ABD’nin Venezuela’ya yönelik tutumu, Nicolas Maduro’nun kaçırılmasının ardından sertleşti. Trump, Mar-a-Lago'da yaptığı konuşmada "Monroe Doktrini büyük bir meseleydi ama biz onu çoktan aştık" dedi. "Yeni ulusal güvenlik stratejimiz kapsamında, Batı yarımküredeki Amerikan hakimiyeti bir daha asla sorgulanmayacak." dedi. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun "kıçını kollaması" gerektiğini söylerken Fox News'e verdiği demeçte "Meksika ile bir şeyler yapılması gerekecek" sözleriyle odağında Meksika’nın da bulunduğunu vurguladı.
Washington yönetimi, Venezuela yeni yönetime bir altı maddelik talep listesi iletti. Bu talepler arasında, Caracas’ın Çin, Rusya, İran ve Küba ile olan ilişkilerini tamamen kesmesi ve bu ülkelerin Venezuela’dan çıkarılması yer alıyor. Böylece Trump yönetimi, ülkenin dış politik ve ekonomik bağlantılarını ABD dışı aktörlerden arındırmayı amaçlıyor.
Listedeki bir diğer kritik madde ise Venezuela’nın petrol üretimi, sevkiyatı ve dağıtımında sadece Amerika ile çalışması ve bu sürecin kontrolünün Washington’a bırakılması talebi oldu. Trump’ın bu talebi, Venezuela’nın en önemli gelir kaynağı olan petrolün kontrolünü fiilen ABD’nin eline geçirmeye yönelik bir adım olarak yorumlanıyor.
ABD’nin ayrıca günlük 30–50 milyon varil petrol karşılığında harç istemesi gibi ekonomik talepleri de ilettiği belirtiliyor. Bu taleplerin, Venezuela’nın kendi doğal kaynakları üzerindeki egemenlik haklarını zayıflatmayı hedeflediği öne sürüldü.
Diğer İçerikler
Mahkemenin İptal Kararı ile ABD ile Gümrük Anlaşması Yapan Ülkeler Zor Durumda Kaldı..
Suudi Arabistan, Yunanistan'a Erişecek Fiber Optik Projesinde Geçiş Güzergahı Olarak..
ABD ile İran Arasında Savaş İhtimali Yükseldi, Pentagon Katar ve Bahreyn’deki Yüzler..