Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

EYT, Sakıncaları ve Çözüm Önerileri

Merve KARACAER ULUSOY
19 Kasım 2019 09:45

En yalın haliyle sigorta sistemi; aktif prim ödeyenlerden toplanan kaynakla emeklilerin maaşının karşılanmasına dayanır. Türkiye’de 12 milyon emekli varken, 22 milyon sigortalı olarak çalışıyor. Yani Türkiye’de 1 emeklinin maaşı için 1,63 kişi çalışıyor. Bu oran emeklilik sisteminin sürdürülebilmesi için yeterli bir oran değil. Ki bu oran her geçen yıl düşüyor. AB’de 1 emekliye 4 çalışan düşerken OECD ülkelerinde 6 çalışan düşüyor. (aktüeryal denge) Dünya’da sağlıklı olan oran ise 1 emekliye karşı 4 çalışandır.

Halihazırda mevcut sigortalı çalışan sayısı yükseltilmez ve kayıt dışı çalışanların sayısı azaltılmazsa ileride daha fazla bütçe açığı ile karşılaşacağız. Ayrıca gelecekte çalışanların ödediği sigorta primleri, emeklilerin aylıklarını da karşılayamayacak. 

Türkiye yakın döneme kadar dünyada en erken emeklilik yaşının uygulandığı ülkelerin başında geliyordu. 1999 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye kadar, 5,000 prim günü şartını yerine getirerek kadınlar 38, erkekler 43 yaşında emekli olabiliyordu. Yeni düzenlemeyle, 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olanlar için emeklilik yaşı kadınlarda 58’e, erkeklerde 60’a ve prim günü sayısı 7,200’e yükseltildi. Yaş sınırı kademli olarak her yıl artıyor ve 2048 yılında 65 yaşta eşitlenecek. Ancak şu anda emekliliği gündemde olan kişilerin büyük kısmı 1999’dan önce işe başlayanlar. Türkiye’de bu kişiler için halen 50’li yaşların başlarında emekli olmak mümkün. OECD ülkelerine baktığımızda ise çok büyük kısmında kadın ve erkeklerde emeklilik yaşı 65 olarak karşımıza çıkıyor.

EYT’nin Sakıncaları

Seçmen davranışını değiştirmek için erken emekliliğin gündeme getirilmesi uzun vadede bireylerin ekonomik ve sosyal refahına zarar verebilir. O nedenle çok hassas bir konudur.

Mevcut duruma baktığımızda SGK’nın giderek büyüyen bir mali açığı var, bu sene yaklaşık 47 milyar TL ve bu açık merkezi yönetim bütçesinden (devlet bütçesinden) karşılanıyor. Merkezi yönetim bütçesi de açık veriyor, an itibariyle 100 milyar TL. Emeklilikte yaşa takılanların taleplerinin yerine getirilmesi demek SGK ve merkezi yönetim bütçesi açıklarının ciddi biçimde artacağı anlamına geliyor.  Neden SGK’nın açığı var derseniz; 2019 yılının ilk yarısında sigortalıların ödediği prim 133 milyar TL iken emeklilere 144 milyar TL ödenmiş. Buna bir de sağlık harcamaları eklendiğinde bütçe açık veriyor.

Türkiye’nin AB’ye göre elindeki en önemli avantajlardan birisi sahip olduğu genç nüfusu. Ancak Türkiye nüfusu yaşlanıyor. 65 yaş üstünün toplam nüfus içindeki oranı artıyor. Yaşam süresi de artıyor (78 yaş civarı). Yaşlanan bir nüfusta bakım hizmetleri, sağlık harcamaları artar. Yaşlanan nüfus, giderler artarken çalışan sayısının azalacağı anlamına gelir. Bunu finanse edecek genç sayısının azalması da gelirleri düşürür ve SGK açık vermeye devam eder.

Kaynak: Dünya Bankası, 2019

İskandinavların Kullandığı Finlandiya Modeli Nedir?.

Finlandiya'da emekliliğine belli bir süre kalanlara, alınacak maaş için her yıl %2 eksik maaş ödenmesi, yani bu maaştan emekli olunması uygulaması var. Kabul eden hemen emekli oluyor. Emekliliğine iki sene kalan %4, üç yıl kalan % 6 daha az maaş emekli oluyor. Finlandiya'da Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödemek şartı ile maaşı eski durumuna getirme imkanı da var. Örneğin emekliliğine 3 yıl kalan bir vatandaş, %6 (3* %2) oranında az maaşla emeklilik hakkını kazanmış olacak.

Finlandiya Modeli Türkiye’de Uygulanabilir mi?

Almanya’da, Finlandiya’da emeklilik yaşı 65. Bizde ise 2008 sonrası için erkekte 61 kadında 58 yaş şartı bulunuyor. En düşük emekli aylığı yaklaşık 8,000 TL civarında. Bizde ise en düşük emekli aylığı SSK’lı olarak bunun dörtte biri.  Bu durumda emeklilikte yaşa takılanlara Finlandiya modelini uygulayarak her bir yıl için daha düşük emekli aylığı vermek çok da sağlıklı olmayacaktır. Modele göre bu kişiler hem çok düşük maaş alırlar hem de diğer emekliler ile aralarında uçurum oluşur. Çünkü emekliliğine kısa süre kalan da var, 10 yıl kalan da var. Dolayısıyla %2’lik indirim bazıları için %20 demek.  Bu da sistemin sürdürülebilirliği açısından sağlıklı olmayacaktır.

Çözüm Nasıl Sağlanır?

Açığı kapatmak için ya gelir artırmanız lazım ya gider azaltmanız. Emekli maaşlarını azaltamazsınız; zaten düşük. Primleri artıramazsınız; işgücü maliyeti yüksek. Bir asgari ücretli 2020 TL maaş alıyor. Fakat bunun işverene maliyeti SGK, Vergi ve Ücret Maliyeti; 3.006,11 TL'dir.

Hatta yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle SGK’ya asgari ücretten bildiriliyor. Eksik bildirimlerin sonucu olarak; işveren yasal olmayan bu bildirimler nedeniyle risk altında kalıyor, işçi düşük bildirimler nedeniyle emekli olduğunda düşük emekli maaşı alıyor ve düşük bildirimler sonucunda SGK’nın kasasına daha az para giriyor ve Devlet zarar ediyor.

Artı, birçok vatandaş emekli olduklarında alacakları emekli maaşları düşmesin diye sigortasız çalışmayı tercih ediyor (çalışanların %34’ü). Kayıt dışı istihdam ekonomi için son derece sakıncalıdır. Kayıtdışılığı azaltıp, istihdam artırılırsa gelirler de artacaktır.

Çalıştıkça ileride emekli olunduğunda düşen bir gelir sisteminden; çalıştıkça emekli olunduğunda yüksek emekli maaşı alınacak bir sisteme geçiş yapılabilir. Aksi halde emeklilik ümidi olmayanlar, özellikle gençler kayıt dışı çalışmayı tercih edeceklerdir.

Emekli olanlar çalışmaya devam ediyor, bu durum iş bulamayanlar için sıkıntı oluşturuyor. O nedenle emekli olduktan sonra çalışmak isteyenlerin emekli maaşları belli bir oranda kesilebilir.

Meslek liselerinde ilk işe başlama tarihinde öğrencilere sigorta numarası veriliyor. Ancak bu işe başlama tarihi olarak maalesef ki kabul edilmiyor. Bu belki hayata geçirilebilir ve böylece meslek liseleri özendirilir.  

Hükümetin 2020 yılında hayata geçirmeyi planladığı destek sağlanırsa; emekliye kamuda iş imkânı doğacak, düşük faizli kredilerle emeklilerin işyeri açmaları teşvik edilecek ve böylece istihdama katkı sağlanacak. Ek olarak çok çalışana yüksek emekli maaşı da çözüm olarak sunulabilir. Böylece vatandaşın emeklilik yerine çalışma teşviki artar. Ayrıca; ilaç ve tıbbi cihaz sektörlerimiz büyük ölçüde dışa bağımlı, yerli üretim artırılarak SGK’nın giderlerinin azaltılması sağlanabilir.