Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Kafkasya'da Bölgesel Güvenlik ve Yeni Ufuklar

SDE ve TİKA iş birliği ile düzenlenen II. Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Kongresi’nde, SDE Başkanı Emekli Tümgeneral Doç. Dr. Güray Alpar'ın oturum başkanlığı ile “Kafkasya’da Bölgesel Güvenlik ve Yeni Ufuklar" oturumu gerçekleştirildi.
SDE Editör
19 Mayıs 2022 15:46
A+
A-

SDE ve TİKA iş birliği ile Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Konferans Salonu'nda düzenlenen II. Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Kongresi’nde, SDE Başkanı Emekli Tümgeneral Doç. Dr. Güray Alpar'ın Başkanlığını yaptığı “Kafkasya’da Bölgesel Güvenlik ve Yeni Ufuklar" oturumu gerçekleştirildi.

Oturum, Gürcistan’ın düşünce kuruluşu GEOCASE temsilcisi Dr. Emil AVDALIANI’nin “Güney Kafkasya ve Değişen Küresel Güvenlik: Yeni Bir Değerlendirme” konuşmasıyla başladı.


Avdaliani, Karadeniz bölgesinin dünyanın en dinamik bölgesi olduğunu belirtirken %20’si işgal edilmiş bir ülke olarak Gürcistan’ın bölgede güvenlik endişesini en çok hisseden ülke olduğunu da aktardı. Avdaliani, artık tek bir güç merkezinin, bu bölgedeki istikrar ve güveni sağlamada başarılı olamayacağını vurguladı. Bu bağlamda, çoğulcu bir güç merkezinin, bölge için vazgeçilmez olduğunu ekleyen Avdaliani, bölge ülkelerinin, bölgenin geleceği üzerinde aktif rol oynaması gerektiğini ekledi. Moldova, Gürcistan ve Ukrayna’nın, Türkiye’nin yapıcı çalışmalarına ihtiyacının olduğunu söyledi.

Oturum, STM ThinkTech Koordinatörü Emekli Korgeneral Alparslan Erdoğan’ın “Güvenlik Açısından Kafkasya’nın Geleceği” konuşması ile devam etti.

Konuşmasında “gücün kullanılma kararlılığının” önemini anlatan Erdoğan, Gücün varlığından önemlisi o gücün kullanılma kararlığının gösterilmesidir. Bu kararlılığı gösterdiğinizde caydırıcılığınız artar. Türkiye, Dağlık-Karabağ Savaşı’nda bu kararlılığı gösterdi. Kafkasya’da artık politika üretilirken Türkiye dikkate alınması gerekilen bölgesel güçlerden biridir diye değerlendiriyorum.” Dedi. Batı’nın, artık Ermenistan-Azerbaycan sorununun çözülmesini istediğini ve AB’nin bu çözüm için büyük çaba gösterdiğini ekleyen Erdoğan, bu durumun en önemli sebebinin, AB’nin Rusya enerji ithalatına karşın yeni rotalar araması olduğunu belirtti. Bu gelişmeler ışığında Bölgede barış ve istikrara doğru gidildiğinin öngörülebileceğini de ekledi.


Emekli Tuğgeneral, SDE Savunma ve Güvenlik Kurulu Başkanı İhsan Başbozkurt konuşmacılar arasındaydı. “NATO, ABD ve AB Kafkasya’nın Güvenliği İçin Güvence mi Risk mi?” başlıklı konuşmasında, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile Kafkaslar ’da büyük bir güç boşluğu oluştuğunu belirten Başbozkurt, Rusya’nın stratejileri ile Kafkasya’da çözülemez sorunlar yarattığını ekledi. Sovyetler ’in dağılmasının ardından Kafkasya halkının Batı’ya yüzünü dönerek güvenliklerini NATO, ABD ve AB’de aradıklarını söyleyen Başbozkurt, batının ise 30 yıldır uyguladıkları yanlış politikalar ile Kafkasya halkı için bir risk oluşturduğunu vurguladı.

Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Köse, “Tarihin Işığında Bölgesel Sorunların Çözümü” başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi.


Kafkasya Bölgesi’nin bugününü etkileyen tarihi olayları aktararak konuşmasına başlayan Köse, 18. Yüzyılda Rusların bölgeye yayılma ve Ortodoks nüfusunun yerleştirilme politikasını anlattı. Konuşmasında, Ermenilerin bölgeye yerleştirilmesinin planlı ve uzun vadeli bir politika olduğunu da belirtti. Bugün Kafkasya’nın tarihi önemini devam ettirdiğini vurgulayan Köse, Bölge’nin istikrar ve barışı için bölge dışı aktörlerin bu bölgeden çekilmesi gerektiğini söyledi. Bölge devletlerinin, büyük aktörlerin amaçlarını fark etmesi ve kendi siyasetlerini geliştirmesinin elzem olduğunu söyleyen Köse, Türkiye’nin güçlenmesi ve teknoloji geliştirmesinin, bölgenin barışına ve istikrarına katkı sağlayacağını belirtti.

Oturum, Kıdemli Albay SDE Savunma ve Güvenlik Koordinatörü Mithat Işık’ın “Özel Güvenlik Şirketlerinin Kafkasya’ya Etkileri” adlı konuşması ile devam etti.

“Kuzey Kafkasya her ne kadar huzurlu ve sakin gözükse de bölge patlamaya hazır bir volkan gibidir. Sivil itaatsizlikle başlayan süreç, sıcak çatışmaya dönüşecektir. Bu bölgede çıkacak savaşın, konvansiyonel savaştan ziyade gayrı nizami harp yapısı şeklinde olacağını değerlendiriyorum.” Dedi. Artık devletlerin, halklarına savaş sebeplerine mantıksal bir şekilde açıklayamadığını, gelişen medya ile askeri otorite üzerinde bir baskı oluştuğunu belirten Işık, devletlerin özel güvenlik şirketlerine başvurma mecburiyetinde kaldığını ve Kafkasya’daki muhtemel gayr-i nizami savaşın, çağımızın karanlık ordusu olarak nitelendirilen ‘Özel Güvenlik Şirketleri’nin’ katkısı ile oluşacağını ekledi.

Oturumun son konuşmacısı, Kıdemli Emekli Albay Dr. Servet Avşar’dı.

“Uluslararası Güvenlik ve İstihbarat Açısından Kafkasya’nın Önemi” başlıklı konuşmasını gerçekleştiren Avşar, Kafkasya’nın birçok etnik gruptan müteşekkil olduğunu ve bazı ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda bölgedeki etnik sorunlardan istifade etmeye çalıştığını belirtti ve şöyle ekledi: “Bölgenin etnik sorunları kaşınmakta. Gelecekte, gayrinizami harp unsurlarını bölgede görürsek bilelim ki ABD ve diğer istihbarat kuruluşlarının etkisi yüksek olacaktır.” Bu sorunlar kaşındığı sürece bölge halkının rahat etmeyeceğini ve küresel güçlerin de memnun olmayacağını vurgulayan Avşar, yapılması gerekenin, bölge ülkelerinin istekleri doğrultusunda Rusya ile yapıcı ilişkiler kurmak ve bölgenin güvenliğinin tesisine çalışmak olduğunu söyledi.

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.