ABD ve İsrail’in İran’a Saldırısı Küresel Ekonomiye Ne Kadar Zarar Verdi?

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlayan operasyonları ve Tahran’ın misilleme saldırıları, küresel piyasaları resesyonun eşiğine getirdi. Al Jazeera'nın derinlemesine analizine göre; Hürmüz Boğazı'nın tıkanmasıyla uçuşa geçen enerji fiyatları, ülkeleri 4 günlük çalışma haftasına ve yakıt rasyonuna zorlarken, Bakan Şimşek savaşın uzamasının "ciddi bir enflasyon riski" taşıdığını vurguladı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

28 Şubat’tan bu yana tırmanan ABD-İsrail ve İran savaşı, küresel finans ve enerji piyasalarını temelinden sarstı. Tahran'ın İsrail'e, ABD askeri üslerine ve Körfez'deki petrol depolarına yönelik balistik füze saldırıları, dünya ekonomisi için "stagflasyon" ve "küresel resesyon" çanlarının çalmasına neden oldu. Al Jazeera tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, krizin derinliğini şu ana başlıklarla ortaya koyuyor:

1. Enerji Piyasalarında %60’lık Gaz Şoku ve 106 Dolarlık Petrol

Savaşın başladığı günden bu yana enerji fiyatları kontrolsüz bir şekilde yükseliyor. 27 Şubat’ta 72 dolar olan Brent petrolün varil fiyatı, Pazartesi sabahı itibarıyla %40’tan fazla artışla 106 dolara ulaştı. Ancak asıl darbe doğal gaz piyasasından geldi; 2 Mart’ta Katar’ın LNG tesislerine düzenlenen İHA saldırısı sonrası QatarEnergy üretimi askıya aldı. Dünyanın LNG ihtiyacının %20’sini karşılayan Katar’daki bu duraksama, fiyatların %60 artmasına yol açtı.

Kpler kıdemli analisti Muyu Xu, Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük petrol ve gazın dünya arzının %20’sini oluşturduğunu hatırlatarak, Asya ülkelerinin (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore) büyük bir panikle yüksek fiyattan alternatif kaynak arayışına girdiğini belirtiyor. 2024 verilerine göre boğazdan geçen petrolün %84'ü Asya pazarlarına gidiyordu.

2. Üretkenlik Çöküyor: 4 Günlük Çalışma ve QR Kodlu Yakıt

Artan ithalat maliyetleri, ekonomilerin üretkenliğini doğrudan vurdu. 28 Şubat’tan bu yana 85 ülkede benzin fiyatları rekor kırdı.

Kamboçya: Benzin fiyatları %68 artışla litre başına 1,32 dolara çıkarak zirveye yerleşti.

Vietnam ve Nijerya: Sırasıyla %50 ve %35'lik fiyat artışları yaşandı.

Radikal Tedbirler: Pakistan, Filipinler ve Tayland hükümetleri yakıt tasarrufu için kamu çalışanlarına 4 günlük çalışma haftası ve zorunlu evden çalışma modellerini getirdi. Myanmar’da araçlar gün aşırı trafiğe çıkabilirken, Sri Lanka’da yakıt alımı için QR kodlu rasyon sistemi başlatıldı.

3. Küresel Borsalarda 5,5 Trilyonluk Sarsıntı

Bloomberg verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana küresel hisse senedi piyasaları ortalama %5,5 değer kaybetti. Asya piyasaları krizin merkez üssü haline gelirken; Tokyo (Nikkei 225) %11, Hindistan (Nifty50) %7 ve Suudi Arabistan (Tadawul) %9,6 oranında düştü. Batı cephesinde ise New York Borsası %6, Londra (FTSE 100) %5,3 değer kaybetti. Rus borsaları ise Körfez dışı bir enerji tedarikçisi olduğu için bu süreçte yükseliş eğilimi gösteren nadir piyasalardan biri oldu.

4. Havacılıkta "Yakıt Primi" Krizi

Hava sahalarının kapanması ve jet yakıtı fiyatlarının varil başına 200 dolara fırlaması (savaş öncesi 85-90 dolardı), bilet fiyatlarını astronomik seviyelere çekti. Qantas, Air India ve Lufthansa gibi devler, biletlere ek yakıt ücretleri yansıtmaya başladı. Avrupa-Asya uçuşları, riskli bölgelerden kaçınmak için uzayan rotalar nedeniyle hem daha pahalı hem de daha uzun hale geldi.

Bakan Şimşek: Savaş Uzarsa Ciddi Bir Enflasyon Riski Söz Konusu

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT Haber’e yaptığı özel açıklamada küresel ekonominin içine girdiği bu tehlikeli süreci değerlendirdi. Bakan Şimşek şu kritik ifadeleri kullandı:

"Bölgedeki çatışmaların genişlemesi ve uzaması, küresel ekonomi açısından ciddi bir enflasyon riski ve büyümede yavaşlama söz konusu. Enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik zincirindeki kırılmalar, dünya genelinde dezenflasyon sürecini sekteye uğratabilir. Savaşın uzaması durumunda küresel ölçekte ciddi bir enflasyon riski söz konusu."

Şimşek, enerji fiyatlarındaki oynaklığın beklentileri bozduğunu ve küresel düzeyde yüksek faiz ortamının daha uzun süre devam etmesine neden olabileceğini belirterek, Türkiye'nin makro-finansal istikrarı korumak adına tüm senaryolara hazırlıklı olduğunu ifade etti.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA