Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

ABD’nin Afganistan Bozgunu Dünyayı Nasıl Etkiliyor?

Alper TAN
13 Eylül 2021 13:32
A-
A+

Taliban, 15 Ağustos 2021’de Kabil’e girdi. ABD’nin 20 yılda oluşturduğu hükümet güçleri tek kurşun dahi atıp direnmedi. Aksine Taliban’ın işini kolaylaştırdı. İşgal güçleri can havliyle kaçarak hatta İngiliz askerleri Afgan kadınların yerel kıyafeti burka giyerek kaçtılar. ABD ile işbirliği yaptıkları için korkudan Amerikan uçaklarının eteklerine sarılanlar ezilerek can verdiler.

Ülkeden Amerikan uçaklarına binerek kaçanlar ise hayal ettikleri ABD’ye değil, Afrika ülkesi Uganda’ya bırakıldılar.

Son ABD askerlerinin ülkeden ayrıldığı gün Afganistan Milli Kalkınma Şirketi “42 Baraj Projesini de Türkiye ile yapmak istiyoruz” açıklaması yaptı.

ABD'nin 20 yıllık işkence üssü Bagram Taliban'ın karargâhı oldu!

Taliban savaşçılarının Afganistan'da büyük bir zafer kazandığını söyleyen üste görevli Taliban komutanlarından biri, "Biz Amerika'ya diz çöktürdük. Amerikalıların işgaline son verdik. Topraklarımıza kavuştuk. 20 yıldır süren savaşta mücahitler galip çıktı. Amerika kaybetti, zafer mücahitlerin ve İslam'ın oldu. Bu toprak şehitlerin toprağı oldu" dedi. Taliban güçleri daha sonra üssün içinde topluca şükür namazı kıldı.

Taliban yönetimi geçici hükümet kabinesini açıkladı. Washington merkezli bir düşünce kuruluşunun Başkan Yardımcısı Seth G. Jones, Taliban'ın geçici Afgan hükümetinde içişleri bakanlığı görevine FBI tarafından aranan Siraceddin Hakkani'nin getirilmesiyle ilgili, 'Bu ABD'ye atılan bir tokattır' yorumunu yaptı.

Afganistan’daki gelişmeler dünyanın diğer taraflarını nasıl etkiledi?

ABD destekçiliği ile tanınan BAE’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Tahnoun bin Zayed sürpriz bir hamle ile Türkiye'ye geldi ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi.

3 Eylül 2021’de Arap basınında, BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Tahnun bin Zayed'in, MİT Başkanı Hakan Fidan ile görüşebilmesi için Mısır istihbarat şefi Abbas Kamil ve Ürdün İstihbarat Şefi Ahmed Hüsnü'nün aracılık ettiği yazıldı.

İstihbarat Online, "Tahnoun bin Zayed, Mısır istihbarat şefi Abbas Kamil ve Ürdün istihbarat şefi Ahmed Hüsnü'nü aracılığı ile Türk istihbaratının başı Hakan Fidan ile Kahire'de görüştü. Uzlaşma adımları, son olarak 5 Ocak 2021’de Suudi Arabistan'ın Al-Ula'daki KİK zirvesi sırasında başladı. MbZ zirve sonrası Kahire'ye gitti; Kendisini Ankara ile ilişkilerde yeni bir sayfa açmaya şiddetle teşvik eden el-Sisi ile bir araya geldi" ifadelerini kullandı.

Tanınmış Mısırlı yazar Gamal Sultan, BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Tahnoun bin Zayed'in Türkiye'ye ani ziyaretini Taliban'ın Afganistan'da iktidara gelmesiyle ilişkilendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi hakkında yorum yaptı: “BAE'nin, küresel olarak oluşan yeni siyasi haritanın gölgesinde çıkarlarını garanti eden yeni bir ilişkiler temeli oluşturma arzusu” olduğunu yazdı.

''Şimdi Türkiye ile ittifak kurmak istiyorlar''

BAE'nin tamamen ABD'ye bağlı olmayacak yeni bir stratejik ağ aramaya başladığını yazan yabancı basın, 'Birleşik Arap Emirliği U dönüşü yaptı ve şimdi Türkiye ile ittifak olmak istiyor' yorumunda bulundu.

“Afganistan’dan çekilme, yeni ittifaklar meydana getirdi”

Yapılan analizde şu ifadeler yer aldı;

"Yabancı güçlerin Afganistan'dan çekilmesi başka bir şaşırtıcı ittifakı meydana getirdi. BAE, Türkiye ile ilişkileri yeniden oluşturmak, ekonomik ve stratejik bir ortaklık kurmak için aylardır Türkiye ile gizli temaslarda bulunuyor. Bu temaslar, BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Tahnoun bin Zayed'in Ağustos ortasında Türkiye'yi ziyaret etmesiyle kamuoyuna duyuruldu. Sonrasında BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü."

Türkiye’nin Eski Tel Aviv Savunma Ataşesi Kd. Albay İlyas Süpürgeci, ABD’nin Afganistan’da içine düştüğü durumun bölgeyi nasıl etkileyeceğini şöyle özetledi:  

"En büyük küresel güç olan ABD'nin ve yönetiminin ne kadar büyük bir zaaf içinde olduğunu ve gücünün sınırlarını bu kez çok net olarak ortaya koyan Afganistan'dan tahliye görüntüleri belki de yüzyıl hafızalardan silinmeyecektir. ABD'nin Afganistan'dan bu şekilde çekilmesi ve genel olarak bölgeden çekilme refleksi ortaya koymuş olması bölgede en çok İsrail halkını ve hükümetini kaygılandırmıştır. Israil'deki muhafazakâr Siyonist çevrelerde, ABD'nin bir "terör örgütü" olan Taliban ile anlaşmış olması ve Afganistan'ı teslim etmesi artık İslam Dünyasında Osmanlının yenilmesinden sonra ilk defa "Müminlerin kafirlere karşı zaferi" olarak hatırlanacaktır bağlamında görüşler ileri sürdükleri ve Keşmir'den Beyrut'a kadar uzanan hatta terör örgütlerinin bundan büyük cesaret ve güç devşireceklerini iddia ettikleri bilinmektedir. ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinin "uzun vadeli bir stratejik yenilgi" olarak nitelendirilmektedir."

BM: Afganistan'daki Taliban zaferi Afrika'daki cihat yanlılarını cesaretlendirebilir

"Afganistan'da yaşananların psikolojik ve reel etkilerinden korktuğunu" kaydeden Guterres, "Gerçek bir tehlike var. Bu terörist gruplar yaşanan hakkında hevesli hissedebilir ve birkaç ay önce düşünebildiklerinden ötesinde hırslara sahip olabilirler" ifadesini kullandı.

Avrupa’da güvenlik endişeleri arttı! “ABD'nin güvenliğine güvenemeyiz"

ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi ve Taliban'ın yönetime gelmesinden sonra Avrupa Birliği ülkelerinde güvenlik endişeleri arttı. Fransa, AB'nin savunma alanındaki etkinliğini artırmak için adım atılması gerektiğini düşünüyor. Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, Afganistan'daki ayaklanmadan kaynaklanan güvenlik sorunlarının "AB için bir uyanma çağrısı" olması gerektiğini belirterek, AB'yi savunma ve uluslararası yönetim konusunda ekstra cesur olmaya çağırdı.

Le Maire, "Avrupa, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrı olarak üç numaralı süper güç olmak için büyümeli. Gözlerimizi açalım, tehditlerle karşı karşıyayız ve artık ABD'nin güvenliğine güvenemeyiz" diye konuştu.

Korsika, Fransa’dan ayrılmakla tehdit etti

Fransa'ya bağlı Korsika adasındaki ayrılıkçı grup Korsika Ulusal Özgürlük Cephesi (FLNC) hükümetin aldığı kararlara isyan ederek açıklama yaptı. FLNC, Fransa devletinin kibirli politikalarını sürdürmesi halinde yeniden silahlı bağımsızlık mücadelesine döneceğini açıkladı.

Kaddafi’nin oğlu hapishaneden çıkıp ekibiyle birlikte Türkiye’ye geldi

Libya'da serbest bırakılan Muammer Kaddafi'nin oğlu Sadi Kaddafi Türkiye'ye geldi. Güvenlik kaynakları, Sadi Kaddafi (48) ve Muammer Kaddafi'nin özel kalem müdürlüğünü yapan Ahmed Ramazan'ın Trablus'ta tutuklu bulundukları hapishaneden serbest bırakıldığını teyit etti. Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe de sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada Kaddafi'nin tahliye kararını doğruladı.

Ermenistan, Türkiye’ye yöneliyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, başkent Erivan'da düzenlenen hükümet toplantısında Türkiye ile ilişkilere değindi. Paşinyan, Türkiye ile diyalog fırsatı gördüklerini ve buna hazır olduklarını ifade etti. "Ermenistan-Türkiye demir yolu ve kara yollarının yeniden açılması konusunda diyalog fırsatı görüyoruz. Biz böyle bir diyaloğa hazırız” dedi.

Ukrayna: ''Rusya ile savaşabiliriz''

Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim yeniden alevlendi. Ukrayna'da Devlet Başkanı Zelenski, Rusya ile ilişkileri ve Vladimir Putin ile ilgili olarak çok sert açıklamalarda bulundu. Zelenski, gerekirse Rusya ile savaşabileceklerini ifade etti.

SMO çatısı altındaki 5 askeri grup 'Suriye Kurtuluş Cephesi' adıyla birleşti

Suriye'nin kuzeyinde SMO çatısı altındaki 5 askeri grup 'Suriye Kurtuluş Cephesi' adıyla birleşti. Bünyesinde yaklaşık 20 bin SMO askeri yer alacak Suriye Kurtuluş Cephesi yeni adıyla TSK ile terörden temizlenen bölgelerde omuz omuza görevini sürdürecek.

AB “Türkiye'yi daha geniş bir kapsama dahil edeceğiz”

Avrupa Parlamentosu'daki AB-Türkiye Dostluk Grubunun Başkanı Czarnecki, 'Biz AB-Türkiye Dostluk Grubunda Türkiye'nin jeostratejik pozisyonundan kaynaklanan önemli konuları analiz etmeyi ve vurgulamayı, Türkiye'yi daha geniş bir kapsama dahil etmeyi hedefliyoruz. Bu konular Türkiye'nin Avrupa ile evrimleşen ilişkisi ile Asya ve Avrupa arasındaki ticaret ve altyapıyı geliştirmeyi amaçlayan Kuşak ve Yol Girişimindeki rolünü de kapsamaktadır' dedi.

Darbeci generaller, rütbeleri sökülerek hapse atıldı

Genelkurmay Personel Başkanlığı, 28 Şubat darbesi davasında hüküm giyen  ABD/NATO işbirlikçisi 13 generalin rütbelerinin sökülmesine ilişkin idari işlemin yapıldığını mahkemeye bildirdi. Darbeciler cezaevine atıldılar.

ABD, Suudi Arabistan’dan da çekiliyor

ABD merkezli Associated Press Haber Ajansı, ABD'nin Suudi Arabistan'daki hava savunma sistemlerini geri çektiğini bildirdi. Haberi ABD ve Suudi Arabistan teyid etti.

“Üç kardeş” ortak tatbikatta

Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan özel kuvvetlerinin katıldığı "Üç Kardeş 2021" tatbikatı Bakü'de düzenlenen törenle başladı. 3 ülkenin özel kuvvetleri ilk kez ortak tatbikat gerçekleştiriyor.

İsrail ve Yunanistan’a kötü haber

ABD’nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt: (EastMed boru hattı) “Kararı piyasalar verecek.  Eğer bu boru hattı inşa edilirse dünya tarihinin gördüğü en pahalı ve en derinden geçen doğalgaz boru hattı olacak. LNG, kısa vadede hala burada olacak fakat uzun vadede, hayır. Bu boru hattının inşası ABD’ye değil, piyasalara bağlı. Bu boru hattının inşası siyasi veya diplomatik bir sorun değil. Tamamen ekonomik sorunlar var. Piyasalar şimdilik şunun sinyalini veriyor: Bu hattın inşası mümkün değil. ABD, piyasalar neyi destekliyorsa onu destekleyecektir" açıklaması yaparak bu hatta umut bağlayan Tel Aviv ve Atina’yı hayal kırıklığına uğrattı.

Güney Kıbrıs Rumları korkuya kapıldı

Rum medyası (PhileNews), Andreas Pimpisiis’in analizinde şunlar vurgulandı:

“Türkiye, bölgemizdeki güç dengesini alt üst ediyor” denildikten sonra “Bildiğimiz Türkiye artık yok. Onun yerine kendisi için yeni bir jeopolitik rol tasavvur eden bölgesel bir güce dönüşen bir ülke var. Mavi Vatan doktrini yalnızca Doğu Akdeniz'deki hidrokarbonların kullanımıyla ilgili değildir. Rusya'nın da yardımıyla nükleer çağa geçmeye hazırlanan Türkler için enerjinin pek önemi yok. Ankara, artık Doğu Akdeniz'i kendi yaşam alanı olarak görüyor. Ankara, Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını ilerletmek için büyük güçler (örneğin ABD, Rusya) arasındaki artan rekabetten yararlanmaya çalışıyor. Artık kendisini Avrupa'ya, eski SSCB'ye ve Orta Doğu'ya hükmeden özerk bir kutup olarak görüyor.”

“Türkiye, geçtiğimiz yıl aynı zamanda bölgedeki bazı ülkelerle, başta İsrail ve Mısır olmak üzere ilişkileri ısıtmaya çalışarak başka bir yaklaşım denediğini gösteriyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımı bugün artık ulusal bir hedef olarak görülmemektedir” denildi.

Küresel medyanın tüm ülkelerdeki organları ve destekçileri,  ABD'nin Afganistan'daki sömürü, katliam ve tecavüzlerine bir kez bile yer vermeyip, tam aksine yatıp kalkıp Taliban'ın ne kadar kötü olduğunu anlatıyor olsalar da; böylece işgalci ABD’yi ve müttefiklerini sevimli, masum gösterip, bu insanlık suçunu gizlemeye çalışsalar da dünya siyaseti ABD’nin etrafında dönmüyor artık. Bilakis yeni bir dünya kuruluyor…