Mithat IŞIK
Tüm Yazılarıİran ile Irak arasında 1980 yılında başlayan ve galibi olmayan bu savaş 8 yıl sürdü. 8 Ağustos 1988 yılında sona erdi. Bu savaş her iki ülkede binlerce insanın hayatına mal oldu, milyonlarca insan yerinden oldu. Bu savaş bölgedeki dengeleri yıllar boyu derinden etkiledi.
İran-Irak savaşı sadece iki ülke arasında sınır anlaşmazlığı değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki jeopolitik, ideolojik ve dini bir hesaplaşmaydı. İki ülke arasında bölgesel liderlik mücadelesi de vardı. Türkiye savaşın devamı süresince tarafsızlığını korudu. Her iki ülke ile de iyi komşuluk ilişkilerini sürdürdü. İran ve Irak arasında barış, Ağustos 1990 yılında Irak’ın Kuveyt’i işgalinden sonra ABD ile savaşa girme korkusuyla İran'dan aldığı toprakları geri vermesiyle sağlandı.
24-28 Şubat 1991 yılında 1. Körfez Savaşı çıktı. İran ve Irak arasındaki son esir değişimi 2003’te oldu. ABD’nin 20 Mart 2003 yılında Irak’a gerçekleştirdiği savaşta Saddam Rejimi yıkıldı.
İran-Irak savaşından sonra ABD ve İsrail'in oluşturduğu Siyonist ittifak tarafından Büyük Ortadoğu Projesi uygulamaya kondu. İran yönetiminin Siyonist ittifakla Afganistan ve Irak'ta örtülü iş birliği yaptığına dair ciddi iddialar var. Bu iş birliğinin devamında İran, Sünni coğrafyadaki Şii nüfus üzerinde etkisini artırdı, vekil güçler oluşturmaya başladı. Siyonist ittifak İran'ın bu yapılanmasına göz yumdu ve tepki göstermedi. Aslında Siyonist ittifakın farklı bir hesabı vardı. İran'daki yönetim, İran'ı uzaktan korumak için bir koruma kalkanı oluşturmak istiyordu. İran milyarlarca dolar harcayarak Irak, Lübnan, Yemen, Suriye ve Gazze’de güç inşa etti. İran bu stratejiyi uygularken, bu ülkelerin parçalanmasına katkı sağlamış, bu ülkelerde terör ortamının oluşmasına uygun zemin hazırlamıştır. İran'ın bu stratejisi, Siyonist ittifakın, özellikle de İsrail'in bölge ülkelerinin her birine yaptığı operasyonlara adeta meşruiyet kazandırmıştır. Siyonist ittifak İran'ın bu stratejisini örnek göstererek İran üzerindeki uluslararası siyasi siyasi baskıyı artırmış, ağır ekonomik yaptırımlar uygulamış ve bu yaptırımları da yıllardır sürdürmektedir.
Siyonist ittifak, İran'ı vekil güçler üzerinden özellikle Irak ve Suriye'de sahaya sürerek Türkiye'yi zor duruma düşürmek istemiş ve bunda da başarılı olmuşlardır. Siyonist ittifak, İran'ı kullanarak İslam dünyasını birbirine güvenmeyen parçalara ayırmış, hasım haline getirmeye çalışmıştır. Aynı zamanda Türkiye'yi bölgede yalnızlaştırmaya, tecrit etmeye çalışmıştır. Körfez ülkeleri üzerinde baskı ve korku yaratmayı amaçlamıştır. Bu durum körfez ülkelerinin Siyonist ittifaka yakınlaşmasına neden olmuştur. İran'ın bu stratejisi ve korkusu, zengin körfez ülkelerini ABD'den milyarlarca dolarlık savunma sistemlerini almaya mecbur kılmıştır.
Gelinen noktada ABD ve İsrail bu ülkelerin enerji sistemlerini koruyamamıştır. Güvenliği de sağlayamamışlardır. Bu durum şunu gösteriyor: İran rejimi düşmanın oynadığı oyunu kendi oyunu zannederek, yıllarca önemli kaynakların boşa harcanmasına sebep olmuş, bölgedeki Müslüman ülkelere telafisi mümkün olmayan zararlar vermiştir. Bölgeyi savaş alanına çevirmiştir. Nihayetinde İran halkına çok ağır bedel ödetmiş ve ödetmeye de devam ediyor. İran Siyonist ittifakın kurduğu tuzağa düşmüştür. Bu oyunu oynayan aktör olmuştur. İran halen düşmanın oyununu kendi oyunu zannederek, bu senaryoyu oynamaya devam ediyor.
Güncel Yazıları
Rusya NATO'ya Karşı
16 Ekim 2026
Irak'ta Tarihi Dönemeç
02 Ekim 2026
Yemen'de Husilerin İlerleyişi
24 Eylül 2026
Neden Hark Adası?
16 Eylül 2026
İsrail’in Türkiye Stratejisi
10 Eylül 2026
Zelenskiy’nin Amacı Nedir?
04 Eylül 2026
Ukrayna- Rusya Savaşı Ne Durumda?
28 Ağustos 2026
Siyonist Devletin Güvenlik Stratejisi
24 Ağustos 2026
Gazilik ve Şehitlik Onuru
21 Ağustos 2026
Üçüncü Dünya Savaşı Çıkacak mı?
18 Ağustos 2026
Mekke Anlaşması ve Önemi
10 Ağustos 2026
Askeri Hastaneler Açılmalıdır
04 Ağustos 2026
Ankara Zirvesi ve Avrupa'nın Güvenliği
27 Temmuz 2026
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. Yılı
20 Temmuz 2026
İsrail'in Aparatı Olmak
14 Temmuz 2026