ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin milli hava savunma sistemi “Çelik Kubbe” projesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İkinci, farklı menzil ve irtifalarda görev yapan tüm yerli hava savunma unsurlarının tek bir komuta-kontrol omurgasında birleştirildiğini belirterek, yapay zekâ destekli yeni sistemlerin Türkiye’nin hava savunmasında yeni bir dönemi başlatacağını söyledi.
İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında konuşan İkinci, gelişen tehdit ortamının mühimmat ve hava savunma konseptlerini köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti.
“Çelik Kubbe Tek Bir Savunma Omurgası Oluşturacak”
“Gelişen Mühimmat Teknolojileri ve Yeni Nesil Füze Sistemleri” panelinde konuşan Murat İkinci, klasik insan kontrollü hava savunma sistemlerinden yapay zekâ destekli otonom yapılara geçildiğini söyledi.
İkinci, Çelik Kubbe projesinin yalnızca bir hava savunma sistemi olmadığını, tüm sensörler ve savunma unsurlarını aynı altyapıda buluşturan entegre bir yapı olduğunu belirtti.
“Kendi hava savunma sistemimizin altyapısını, omurgasını oluşturan Çelik Kubbe altında toparlıyoruz” diyen İkinci, tehdit değerlendirmesi ve hedef analizinin büyük ölçüde yapay zekâ algoritmaları tarafından gerçekleştirileceğini ifade etti.
Yapay Zekâ ve Otonom Sistemler Öne Çıkıyor
Yeni nesil savaş ortamlarında karar verme sürecinin saniyeler içinde gerçekleşmesi gerektiğini belirten İkinci, insan müdahalesinin minimum seviyeye indirildiği sistemlerin geliştirildiğini kaydetti.
İkinci’ye göre modern hava savunma konsepti; radarlar, füze sistemleri, sensörler ve komuta merkezleri arasında gerçek zamanlı veri paylaşımına dayanıyor. Yapay zekâ destekli bu yapı sayesinde tehditlerin çok daha hızlı analiz edilmesi ve karşılık verilmesi hedefleniyor.
“GPS’in Çalışmadığı Ortamlarda da Hassas Vuruş”
Son yıllarda Karabağ, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmaların mühimmat teknolojilerini dönüştürdüğünü vurgulayan İkinci, elektronik harp sistemlerinin savaş alanındaki etkisinin büyük ölçüde arttığını söyledi.
Özellikle GPS sinyallerinin karıştırıldığı ortamlarda çalışabilecek sistemler geliştirdiklerini belirten İkinci, metre altı hassasiyetle hedef vurabilen uzun menzilli sistemler üzerinde yoğun şekilde çalıştıklarını dile getirdi.
İkinci, hipersonik füze teknolojilerinin de geleceğin savaş konseptinde belirleyici rol oynayacağını ifade etti.
Yüksek Güçlü Lazer ve Mikrodalga Sistemleri Gündemde
ROKETSAN’ın gelecek dönem projelerine ilişkin de bilgi veren Murat İkinci, yüksek güçlü lazer silahları ve mikrodalga sistemlerinin hava savunmasında önemli bir yer tutacağını söyledi.
İkinci, “Atmosfer dışından kontrol edilebilen, 10-15 Mach ve üzeri hızlara ulaşan hipersonik sistemler üzerinde yoğun çalışıyoruz,” dedi.
Bunun yanında maliyet etkin, hızlı üretilebilen ve çoklu saldırı kapasitesine sahip yeni nesil mühimmat teknolojilerine de yatırım yapıldığını vurguladı.
“Sivil Teknolojiler Savunma Sanayisini Yönlendiriyor”
Savunma teknolojilerindeki dönüşümde sivil sektörün etkisinin arttığını belirten İkinci, geçmişte savunma sanayisinin sivil teknolojilere yön verdiğini ancak son yıllarda bu ilişkinin tersine döndüğünü söyledi.
Üç boyutlu yazıcılar, yeni nesil sensörler, yapay zekâ ve kuantum teknolojilerinin savunma alanında büyük dönüşüm yarattığını ifade eden İkinci, gelecekte sivil teknolojilerdeki gelişmelerin savunma sanayisini daha da derinden etkileyeceğini belirtti.
MKE: “Mühimmat Siparişlerinde Tarihi Artış Var”
Panelde konuşan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş ise Rusya-Ukrayna savaşının ardından konvansiyonel mühimmat ihtiyacının yeniden ön plana çıktığını söyledi.
Keleş, MKE’nin 155 milimetrelik mühimmat üretim kapasitesinin geçmişte 4 bin seviyelerinde olduğunu, bugün ise milyonlu üretim rakamlarının konuşulduğunu belirtti.
MKE’nin bekleyen sipariş miktarının 8,5 milyar dolara ulaştığını açıklayan Keleş, şirketin yeni üretim stratejisinin “EBU” yani “Etkili, Basit ve Ucuz” konsepti üzerine kurulduğunu ifade etti.
Diğer İçerikler