Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Batının Kan Kokan, Zulüm Üreten, Soykırımlarla Dolu Tarihi

Alper TAN
22 Nisan 2019 14:38

Çalıntı maddi zenginlikler üzerinden dünyaya caka satan Batının, karanlık tarihi üzerinde konuşulmayınca zannediliyor ki pırıl pırıl bir geçmişe sahipler.. Medya ve propaganda gücünü elinde tutan ve bunları çok iyi kullanan ABD ve Avrupa ülkeleri, bu avantajı, “ötekileri” karalamak ve kötü göstermek için değerlendiriyor. Avrupa’da çok sayıda ülkenin parlamentosu Türkleri baskı altına almak için 1915 olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak kabul etti. ABD ise her yıl bunu yeniden ısıtıp geri çekerek Türkiye’ye karşı kullanıyor.

Şimdilik daha öncesini bir kenara bırakıp, yazılı ve görüntülü her çeşit belgeleriyle neredeyse herkesin hatırlayabileceği 20. yüzyıldaki azılı Haçlı soykırım tarihinden küçük bir özet sunalım..

Fransa'nın Çad'da İslam alimi katliamı:

1917'de Fransa, Çad'da ülkenin her yerinden İslam alimini “konferansa” bahanesiyle davet etti. Fransız cellatlar, gelen 400 İslam alimini orada vahşice katletti.

***
ABD'nin Hiroşima soykırımı:

ABD Başkanı Truman’ın emri ile 6 Ağustos 1945'te atom bombasıyla Hiroşima’da ilk anda 70 bin kişi katledildi. Radyasyon hastalıkları sebebiyle Hiroşima’nın ilk beş yıl içerisindeki bilançosu 200 bin ölüye ulaştı.

***
ABD'nin Nagazaki soykırımı:

ABD Başkanı Truman, 9 Ağustos1945’de Nagazaki’ye atom bombası attırdı. İlk anda 74 bin kişi öldü, şehirdeki binaların %36’sı tamamen yok oldu. Daha sonra ölü sayısı 143.124’e ulaştı.
***
Almanya'nın Namibya katliamı:

1904’te Nabibya’yı sömürgeleştiren Almanya, bir yıl içinde en az 75 bin insanı katletti. Yerli pek çok kadın, Alman askerlerine seks kölesi olarak hizmet etmeye zorlandı.
***
ABD ve İngiltere'nin Dresden katliamı:

1. Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Churchill ve ABD’nin bombardımanları ile 13-15 Şubat 1945’te Almanya’nın Dresden şehrinde 3 günde yaklaşık 135 bin kişi öldürüldü.

***
Fransa'nın Cezayir soykırımı:

5 Ağustos 1945'te Fransız işgal kuvvetleri, Cezayir halkına saldırdı. Bir günde 45 bin kişi şehit edildi. 1 Kasım 1954-19 Mart 1962 arası, Cezayir’in bağımsızlık mücadelesinde Fransa, 1,5 milyon Cezayirli Müslümanı şehit etti. O sırada Cezayir nüfusu 8-10 milyon civarındaydı. Yani Fransa ülke nüfusunun % 15'ini yok etti.

***
Haçlı ordularının Boşnak Müslümanlara soykırım uygulaması:

1995'te, gözü dönmüş Ratko Mladiç komutasındaki Sırp katiller, Srebrenitsa'da 8.372 Boşnak Müslümanı şehid ettiler. Sırplar, kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak 64 ayrı toplu mezara gömdüler. Masum Müslümanları Sırp katillere teslim eden ise BM’nin sözde “Barış Gücü”nün Hollandalı komutanı Thom Karremans idi. Karremans, 25 000 silahsız, savunmasız Boşnak Müslümanı kendi elleriyle Sırp katillere teslim etmişti. Hollanda 2 kanalında Temmuz 2015’te yayınlanan ‘Srebrenitsa Neden Düşmeliydi?‘ adlı programda, Birleşmiş Milletler’in, ‘katliama seyirci kaldığı‘ suçlamalarını doğrulayan yeni belgeler yayınlandı.

Buna göre, Fransa, Britanya ve ABD arasında 1995 yılı mayıs ayında imzalanan gizli bir anlaşma nedeniyle, Srebnetisa’yı kuşatan Sırp güçlerine yönelik hava saldırısı düzenlenmedi.

ABD kaynaklı gizli belgeler Hollanda’nın eski savunma bakanı Joris Voorhoeve tarafından da doğrulandı. Voorhoeve’e göre, Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’da hava desteğine izin vermiş olsaydı, soykırımın önüne geçilebilecekti. Ama “BM gözetiminde” soykırım yapıldı.

***
Belçika'nın Kongo soykırımı:

NATO’nun merkezi, sözde medeniyet ve ilerleme ilkelerinin temsilcisi görünen Avrupa Birliği’nin Başkenti Brüksel’in de yer aldığı, demokrasinin kurumsal abidesi gibi görünen ama kendisi “Krallıkla” yönetilen Belçika’ya bir bakalım. Belçika, Kongo’yu sömürgeleştirdiği 1890-1905 arasında, 10 milyon insan öldürdü. Köle olmak istemeyen çocukların elleri ve ayaklarını kestiler. Belçika askerleri kendi aralarındaki kesilmiş çocuk eli koleksiyonu yapıyordu. 20 milyon olan Kongo nüfusu 8 milyona kadar düşmüştü.

İşte Avrupa ve ABD'nin yani Vahşi Batı’nın, "özgürlük," "demokrasi" "medeniyet" dediği kan kokan, zulüm üreten kirli medeniyeti..

Bu hadsiz ve utanmaz güruha anladıkları dilden konuşulmadığı müddetçe kan dökmeye, sömürmeye, zulüm üretmeye, yalan ve iftiraya devam edecekler..

Ama eskisi gibi meydan boş değil artık..

22.04.2019