ABD’nin “Arkamda Durun” Taleplerine Red Cevabı Veren AB’den Hürmüz için Uluslararası Koalisyon Önerisi

AB’nin yaklaşımının tek taraflı askeri angajmandan ziyade çok taraflı ve uluslararası hukuk temelli bir çözümü esas aldığına vurgu yapan Kallas, “Bugün Hürmüz’de yaşananlar, tüm sevkiyatlar için güvenli geçişi garanti altına alacak güçlü bir uluslararası koalisyon ihtiyacını açıkça göstermektedir” dedi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Avrupa Birliği, Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim karşısında ABD’nin tek taraflı güvenlik yaklaşımına mesafeli bir duruş sergileyerek, daha geniş tabanlı bir uluslararası iş birliği çağrısında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, deniz güvenliği için “güçlü bir uluslararası koalisyon” kurulması gerektiğini vurguladı.

New York’taki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında konuşan Kallas, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin küresel deniz güvenliği açısından kritik bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti. Mevcut tehditlerin yalnızca gemi hatlarına yönelik saldırılarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda denizaltı altyapısına yönelik sabotaj risklerini de içerdiğini belirtti.

AB’nin yaklaşımının tek taraflı askeri angajmandan ziyade çok taraflı ve uluslararası hukuk temelli bir çözümü esas aldığını ortaya koyan Kallas, “Bugün Hürmüz’de yaşananlar, tüm sevkiyatlar için güvenli geçişi garanti altına alacak güçlü bir uluslararası koalisyon ihtiyacını açıkça göstermektedir” dedi.

Hürmüz Boğazı küresel ekonomi için kritik

Kallas, küresel güvenliğin enerji arzı ve ekonomik istikrarla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. AB’nin, uluslararası hukuka aykırı şekilde bu özgürlüğü kısıtlayan girişimlere karşı durmaya devam edeceğini ifade etti.

BM sistemine reform çağrısı

Konuşmasında uluslararası sistemdeki yapısal sorunlara da değinen Kallas, Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin veto yetkisini sıkça kullanmasının kriz çözme kapasitesini zayıflattığını belirtti. Kitlesel vahşet vakalarında veto hakkının sınırlandırılması gerektiğini savunan Kallas, çok taraflı sistemin yeniden işler hale getirilmesi çağrısında bulundu.

Bölgesel savaşlar ve uluslararası hukuk vurgusu

Orta Doğu’daki çatışmalar ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nı da değerlendiren Kallas, bu bölgelerde yaşanan gelişmelerin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana uluslararası hukukun en ciddi şekilde ihlal edildiği örnekler arasında yer aldığını dile getirdi.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA