ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap eden Takaiçi, uluslararası düzenin büyük bir istikrarsızlık döneminden geçtiğini ifade etti. Dünyadaki güç dengelerinin değiştiğini ve jeopolitik rekabetin giderek arttığını belirten Japonya Başbakanı, yaşanan çatışmaların dünya genelinde sivil kayıplara neden olduğuna dikkat çekti.
Takaiçi, uzun yıllar boyunca uluslararası ilişkileri tanımlamak için kullanılan “istikrarlı Soğuk Savaş sonrası dönem” anlayışının artık geride kaldığını söyledi. Yüksek yaşam maliyetlerinin, kalkınma hedeflerinde yaşanan yavaşlamanın ve insan hakları alanındaki sorunların uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu başlıca meseleler arasında bulunduğunu belirtti.
Kuruluşunun üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen Birleşmiş Milletlerin uluslararası barış ve istikrarı sağlama konusundaki rolünün sorgulanmaya devam ettiğini kaydeden Takaiçi, buna rağmen BM’nin yeni küresel sorunların aşılması ve uluslararası toplumun refahının sağlanması açısından önemini koruduğunu ifade etti.
Orta Doğu’daki gerilime de değinen Takaiçi, Hürmüz Boğazı’nda serbest ve güvenli seyrüseferin tehdit altında olduğunu belirtti. Japonya’nın bölgedeki gerilimin düşürülmesi amacıyla uluslararası toplumla birlikte diplomatik çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.
Nükleer silahlar konusunda da açıklamalarda bulunan Japonya Başbakanı, ülkesinin nükleer silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine yönelik çabalarını sürdüreceğini vurguladı. Takaiçi, “nükleer silahlardan arınmış bir dünya” oluşturulmasının Japonya’nın temel hedeflerinden biri olduğunu dile getirdi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nı BM Şartı’nda yer alan ilkelerin ihlaline örnek gösteren Takaiçi, Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısına yönelik eleştirilerde bulundu. Takaiçi, “Bu mevcut durumda, Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış için işlemediği söylenmelidir.” ifadelerini kullandı.
BM’de reform yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Takaiçi, “Konseyin meşruiyetini ve temsiliyetini güvence altına almak için hem daimi hem de daimi olmayan üyelerin sayısının artırılması elzemdir.” dedi.
Konuşmasında iklim değişikliği ve yapay zekaya da değinen Takaiçi, Japonya’nın 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak amacıyla yeşil dönüşüm çalışmalarını ilerlettiğini söyledi. Yapay zekadaki gelişmelerin insanlık açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Takaiçi, teknolojinin ulusal güvenlik başta olmak üzere çeşitli riskler de taşıdığına dikkat çekerek gerçeklere dayanmayan bilgi ve propagandanın yayılmasına karşı önlem alınması gerektiğini belirtti.
Diğer İçerikler