Mısırlı Gazeteci Cemal Sultan’dan Suriye Analizi: Stratejik Sabır, Sessiz Diplomasi ve Dikkatle Hesaplanmış Adımlar

Suriye yönetimi ile YPG/SDG arasında imzalanan entegrasyon anlaşmasının ardından sahadaki dengeler değişirken, Mısırlı gazeteci Cemal Sultan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye politikasını “stratejik sabır ve sessiz diplomasi” kavramlarıyla değerlendirdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Mısır merkezli El-Masryûn gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Cemal Sultan, Suriye’deki gelişmeleri Türkiye açısından ele aldı. Sultan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin Suriye dosyasında izlediği politikayı “stratejik sabır, sessiz diplomasi ve dikkatle hesaplanmış adımlar” olarak nitelendirdi.

Sultan analizinde, “Erdoğan ve ekibi Hakan Fidan, İbrahim Kalın ile Nuh Yılmaz'ın Suriye'nin karmaşık meselelerindeki stratejik sabrı; zekâ dolu, sessizce, sabırla, gürültüden ve gösterişten uzak, gölgeler altında çalışan, adımlarını iyi hesaplayan, müttefikleriyle güven köprülerini güçlendirirken aynı zamanda bunun meyvelerini toplamak için acele etmeyen kimliği bir ‘siyasî taktik okulu’dur” ifadelerini kullandı.

Sultan’a göre, Suriye’nin doğusundaki YPG/SDG ve PKK’ya yönelik sürecin, Suriye ordusunun ülkenin toprak bütünlüğünü savunmaya dönük bir iç operasyon haline gelmesi, Türkiye açısından yalnızca askerî ve güvenlik boyutunda değil, siyasî düzlemde de önemli bir kazanım anlamına geliyor.

Bu durumun, Ankara’nın “Terörsüz Türkiye” vizyonunu desteklediğini belirten Sultan, sürecin iç siyasetteki kırılganlıkların önüne geçilmesine katkı sunduğunu vurguladı. Sultan, “Bu, Türkiye için sadece tarihî bir askerî-güvenlik kazanım değil, aynı zamanda dahilî muhalefetteki güç mücadelesini engelleyen, Kürt halkının kışkırtılmasını önleyen ve Türkiye Cumhurbaşkanı'nın bizzat denetlediği, şu anda yüksek önceliğe sahip ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonunu destekleyen büyük bir siyasî kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni anayasa ve siyasi vizyon vurgusu

Mısırlı gazeteci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süreci Türkiye’nin geleceği açısından daha geniş bir çerçevede ele aldığını da aktardı. Sultan’a göre Erdoğan, söz konusu kazanımı “Türkiye'nin yeni bir anayasa hayalini gerçekleştirmesinin, yamalı askerî anayasa dönemini sona erdirmenin ve ülkenin geleceğini güvence altına alacak yeni, modern, demokratik, sivil bir devlet kurmanın kapısı” olarak görüyor.

Erdoğan’ın Suriye politikasının arka planı

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşın ardından Türkiye, büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalmıştı. Esad rejiminin saldırılarından kaçan Suriyelilere kapılarını açan Türkiye, yıllar boyunca bu politikasını sürdürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de parçalanmış bir yapıya ve terör örgütlerinin devletleşme girişimlerine müsamaha gösterilmeyeceğini her fırsatta dile getirdi.

Aralık 2024’te Suriye’de devrimci güçlerin Esad rejimini devirmesinin ardından yönetime gelen Ahmed Şara, ülkede hiçbir terör örgütü yapılanmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Bu kapsamda YPG’ye yönelik askeri operasyonlar başlatıldı ve 18 Ocak itibarıyla YPG’nin fiilen sona erdiği, entegrasyon anlaşmasıyla ilan edildi. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump da daha önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atıfta bulunarak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan çok kötü bir Suriye liderinden kurtulmamız konusunda bize yardımcı oldu. Haklını vermekte zorlanıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hakkının teslim edilmesi lazım. Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye'yi kurtardı” ifadelerini kullanmıştı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA