Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Hindistan Seçim Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme

Hatice ÇELİK
03 Haziran 2019 00:09

Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan 11 Nisan 2019’da başlayan seçim maratonunu 19 Mayıs 2019’da tamamladı. Yaklaşık 900 milyon vatandaş sandığa gitti ve oylar 23 Mayıs 2019’da sayıldı. İktidar partisi olan BJP (Başbakan Modi’nin partisi) 542 milletvekilinden oluşan Lok Sabha’ya (Hindistan Parlamentosunun alt kanadı) 303 milletvekili gönderme başarısı yakaladı.[1] Daha küçük muhafazakar partilerin de BJP’ye verecekleri destekle birlikte iktidar bloğunun 360’a yakın milletvekilinden oluşması bekleniyor. Ana muhalaefet partisi olan Kongre Partisi ise seçim öncesi tahminlerini yakalayamadı ve beklediklerinin altında bir oy olarak sadece 52 milletvekili kazanabildi. Bu sonuç hem Hindistan iç siyaseti hem de dış politikası açısından odaklanılması gereken bir tablo ortaya çıkardı diyebiliriz. Sonuçlara odaklanmadan önce seçime gidilirken ve seçim boyunca yaşanan bazı önemli gelişmelere değinmek süreci ve sonucu anlamak için faydalı olacaktır. Bu gelişmeler ekonomi, iç politika ve dış politika şeklinde başlıklara ayrılabilir.

İç politikaya bakacak olursak, seçim propagandası boyunca Başbakan Modi’nin Hindu milliyetçiliğine sarılmış bir dil kullanarak Hindu seçmeni konsolide etmeye çalıştığını gördük. Ancak Hindistan’ın sahip olduğu yaklaşık 200 milyon Müslüman nüfusu da hesaba katarsak bu siyaset dilinin Müslümanları endişeye sevk ettiği ve muhalefet partisi olan Kongre Partisi’ne oy vermeye yönlendirebileceği de ihtimaller arasındaydı. Ayrıca son dönemde okul kitaplarında Hinduizm’in vurgulanması da Müslüman nüfus ve toplumun diğer kesimleri arasında kaygı yaratan bir diğer iç gelişmeydi.

İç politikayı hem yakından ilgilendiren hem de iç politikanın önemli bir parçası olan bir diğer başlık ise ekonomi idi. 2018 yılında özellikle tarım alanında ciddi sıkıntılar yaşayan Hindistan çiftçisi, bu konunun seçim sonuçlarına da yansıyacağının düşünülmesini sağladı. Zira özellikle Modi’nin yoğun oy alabildiği Uttar Pradesh gibi kalabalık eyaletlerde (nüfusu 221 milyon) halkın çoğunluğu tarım ile geçimini sağlıyordu ve son aylarda düşen patates ve soğan fiyatları halk arasında huzursuzluğu artırmıştı. Hindistan nüfusunun %70’ini kırsal kesimde yaşayan halkın oluşturduğunu belirtirsek durumun ciddiyetini daha iyi idrak edebiliriz. Bu nedenledir ki seçim öncesi tarımı ve çiftçiyi destekleme adına bazı teşvik paketleri açıklanmıştı. Kırsal nüfus bu sorunlarla meşgulken kentli ve eğitimli nüfusun da durumunun çok iyi olduğu söylenemez. Üniversite mezunu her 5 gençten 1’inin işsiz olduğu gerçeği ve giderek artan işsizlik oranları da hükümetin önünde çözüm bekleyen bir diğer sorun olarak duruyordu. Seçim sonuçlarından sonra hükümetin açıkladığı büyüme oranları son çeyrekte büyümenin %5,8 olduğunu gösterdi ki bu da geçen yıl %6,8 olan büyüme oranından uzaklaşıldığını göstermekteydi. Daha önce ticaret ve savunma bakanlıkları görevlerinde de bulunan Nirmala Sitharaman’ın yeni maliye bakanı olarak tabloya ne şekilde müdahale edip çözüm bulacağı ilgiyle takip edilmektedir.

Seçimlerin başlamasına bir ay kala yaşanan bir diğer önemli gelişme ise dış politika alanındaydı. 14 Şubat 2019 tarihinde, Hindistan kontrolündeki Keşmir bölgesinin Pulwama kasabasında düzenlenen bir bombalı eylem ile 46 Hint askeri hayatını kaybetmişti. Saldırıyı Caiş Muhammed isimli örgüt (amaçları Keşmir’in Pakistan ile birleşmesini sağlamak) üstlendi ve Hindistan hükümeti örgütün halen Pakistan kontrolündeki Keşmir’de ve Pakistan’ın Punjab bölgesinde de mevcudiyetini muhafaza ettiğini belirterek hava saldırıları düzenledi. Pakistan hükümeti de bu saldırılara 2 Hindistan jetini düşürerek karşılık verdi. Jetlerden birinin pilotu ölü ele geçirilirken diğer pilot Abhinandan Varthaman sağ olarak ele geçirildi. Bu, iki komşu nükleer güç arasında sıcak bir çatışmayı tetikleyebilecek bir durumdu. Ancak Pakistan Başbakanı İmran Han’ın sağduyulu yaklaşımı ve pilotu iyi niyet göstergesi olarak Hindistan’a teslim edeceklerini söylemesi ve sözünü tutması büyük bir krizi engelledi. Lakin teslim edilen pilot, Hindistan seçimlerinde BJP tarafından bir seçim malzemesi haline getirildi. Bazı bölgelerde pilotun fotoğrafları poster şekilde caddelere asıldı. Ancak gelen tepkiler üzerine bu posterler kaldırıldı.

Pulwama saldırısı ile başlayan ve Pakistan ile ilişkilerin gerilmesine neden olan bu süreç, Modi için seçim dönemi boyunca kullandığı Hindu milliyetçiliği dilini daha da güçlendirmesine yol açtı. Öyle ki bu hafta Yeni Delhi’de yapılan seçim zaferini kutlama etkinliğine Sri Lanka, Myanmar, Bangladeş gibi komşu ülkelerin liderleri davet edilirken Pakistan Başbakanı İmran Han davet edilmedi. Bu da Modi’nin seçim öncesi partisine oy verenleri bir arada tutuabilmek için kullandığı Pakistan karşıtı söylemden seçimlerin hemen ardından vazgeçmediğini gösteren bir tavırdır.

Önümüzdeki 5 yıl iktidarda kalacak olan Modi’nin Hindistan’ını hem siyasi hem de ekonomik alanda çetin bir dönem beklemektedir. Buna bir de Keşmir gibi uzun yılardır çözüme kavuşamamış bir meseleyi eklersek Hindistan’ın uluslararası sistem içerisinde yakından takip edilmesi gereken bir ülke ve aktör olduğunu söyleyebiliriz.

 

[1] https://www.bbc.com/news/world-asia-india-48315659?intlink_from_url=https://www.bbc.com/news/topics/c27kzzpqm7xt/india-elections-2019&link_location=live-reporting-story