Mithat IŞIK

Tüm Yazıları

ABD'nin İran'a Saldırısında Hedef Nedir?

05 Kasım 2026
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

ABD ve İsrail'in, İran'a saldırılarının bahanesi İran'ın nükleer silaha sahip olmasını önlemek. Siyonist ittifak bu bahane ile İran'ı adeta tatbikat sahasına çevirdi. İsrail, İran'ın nükleer ve balistik füzelere sahip olmasını İsrail devletinin varlığına tehdit olarak görüyor. Bu nedenle ABD'nin desteğini alarak birlikte İran’ı bombalıyorlar.

İran en yetkili ağızlardan nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanacağını açıkladı. Humeyni'nin de bu konuda açıklamaları vardı. Ancak Siyonist ittifakın amacı farklı. Bölgede her gün yaşanmakta olan insani felaketlerin temelinde Siyonist rejimin uyguladığı stratejiler yatıyor. Siyonist rejim, ABD'nin desteğini alarak tüm bölgeyi ve insanlığı hedef almaya devam ediyor. İsrail, İran'ın dışında başka bir ülkeyi tehdit olarak gördüğünü açık olarak ifade etmiyor.

İran'ın Yemen'de Husileri, Lübnan'da Hizbullah'ı, Gazze'de Hamas’ı, Irak'ta Şii milislerden oluşan Şii eksenini güçlendirme çabalarını kendisine tehdit olarak görüyor. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan’ın oluşturduğu Mekke İttifakı’na Suriye, Ürdün, Libya, Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri(RSF) hariç gelecekte katılımlarını tehdit olarak görüyor. Pratikte, Mısır'ın bu ittifaka katılımını engellediğini değerlendiriyor.

İsrail, Hindistan, Yunanistan, Azerbaycan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Somaliland, Güney Suriye'de Dürzilerle ilişkilerini güçlendiriyor. İsrail'in temel stratejisi bölge ülkelerini parçalamak, ayrılıkçı güçleri desteklemektir.

İsrail hava kuvvetlerinin gücünü koruyacağını, kara kuvvetlerinde insan gücünde sıkıntı yaşayacağını biliyor. Bu nedenle, insansız savaş araçlarını geliştirmek için stratejiler ve çalışmalara hız ve önem veriyor. İsrail ve ABD, İran'a karşı Batıda kamuoyu oluşturma çabalarını da artırıyorlar. İsrail'e karşı oluşan menfi etkiyi kırmak istiyorlar. İsrail'in temel stratejisi, düşmanın yeteneklerini önceden tespit ederek etkisiz hale getirmek ve olası sürprizleri önlemektir. Bu nedenle, etkili bir istihbarata sahip olmak ve bunu geliştirmek için çabalarını hızlandırıyor. Diğer yandan güvenliği için ihtiyaç duyduğu bölgelerde tampon alanlar oluşturuyor, yeni yerleşim bölgeleri kuruyor. Bütün amacı savaşı hedef ülkenin topraklarına taşımaktır.

ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattıkları savaşlarda hedefler hala belirsizliğini koruyor. Trump, İran'ın nükleer altyapısına, füze sistemlerine, askeri altyapı ve yeteneklerine zarar verecek kısa ve şiddetli bir hava harekatı yapılmasını planlasa da böyle bir harekatla ne kadar başarı sağlanacak? Bu harekat rejimin devrilmesini, değişimini sağlamayacaktır.

Trump'ın amacı İran üzerindeki baskıyı artırmak, yapılacak müzakerelerde elini güçlendirmek, İran'ı daha fazla taviz vermeye zorlamak olabilir. İsrail'in amacı, İran'dan gelebilecek tehditlerin tamamen ortadan kalkmasını sağlamak. Olası muhtemel harekatta Lübnan'da Hizbullah da harekata katılırsa harekat iki alanda devam edecektir ki bu durum özellikle İsrail’i etkileyecektir. Her ne kadar taraflar harekatla ilgili hazırlıklar yapsa da askeri hazırlıkların yanında taraflar arasında Katar'da görüşmeler aracılar tarafından yürütülüyor.

Görüşmelerde;

-İran'ın nükleer programı

-Hürmüz Boğazı meselesi

-İran'a yönelik ekonomik teşvikler ele alınıyor.

Olası bir harekatta ABD'nin stratejik hedefi nedir? Trump neyi bir zafer olarak sunacak? ABD savaşı nasıl bitirecek? İran'a saldırı yapmak sorun olmayabilir ama savaşı nasıl bitirecek? Ertesi gün neler olacak, neler gerçekleşecek? Bekleyip göreceğiz.

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA