ABD-İsrail’in İran’a Saldırısının Uzaması Halinde Küresel Ekonomiye Etkisi Çok Büyük Olacak

ABD-İsrail’in İran müdahalesiyle Hürmüz Boğazı düğümlendi; petrolün 150 dolara çıkması beklenirken, küresel gıda güvenliği ve 11,7 trilyon dolarlık turizm endüstrisi uçurumun kenarına geldi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

28 Şubat 2026'da başlayan ABD –İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları ve İran'ın misilleme eylemleri, küresel ve bölgesel ekonomik sonuçlar doğurmaya devam ediyor.

Çatışma, petrol ve doğalgaz fiyatlarında ani artışlara, havacılık ve turizmde yaygın aksamalara, borsalarda düşüşlere ve finans piyasalarında artan oynaklığa yol açtı.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması ve Katar ile Suudi Arabistan'daki önemli enerji üretim tesislerine yönelik saldırıları, dünya petrolünün beşte birinin geçiş noktası olan bu güzergahtan geçen trafiği durdurdu. Bu enerji fiyatlarını yükseltti, ancak arz kesintileri birkaç haftadan daha uzun sürerse, petrol fiyatları hızla yükselebilir.

Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ederse, petrol üreten yedi Körfez ülkesi (Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri) bir aydan kısa bir süre içinde ham petrol depolama kapasitelerinin tükeneceği öngörülüyor.

Katar Enerji Bakanı Saad al-Kaabi, bölgedeki üreticilerin birkaç gün içinde üretimi durdurabileceği ve petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceği konusunda uyardı.

Bu tür artışlar küresel ekonomiye yansıyor, Uluslararası Para Fonu, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10'luk artışın küresel ekonomik büyümeyi yüzde 0,15 oranında azalttığını tahmin ediyor.

Savaş riski dolayısıyla birçok sigorta şirketi Körfez'deki gemiler için sigorta teminatlarını iptal etti. Hisse senedi piyasalarında düşüş yaşadı.

Asya, uzun süreli bir enerji fiyat şokuna karşı daha da savunmasız durumda. Hürmüz Boğazı'ndan sevk edilen ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık %80-90'ı bölgeye, özellikle de Çin'e gidiyor.

Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve İran'dan yapılan azotlu gübre ithalatı da durdu. Dünya genelindeki gübre üreticileri üretimlerini azalttı ve fiyatlar şimdiden yükseldi. Uzun süren bir çatışma, üreticilerin gübre kullanımını azaltması ve verimin düşmesiyle ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu olumsuz gelişmeler küresel gıda güvenliğini tehdit ediyor.

Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar, tedarik zincirleri için ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Bahreyn, Irak, İsrail, Kuveyt, Katar, Suriye ve BAE, saldırıların ardından kendi hava sahalarını kapattı. Körfez ülkeleri küresel havacılığın merkezi sinir sistemi görevi görüyor. CNBC'ye göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından bu yana Orta Doğu'da en az 20.000 uçuş iptal edildi ve bu durum bir milyondan fazla insanı etkiledi. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, bu sorunların küresel ekonomiye önemli katkı sağlayan 11,7 trilyon dolarlık küresel turizm endüstrisini tehdit ettiğini bildiriyor.

Küresel havacılığın zarar görmesi sadece küresel turizm endüstrisi ile sınırlı da değil. Emirates, Qatar Airways ve Etihad dahil olmak üzere Orta Doğu havayolları, küresel hava kargo kapasitesinin yaklaşık %13'ünü oluşturuyor. Hava kargosu değer olarak dünya ticaretinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor ve genellikle akıllı telefonlar, mikroçipler ve diğer elektronik ürünler gibi yüksek değerli eşyaları taşıyor.

Enerji fiyatlarını yüksek tutan uzun süreli bir savaş, enflasyonu ve dolayısıyla faiz oranlarını artırarak borç alanlar için sıkıntı yaratabilir. Bu arada, kargo gemilerine yönelik tehditler tedarik zincirlerini aksatarak işletmeler ve tüketiciler için fiyatları daha da yükseltebilir.

Uluslararası Para Fonu Başkan Yardımcısı Dan Katz'a göre, Orta Doğu'daki giderek derinleşen çatışma, enflasyon ve ekonomik büyüme gibi çeşitli ölçütler açısından küresel ekonomiyi "çok etkileyebilir".

Savaşın devam etmesinin küresel anlamda tüketicilere maliyeti olacaktır. Enerji fiyatlarındaki sürekli artış, tedarik zincirinde aksamalar, günlük tüketim mallarının maliyetini yükseltecektir. Merkez bankaları muhtemelen enflasyonu kontrol altına almak için borçlanma maliyetlerini artıracak, bu da tüketici harcamalarını azaltacak ve ekonomik büyümeyi aşağı çekecektir.

Gümrük politikası, kamu istihdamındaki kesintiler, artan federal borç ve finansal kırılganlıklarla boğuşan ABD ekonomisini, bu savaşın doğrudan ve dolaylı maliyetleri olumsuz etkileyecek görünüyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA