G7 ve NATO zirveleri öncesinde yayınlanan ve Avrupa genelinde adeta soğuk duş etkisi yaratan araştırma, kıtada Washington'a yönelik "derin bir güvensizlik" yaşandığını tescilledi. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından mayıs ayında yaklaşık 20 bin kişinin katılımıyla yürütülen anket; Avrupalıların olası bir askeri saldırı anında ABD’nin kendilerini savunacağına dair inançlarını büyük ölçüde kaybettiğini gösterdi. Katılımcı ülkelerin hiçbirinde çoğunluk, bir kriz anında ABD’nin yardıma koşacağını düşünmüyor.
Araştırma sonuçları, Avrupa kamuoyunun güvenlik mimarisinde radikal bir zihniyet değişimi yaşadığına işaret ediyor. ABD'yi müttefik olarak görenlerin oranının Kasım 2024’te yüzde 22, altı ay önce ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu hatırlatan rapor, güncel verilerle bu oranın yüzde 11’e kadar çakıldığını gözler önüne serdi. Artık Avrupa halkının büyük çoğunluğu için ABD bir müttefik değil, en iyi ihtimalle "zorunlu bir ortak" konumunda bulunuyor. Katılımcıların yüzde 13’ü Washington’ı açıkça bir "rakip", yüzde 12’si ise doğrudan bir "düşman" olarak tanımlıyor.
En Sadık Müttefik Polonya’da Bile Güven Sınırda
ABD’nin kıtadaki geleneksel ve en güçlü askeri destekçilerinden biri olan Polonya’da bile, Washington’ın koruma garantisine tam veya yeterli düzeyde güven duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37’de kaldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu politikalarına ve İran’a yönelik askeri hamlelerine kamuoyunun en sert direnci gösterdiği İspanya’da ise Amerikan askeri yardımına güvenenlerin oranı yüzde 12’ye kadar geriledi. 15 ülkenin genel ortalaması alındığında, bir saldırı durumunda ABD’nin koruma sağlayacağına inananların oranı yalnızca yüzde 23,8 olarak kayda geçti.
Buna karşılık Avrupalılar, güvenlik krizlerinde okyanus ötesi yerine kıta içindeki komşularına güvenmeyi tercih ediyor. Bulgaristan hariç ankete dahil edilen tüm ülkelerde katılımcıların çoğunluğu, zor bir anlarında en azından bir Avrupa ortağının kendilerine askeri destek vereceğinden emin olduğunu beyan ederken, Avrupa içi yardımlaşmaya duyulan bu güvenin genel ortalaması yüzde 65,1 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti.
Trump Dönemi Politikaları Kırılma Yarattı
ECFR analistleri, Avrupa kamuoyunda yaşanan bu hızlı kopuşun arkasındaki temel nedenleri Donald Trump yönetiminin attığı tek taraflı ve agresif adımlara bağlıyor. Rapora göre; Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehdidinde bulunması, Avrupa ülkelerine danışmadan ve net bir plan yapmadan İran’a yönelik askeri hamlelere girişip ardından faturayı Avrupalılara kesmeye çalışması güvensizliği körükledi. Ayrıca Trump'ın, Ukrayna’daki savaşı bitirmek adına Moskova yerine doğrudan Kiev’e baskı yapması fakat bundan bir sonuç alamaması, ABD'nin NATO taahhütlerini sürekli tartışmaya açması ve Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının bir kısmını çekme kararı alması kıta genelinde çok ciddi kırılma noktaları oluşturdu.
Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, Estonya, France, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta yürütülen anket, Avrupalıların NATO’ya olan genel inançlarını koruduklarını ancak ABD'nin güvenilmezliğine karşı kendi savunma bütçelerini artırmaya çok daha sıcak baktıklarını ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 47’si savunma girişimlerini finanse etmek amacıyla ortak AB borçlanması fikrini desteklerken, bu fikre en güçlü destek yüzde 59 ile Portekiz, yüzde 56 ile Danimarka ve yüzde 55 ile Hollanda’dan geldi. Yine Danimarka (yüzde 75), Hollanda (yüzde 72) ve İsveç (yüzde 70) gibi ülkeler başta olmak üzere, Avrupalıların büyük kısmı ABD askeri donanımlarına olan bağımlılığı azaltıp "Avrupa malı silah satın alma" stratejisine geçilmesini savunuyor. Bu konuda ABD silahlarını tercih eden tek istisna ülke ise Polonya oldu.
Diğer İçerikler