ABD Başkanı Donald Trump’ın İran hükümetinin “ciddi şekilde parçalandığı” yönündeki açıklamalarına rağmen, India Today’de yer alan değerlendirmeler farklı bir tabloya işaret ediyor. Analizlere göre, ülkede dağınık bir yapıdan ziyade askeri-güvenlik eksenli daha merkezileşmiş bir sistem öne çıkıyor.
ABD ile İran arasında İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Hürmüz Boğazı’nın “tamamen açık” kalacağı ve Tahran’ın bazı konularda esneklik gösterebileceği yönündeki açıklamaları kısa sürede geri çekildi. Müzakere heyetinin Tahran’a çağrıldığı, Arakçi’nin ise devlet medyası tarafından sert şekilde eleştirildiği bildirildi. Kısa süre sonra İran silahlı kuvvetleri, ABD’nin deniz ablukasını gerekçe göstererek boğazın yeniden kapatıldığını duyurdu.
Bu gelişmeler, İran’da karar alma süreçlerinin askeri yapı ile diplomasi arasında sıkı bir koordinasyon içinde yürütüldüğüne işaret ediyor.
IRC’nin etkisi ve “güvenlik kordonu” iddiası
India Today’de yer verilen ve Fox News tarafından aktarılan, Iran International kaynaklı olduğu belirtilen rapora göre, İran Devrim Muhafızları (IRGC) devlet yönetiminde belirleyici bir rol üstlenmiş durumda.
Raporda mevcut düzen, “İran Devrim Muhafızları, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın başkanlık atamalarını engelledi ve kaynakların ‘güvenlik kordonu’ olarak tanımladığı bir yapı ile Mücteba Hameneyi etrafını sardı” ifadeleriyle tanımlandı.
Aynı raporda, IRGC’nin kritik devlet işlevlerini fiilen kontrol ettiği ve bu durumun ülkenin üst düzey liderliğine erişimi de kısıtladığı iddia edildi.
Başkan Pezeşkiyan siyasi çıkmazda
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, sivil yönetim ile askeri yapı arasındaki gerilim nedeniyle ciddi bir siyasi çıkmazla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Cumhurbaşkanının yeni istihbarat bakanı atama girişiminin IRGC komutanı Ahmad Vahidi’nin baskısıyla başarısız olduğu öne sürülüyor.
Rapora göre Vahidi, savaş koşullarında “tüm kritik ve hassas pozisyonların doğrudan Devrim Muhafızları tarafından seçilmesi ve yönetilmesi gerektiğini” savunuyor.
Öne sürülen iddialar arasında, IRGC’nin Mücteba Hameneyi’ye erişimi de kontrol altına aldığı yer alıyor. Bu iddiaya göre IRGC yetkililerinden oluşan bir askeri konsey, liderliğe giden iletişimi filtreliyor; hükümet raporlarının Hamaney’e ulaşmasını engelliyor ve onu seçilmiş yönetimden izole ediyor. Pezeşkiyan’ın acil görüşme taleplerine rağmen temas kuramadığı da iddialar arasında.
Darbe değil, yapısal dönüşüm
Uzmanlar, yaşananların ani bir darbe olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Behnam Ben Taleblu, sürecin uzun vadeli bir dönüşümün parçası olduğunu belirterek, “Devrim Muhafızları’nın daha fazla öne çıkmasının ne zaman olacağı meselesiydi, olup olmayacağı değil” değerlendirmesinde bulundu.
1979 devriminden sonra kurulan IRGC’nin, yıllar içinde yalnızca askeri değil; ekonomik, istihbari ve siyasi alanlarda da etkisini genişlettiği ifade ediliyor. Bugün ise bu yapının, devletin geleneksel kurumlarını gölgede bırakarak doğrudan karar alma süreçlerinde belirleyici hale geldiği belirtiliyor.
Gücün merkezinde Vahidi
India Today analizlerine göre, IRGC komutanı Ahmed Vahidi sistem içindeki etkisini giderek artırıyor. Vahidi’nin yalnızca askeri operasyonlarda değil, ateşkes süreçleri ve stratejik karar alma mekanizmalarında da belirleyici bir figür olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre Vahidi ve çevresindeki güvenlik ağı, İran diplomasisinin kırmızı çizgilerini de şekillendiriyor.
Dış politikaya etkisi
IRGC’nin artan etkisinin yalnızca iç siyasetle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Daha baskın bir askeri-güvenlik yapısının, İran’ın dış politikada daha sert ve uzlaşmadan uzak bir çizgiye yönelmesine neden olabileceği ifade ediliyor.
Bu durumun, Tahran’ın Washington ile müzakerelerde daha temkinli hareket etmesine ve askeri gerilim riskinin artmasına yol açabileceği değerlendiriliyor.
Liderlik tartışmaları ve belirsizlik
Raporda ayrıca liderlik içindeki gerilimlere ve halefiyet tartışmalarına da dikkat çekiliyor. Üst düzey bir yetkili olan Ali Asker Hecazi’nin, Mücteba Hamaney’in liderliğine karşı çıktığı ve bunun Devrim Muhafızları’nın gücünü daha da artıracağı yönünde uyarıda bulunduğu belirtiliyor.
India Today’de yer alan değerlendirmeler, İran’da gerçek siyasi gücün giderek sivil yönetimden uzaklaştığı ve askeri-güvenlik yapısı içinde yoğunlaştığı yönündeki tartışmaları güçlendiriyor.
Diğer İçerikler