çok önemlidir. Yemen'de barışın sağlanması, ABD ve İsrail'in Yemen'deki çatışmalara müdahil olmasını da önleyecektir.
İsrail'in, bölgesel tehdit ve yayılmacılığının önlenmesi için bölge ülkelerinin dirençli, kendi güvenliklerini sağlayacakları yapılar haline gelmelerinin sağlanması önemlidir.
Siyonist ittifak, kaostan ve kandan besleniyor. Bu nedenle Haç-Hilal gerilimi ve İslam ülkeleri arasında da mezhepsel çatışmalar yaratarak gerilimi artırmak için her türlü çalışmayı yapıyor. Bu çalışmayı da aksatmadan devam ettiriyor.
Siyonizm, kendi barbarlığını ve insanlık için büyük tehlike olduğunu örtmek için barış ve kardeşlik inancı olan İslam dinini ve mensuplarını barbar ve düşman olarak göstermeye çalışıyor.
İsrail, uluslararası hukuku ihlal ederek yayılmacı politikalar uygulayarak insani krizler ve bölgesel savaşlar çıkararak bölge barışını etkiliyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal ediyor, Gazze'de işgal ve soykırım yapıyor, iki devletle çözümü kabul etmiyor. Suriye, Lübnan, İran başta olmak üzere bölge ülkelerinin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılar yapıyor. Bölgede gerilimi sürekli tırmandırarak geniş çaplı bölgesel çatışma riskini artırıyor. Bölgedeki kalıcı barışın önündeki en büyük engel Siyonizm ve Siyonist ittifaktır.
Güncel Yazıları
İsrail’in Stratejisini Önlemek
28 Ekim 2026
Düşmanın Kurduğu Oyunu Oynamak
21 Ekim 2026
Rusya NATO'ya Karşı
16 Ekim 2026
Irak'ta Tarihi Dönemeç
02 Ekim 2026
Yemen'de Husilerin İlerleyişi
24 Eylül 2026
Neden Hark Adası?
16 Eylül 2026
İsrail’in Türkiye Stratejisi
10 Eylül 2026
Zelenskiy’nin Amacı Nedir?
04 Eylül 2026
Ukrayna- Rusya Savaşı Ne Durumda?
28 Ağustos 2026
Siyonist Devletin Güvenlik Stratejisi
24 Ağustos 2026
Gazilik ve Şehitlik Onuru
21 Ağustos 2026
Üçüncü Dünya Savaşı Çıkacak mı?
18 Ağustos 2026
Mekke Anlaşması ve Önemi
10 Ağustos 2026
Askeri Hastaneler Açılmalıdır
04 Ağustos 2026
Ankara Zirvesi ve Avrupa'nın Güvenliği
27 Temmuz 2026