SDE Başkan Yardımcısı Alper Tan: "Keşmir Sorunu Caydırıcı Güçle Çözülür"

Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği'nde, Keşmir Dayanışma Günü dolayısıyla tören düzenlendi. Toplantıda konuşan Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkan Yardımcısı Alper Tan, Keşmir krizi gibi Müslüman ülkelerdeki krizlerin çözümünün bu ülkelerin askeri ittifakı ile kolay şekilde mümkün olabileceğini söyledi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Pakistan Ankara Büyükelçiliği’nde "5 Şubat Keşmir Dayanışma Günü" dolayısıyla program düzenlendi.

Törene, AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve mevcut SESRIC Genel Direktörü ayın Zehra Zümrüt, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Ankara Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Jeostratejik Öngörü Enstitüsü Başkanı Güray Alpar, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkan Yardımcısı Alper Tan, emekli büyükelçi Numan Hazar ile medya, düşünce kuruluşları, akademi ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Kayatürk: "Keşmir yalnızca Pakistan’ın meselesi değildir"

Törende konuşma yapan AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Keşmir’de yaklaşık 80 yıldır ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığını, Hindistan’ın Keşmir’in eyalet statüsünü, ne yerel parlamento ne de Keşmir halkına danışmadan kaldırdığını ifade etti.

Bölgesel ve küresel gelişmelere değinen Kayatürk, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulabilecek bir iş birliğinin önemine dikkati çekerek, günümüz dünyasında bu tür birlikteliklerin kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdi. Karabağ sürecini örnek gösteren Kayatürk, uluslararası toplumun uzun süre haklı taleplere kayıtsız kaldığını, ancak kararlı adımlar atılmasıyla Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün sağlandığını hatırlattı. Benzer şekilde Suriye’de de sahada yaşanan gelişmelerin bu yaklaşımı doğruladığını söyledi.

Keşmir meselesinin yalnızca Pakistan’ın sorunu olmadığını vurgulayan Kayatürk, İslam ülkelerinin ortak ve kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin ve Keşmir konularını uluslararası platformlarda gündeme getirdiğini hatırlatan Kayatürk, Türkiye’nin bu çizgide hareket etmeyi sürdüreceğini ifade etti.

Şahin: "Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 'Keşmir Türkiye’nin Çanakkale’sidir'"

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, Türkiye’nin Keşmir ve Pakistan’a desteğinin kararlılıkla süreceğini söyledi. Şahin, 5 Şubat Keşmir Dayanışma Günü’nün önemine dikkati çekerek, Türkiye’nin hem terörle mücadelede hem de Keşmir meselesinde Pakistan’ın yanında olduğunu vurguladı.

Keşmir’de 1948’den bu yana yaşananların Anadolu’da yakından hissedildiğini ifade eden Şahin, özellikle 1989 sonrası artan şiddetin ciddi insani travmalara yol açtığını, on binlerce sivilin hayatını kaybettiğini ve yüz binlerce kişinin mağdur olduğunu belirtti.

Keşmir sorununun yalnızca Pakistan ile Hindistan arasındaki bir ihtilaf olmaktan çıkarak bölgesel ve küresel barışı tehdit eder hale geldiğini dile getiren Şahin, sorunun çözümüne ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından alınmış çok sayıda karar bulunduğunu hatırlattı.

Hindistan’ın bu kararları ihlal ettiğini savunan Şahin, 5 Ağustos 2019’da Cammu ve Keşmir’e kısmi özerklik tanıyan anayasal düzenlemenin kaldırılmasının, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini ifade etti.

Türkiye açısından Keşmir’in tarihi ve manevi bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Keşmir’i “Türkiye’nin Çanakkale’si” olarak tanımladığını hatırlattı. Şahin, Türkiye’nin Keşmir meselesine yaklaşımının üç temel ilkeye dayandığını belirterek, sorunun Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, barışçıl yöntemlerle ve Keşmir halkının kendi iradesi temelinde çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Selçuk: “İİT Keşmir halkının meşru mücadelesinin yanında”

Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da konuşmasında, Türkiye’nin Cammu ve Keşmir halkına desteğini yineledi. Selçuk, Keşmir halkının kendi kaderini tayin etme yönündeki meşru taleplerinin tanındığını belirterek, bölgede adalet ve temel insan haklarının korunmasına yönelik uluslararası sorumluluğa dikkati çekti.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT), Cammu ve Keşmir halkının haklı ve meşru mücadelesinde uzun süredir kararlı bir duruş sergilediğini ifade eden Selçuk, İİT Dışişleri Bakanları Konseyi'nin Haziran 2025’te İstanbul’da düzenlenen 51'inci oturumunda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda Keşmir halkının devredilemez haklarına olan desteğini yeniden teyit ettiğini hatırlattı.

Söz konusu toplantıda, Hindistan’ın işgal altındaki toprakların demografik yapısını değiştirmeye yönelik ve uluslararası hukuk ile Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal ettiği belirtilen uygulamalarının kınandığını aktaran Selçuk, İİT Genel Sekreterliği ile Cammu ve Keşmir Temas Grubu’na bölgedeki gelişmeleri izleme görevi verildiğini söyledi. Selçuk, Mayıs 2024’te Banjul’da düzenlenen 15. İslam Zirvesi kapsamında toplanan Cammu ve Keşmir Temas Grubu’nun, bölgedeki siyasi ve güvenlik durumunu ele aldığını, keyfi tutuklamalar, medya üzerindeki kısıtlamalar ve sivillere yönelik güç kullanımına dikkat çektiğini belirtti.

Ayrıca Selçuk, Mayıs 2025’te Jakarta’da gerçekleştirilen ve İİT üyesi ülkelerin parlamentolarını bir araya getiren konferansta, Hindistan’a, işgal altındaki Cammu ve Keşmir’deki insan hakları durumunun tarafsız ve objektif şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla İİT gerçekleri araştırma heyetinin bölgeyi ziyaret etmesine izin verilmesi çağrısında bulunulduğunu kaydetti.

Kaya: "Keşmir, insanlığın ortak vicdan sınavıdır”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya da Keşmir meselesinin insanlığın ortak utancı olmaya devam ettiğini söyledi. Kaya, 20’nci yüzyılın iki dünya savaşına ve büyük insani kayıplara sahne olduğunu belirterek, bu yüzyıldan 21’inci yüzyıla taşınan iki temel sorunun Filistin ve Keşmir olduğunu ifade etti.

Keşmir’de yaklaşık 79 yıldır süren işgalin, Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası hukuka rağmen sona ermediğini dile getiren Kaya, Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkından mahrum bırakıldığını vurguladı. Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilere de değinen Kaya, iki ülkenin kendilerini hiçbir zaman ayrı görmediğini belirterek, ortak tarih, kader ve dayanışma ruhuna dikkat çekti.

Tan: "Keşmir sorunu caydırıcı güçle çözülür"

Pakistan Ankara Büyükelçiliği’nin Keşmir Dayanışma Günü toplantısında konuşan Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkan Yardımcısı Alper Tan, Keşmir Krizini çıkaranların, uluslararası sistemin kurucuları olduğunu, bu krizi çözmek için değil derinleştirmek ve uzayan krizlerden yararlanmak için çalıştıklarını söyledi. O sebeple uluslararası camiadan çözüm beklemenin beyhude bir zaman kaybı olacağının altını çizdi.

Keşmir krizi gibi Müslüman ülkelerdeki krizlerin çözümünün bu ülkelerin askeri ittifakı ile kolay şekilde mümkün olabileceğini söyleyen Alper Tan, Karabağ meselesi, Suriye iç savaşı ve Libya iç savaşı gibi sorunların güçle çözüme kavuşturulduğunu hatırlattı. “İlle de güç kullanalım demiyoruz, kuracağımız askeri ittifak caydırıcı bir etki yapacak ve savaşa ihtiyaç kalmadan meseleler çözüme kavuşabilecektir” dedi.

Tan, bu noktada Pakistan-Suudi Arabistan askeri ittifakına Türkiye ve Mısır’ın dahil olmasıyla Müslüman ülkelerdeki krizlerin ardı ardına hızlıca çözüme kavuşabileceğini ifade etti. Bu ittifaktan çok umutlu olduğunu belirten SDE Başkan Yardımcısı Alper Tan, bundan sonra Keşmir Dayanışma Günü” değil “Keşmir’in Özgürlük Günü” kutlamalarına katılmayı temenni ederek sözlerini tamamladı.

Emekli General Güray Alpar, Türkiye’nin Keşmir meselesinin Keşmir halkının iradesi doğrultusunda barışçıl bir şekilde çözülmesini her zaman desteklediğini ve bu tutumunu sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.

Emekli Büyükelçi Sayın Numan Hazar, Keşmir meselesinin çözümünün bölgesel ve küresel barış için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Uluslararası toplumun Keşmir ve Filistin meselelerindeki süregelen kayıtsızlığına dikkat çeken Hazar, Keşmir halkının Birleşmiş Milletler tarafından güvence altına alınan temel kendi kaderini tayin hakkını hak ettiğini ifade etti.

Cüneyd: "Türkiye’nin desteği Keşmir davası için hayati önemde”

Törenin kapanış konuşmasını yapan Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd, Türkiye’nin Keşmir meselesine verdiği destekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Cüneyd, kısa süre önce vefat eden ve Keşmir davasının sembol isimlerinden biri olarak anılan Bakan Sukarno için taziye dileklerini ileterek, Türk halkına ve programa katılanlara teşekkür etti. Törene gösterilen ilginin, Keşmir halkıyla dayanışmanın güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Keşmir konusundaki tutumunun uluslararası alanda örnek teşkil ettiğini belirten Cüneyd, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk halkının Keşmir davasına verdiği desteğin Keşmirliler tarafından güçlü şekilde hissedildiğini ifade etti. Keşmir meselesinin tarihsel arka planına değinen Cüneyd, 1947’deki bölünme sürecinde Keşmir halkına Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda kendi kaderini tayin hakkı tanındığını, ancak bu kararların bugüne kadar uygulanmadığını savundu.

"Keşmir ile Filistin meseleleri arasında benzerlikler bulunuyor"

"Hindistan’ın kontrolündeki bölgelerde uzun yıllardır ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığını" ileri süren Cüneyd, "2019 yılında Keşmir’in özel statüsünün kaldırılmasının, bölgenin demografik yapısını değiştirmeye yönelik bir adım olduğunu" söyledi. Cüneyd, "Hindistan’ın Nisan 2025’te yaşanan gelişmelerin ardından İndus Su Antlaşması’nı tek taraflı olarak askıya aldığını açıklamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, söz konusu anlaşmanın tek taraflı olarak feshedilemeyeceğini" vurguladı.

"Sorunun çözümünün diyalog ve uluslararası hukuka saygıdan geçtiğini" ifade eden Cüneyd, "uluslararası toplumu, hükümetleri, medyayı ve akademik çevreleri Hindistan’ın uluslararası hukuku ihlal ettiği iddia edilen uygulamalarına karşı daha duyarlı olmaya" çağırdı. "Keşmir ile Filistin meseleleri arasında benzerlikler bulunduğunu" dile getiren Cüneyd, her iki sorunun da Birleşmiş Milletler gündemindeki en eski çözümsüz konular arasında yer aldığını söyledi.

Pakistan’ın Keşmir halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cüneyd, Türkiye başta olmak üzere dost ülkelerin desteğinin Keşmir davası açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA