Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Kafkasya’da Bölgesel İhtilaflar ve Çözüm Yolları

SDE ve TİKA iş birliği ile düzenlenen II. Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Kongresi’nde, SDE İç Politika ve Hukuk Koordinatörü Prof. Dr. Tevfik Erdem’in Başkanlığını yaptığı “Kafkasya’da Bölgesel İhtilaflar ve Çözüm Yolları” oturumu gerçekleştirildi
SDE Editör
18 Mayıs 2022 15:57
A+
A-

SDE ve TİKA iş birliği ile düzenlenen II. Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Kongresi’nde, SDE İç Politika ve Hukuk Koordinatörü Prof. Dr. Tevfik Erdem’in Başkanlığını yaptığı “Kafkasya’da Bölgesel İhtilaflar ve Çözüm Yolları” oturumu gerçekleştirildi.

Oturum, Eski Azerbaycan Büyükelçisi Hulusi Kılıç’ın “Bölgesel İhtilaflar ve Çözüm Yolları” başlıklı konuşmasıyla başladı.

Karabağ’ın işgal altından kurtarılmasını ve Ukrayna-Rusya Savaşı’nı, Kafkasya’nın yeniden oluşum sürecinin önünü açan gelişmeler olarak gördüğünü belirten Kılıç, Kafkasya’daki temel ihtilafları kuzeyde; Abhazya ve Osetya Sorunu, güneyde; Azerbaycan’ın Ermenistan ile yaşadığı süreç olarak değerlendirdi.  Türkiye’nin Kafkasya bölgesine ayrı bir önem verdiğini belirtirken Ermenistan-Türkiye arasındaki normalleşme sürecinin önemine de değindi.

Oturum, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aygün Attar’ın “Türkiye’nin Bölgesel İhtilafların Çözümündeki Rolü” konuşması ile devam etti.

Attar, Türkiye’nin rolünü objektif bir biçimde değerlendirmek için Kafkasya bölgesinin tarihi gelişimine odaklanmanın gerekliliğini vurguladı. Tarihi perspektifi dinleyicilere aktaran Attar, bugün Türkiye’nin bölgesel ve küresel gelişmelere etki eden bir aktör olduğunu belirtirken Türkiye’nin sahip olduğu yüksek diplomasi, kuvvetli istihbarat, yapıcı ve etkili bir dış politikanın Kafkasya bölgesi için önemini belirtti.

Oturum, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Tanrısever’in “Kafkasya’daki Bölgeselleşme Sürecinin Çatışma Çözümü Mekanizmalarına Etkileri: Fırsatlar ve Riskler” adlı konuşmasıyla devam etti.

Kafkasya’daki barış ihtimalinin “bölgeselleşme” modelinden geçtiğini belirten Tanrısever, Türkiye’nin öncülük ettiği 3+3 modelinin, bölge için büyük bir fırsat olduğunu belirtti. Fakat ülkelerin bölgeselleşme sürecini zayıflatan açıklamalarının bölge için risk oluşturduğunu ekleyen Tanrısever, dışlayıcı bölgeselleşme modelinin bölge için tehditler oluşturduğunu vurgularken Orta Asya bölgesini de kapsayacak, kucaklayıcı bölgeselleşme stratejisinin bölgenin barışı için vazgeçilmez bir çözüm yolu olduğunu vurguladı.
KAFKASSAM Başkanı Prof. Dr. Hasan Oktay, “Türkiye-Azerbaycan İlişkilerinde Nasıl Bir Ermenistan Politikası” adlı konuşmasını gerçekleştirdi.

Türkiye’nin doğuya açılan kapısı olması nedeni ile Ermenistan’ın, bölge ve Türkiye için bir mihenk taşı niteliğinde olduğunu belirtti. Ermenistan’ı avantajları ve dezavantajları ile ayrıntılı ve objektif çalışmanın bölgeyi anlamak için önemli olduğunu vurgulayan Oktay, Ermenistan’ın politikalarının Rusya’dan geçtiğini, Ermenistan’ı anlamak için Rusya’nın dış politikasının iyi analiz edilmesinin gerekliliğini vurguladı.
Oturumun devamında, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Ankara Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Alexandr Sotnichenko “Kafkasya: Medeniyetler Arası Körü mü, Yoksa Bir Kaos Noktası mı?” adlı konuşmasını gerçekleştirdi.

Kafkasya’nın Fars-Şii, Türk-Sunni, Rus-Ortodoks medeniyetlerinin bir araya gelmesi ile oluşan zengin bir kültüre sahip dinamik bir bölge olduğunu belirten Sotnichenko, bu durumu bir zenginlik olarak gördüklerini ekledi. Bölgesel güçlerin bu bölgede barış istediğini belirtirken savaşın kendileri için mülteci, kaçakçılık, ticaret yollarının kapanması gibi büyük krizlere yol açacağının altını çizdi. Bölge dışı aktörlerin ise bölge için bir tehdit unsuru olduğunu vurguladı.
Oturumun son konuşmacısı ise ASBÜ Öğretim Üyesi ve İRAM temsilcisi Doç. Dr. Umut Başar’dı.


“2. Karabağ Savaşı’ndan Sonra Oluşan Yeni Denklemde İran’ın Tutumu” adlı konuşmasını gerçekleştiren Başar, bölgeyi ve son gelişmeleri İran’ın perspektifinden değerlendirdi. Başar, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan’ın ortak askeri tatbikatlarına karşılık olarak İran’ın, ‘Hayber Fethi’ olarak adlandırdığı tarihindeki en büyük askeri tatbikatını Azerbaycan sınırında gerçekleştirdiğini ve Azerbaycan’a hava sahasını kapattığını aktardı. İran’ın savaş sırasındaki tutumunun bu perspektifte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.