Uzmanlar Uyardı: Ateşkese Rağmen Enerji Fiyatlarının Normale Dönmesi Aylar Sürebilir

ABD ile İran ve İsrail arasında sağlanan kırılgan ateşkese rağmen, küresel petrol ve doğalgaz fiyatlarının savaş öncesi seviyelere dönmesinin aylar alabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın tarihin en büyük kesintisini yaşadığını ve enerji altyapısına verilen zararların telafisinin kısa vadede mümkün olmadığını vurguluyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Orta Doğu'daki savaşın ardından ilan edilen geçici ateşkes, enerji piyasalarında beklenen hızlı rahatlamayı getirmedi. Dünya petrol ve gaz ihracatının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki trafik, savaş öncesi günlük 140 gemiden, ateşkesin ilk günlerinde tek haneli rakamlara (günlük 5-7 gemi) kadar geriledi. Tufts Üniversitesi'nden Profesör Rockford Weitz, yaşanan durumu "küresel petrol piyasaları tarihinin en büyük bozulması" olarak tanımlayarak, normale dönüşün zaman alacağını belirtti.

Kriz sadece ham petrolle sınırlı kalmayıp; petrokimya ürünleri, gübre ve yarı iletken üretiminde kritik öneme sahip helyum gibi yan ürünleri de vurdu. Wichita State Üniversitesi'nden Profesör Usha Haley, altyapıdaki hasar nedeniyle LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) piyasasının dengelenmesinin 3 ila 6 ayı bulabileceğini belirtti. Ayrıca, depolama kapasitelerinin dolması nedeniyle üretimi durduran Irak gibi ülkelerin, kuyuları yeniden açmasının haftalar süreceği ifade ediliyor.

Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesinde sadece arz kesintisi değil, yeni maliyet kalemleri de etkili oluyor. İran’ın boğazdan geçen gemilerden "geçiş ücreti" (tanker başına yaklaşık 2 milyon dolar) talep ettiğine dair raporlar ve fırlayan sigorta primleri, piyasadaki risk primini canlı tutuyor. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran'ın bu ücretleri durdurması gerektiğini belirterek uyarıda bulundu.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, savaşın etkisiyle küresel ekonomik büyüme tahminlerini %3,3'ün altına düşüreceklerini açıkladı. Georgieva, "Barış kalıcı olsa bile büyüme daha yavaş olacak" uyarısında bulundu. Uzmanlar, krizin en büyük kaybedeninin gelişmekte olan Asya ve Afrika ülkeleri olduğunu, buna karşılık Rusya'nın yaptırımların gevşetilmesiyle yüksek fiyatlardan satış yaparak süreçten ekonomik olarak fayda sağladığını belirtiyor.

Piyasadaki istikrarın sağlanması için Çin, ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin yanı sıra bölge güçlerinin de katıldığı kapsamlı bir iş birliğinin şart olduğu vurgulanıyor. Mevcut "risk primi"nin, Hürmüz Boğazı'ndaki akış tamamen istikrarlı ve öngörülebilir hale gelene kadar fiyatları baskılamaya devam etmesi bekleniyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA