ABD merkezli The American Conservative (TAC) dergisi, Türkiye’nin bölgesel gücünün son dönemde eşsiz bir seviyeye ulaştığını yazdı. “Türkiye’nin Uzun Vadeli Oyunu” başlıklı makalede, Ankara’nın dış politika ve savunma sanayisindeki başarıları övülerek, “Tarihte eski bir büyük gücün böyle bir forma geri dönmesi nadirdir” ifadesine yer verildi.
Washington merkezli American Ideas Institute tarafından yayımlanan TAC dergisinin Eylül-Ekim 2025 sayısında, Türkiye’nin NATO’nun en büyük iki silahlı gücünden biri olduğu vurgulandı. Makalede, Ankara’nın dış politikada ve savunma sistemleri üretiminde kaydettiği ilerlemeler öne çıkarıldı. Türk insansız hava araçlarının (İHA) Ukrayna’da Rus ilerleyişini dengelemede oynadığı rol, Avrupa’da Türkiye’ye “büyük bir itibar artışı” sağladı. Fransa ve Almanya’nın, Ukrayna’ya barış gücü göndermesi için Türkiye’yi davet etmeyi değerlendirdiği, İngiltere’nin ise Eurofighter jetleri satmayı planladığı belirtildi.
Bölgesel Dengelerde Türkiye’nin Rolü
Makale, Türkiye’nin terör örgütü PKK’yı askeri olarak yendiğini ve Suriye’de Baas rejiminin çöküşüne katkıda bulunduğunu savundu. Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek, Ermenistan’ın yenilgisiyle sonuçlanarak “çok kutuplu dünyada stratejik bir zafer” olarak nitelendirildi. Türk İHA’larının bölgedeki etkisi de vurgulandı. Makalede, İran’ın bölgesel gücünün zayıfladığı, İsrail’in ise Gazze ve Batı Şeria’da “agresif politikalar” izlediği ifade edildi. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki yükselişinin, İsrail’in bölgesel hedefleriyle çatıştığı kaydedildi.
Temmuz 2025’te yapılan bir ankete göre, Türk halkının çoğunluğu bağımsız bir nükleer caydırıcılık sistemini destekliyor. Makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Haziran 2025’teki İsrail-İran çatışması (“12 Gün Savaşı”) sırasında söylediği, “Barış istiyorsan, cenge her zaman hazır olmalısın” sözüne atıfta bulunuldu. Bu ifade, Erdoğan’ın Türk dış politikasını anlatırken kullandığı kararlı üslubun bir örneği olarak gösterildi.
TAC, Türkiye’nin Osmanlı’nın son döneminden bu yana görülmemiş bir bölgesel güce ulaştığını ve çok kutuplu dünyada stratejik bir aktör olarak konumlandığını belirtti. Ankara’nın savunma sanayisindeki yerli üretim hamleleri ve dış politikadaki bağımsız duruşu, makalenin övgüyle ele aldığı noktalar oldu.
Diğer İçerikler