Mescid-i Aksa: Tehlike Anı Geldi? Müslüman Dünyası Harekete Geçecek mi?

Middle East Eye’ın özel araştırmasına göre ABD ve İsrail, Ürdün’ün Mescid-i Aksa üzerindeki tarihî himayesini sona erdirmeyi hedefleyen bir plan üzerinde çalışıyor. İddiaya göre kutsal mekânın yönetimi İsrail tarafından oluşturulacak yeni bir yapıya devredilecek.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Middle East Eye’ın yayımladığı özel araştırma, ABD ve İsrail’in Ürdün’ün Mescid-i Aksa üzerindeki tarihî himayesini kaldırmak için koordineli şekilde çalıştığını ortaya koydu.

Haberde bunun yalnızca diplomatik bir girişim olmadığı belirtilerek, “Bu diplomatik bir manevra değil. İşgal altındaki Kudüs’teki İslami varlığı silmeye yönelik sistematik bir kampanyanın doruk noktasıdır” ifadeleri kullanıldı.

Araştırmaya göre plan kapsamında Ürdün destekli İslami Vakıf’ın yetkileri kaldırılarak yerine İsrail hükümeti tarafından oluşturulacak yeni bir kurum getirilecek. Yeni yapının Mescid-i Aksa’yı “çok inançlı bir merkez” olarak tanımlayacağı ve Yahudilere “eşit erişim” hakkı vereceği öne sürüldü. Ayrıca imamların ve yöneticilerin atanmasında İsrail’in söz sahibi olacağı, Cuma hutbelerinin içeriğinin de denetime tabi tutulacağı iddia edildi.

Yazıda, Trump yönetiminin Mescid-i Aksa’nın İslami kimliğinden arındırılmasını istediği belirtilerek, “Bu sadece bir öneri değil. Bu, etnokırımın planıdır” değerlendirmesine yer verildi.

Haberde, İsrail’in son yıllarda Mescid-i Aksa üzerindeki kontrolünü giderek artırdığı savunuldu. İsrailli izleme kuruluşu Ir Amim’in 2025 raporuna göre kutsal alana Yahudi girişlerinde önemli artış yaşanırken, araştırmacı Aviv Tatarsky, “Yahudilerin dini bağları bahanesi altında İsrail, kutsal mekânın kontrolünü istikrarlı biçimde ele geçiriyor” dedi.

Araştırmada, bu yıl 600’den fazla Filistinlinin Mescid-i Aksa’ya girişinin yasaklandığı, 30 Vakıf çalışanının izinlerinin iptal edildiği ve 6 imamın hutbe vermesinin engellendiği belirtildi. Mescid-i Aksa’nın kıdemli imamlarından İkrime Sabri ise bu uygulamaları “hâkimiyet kurmayı amaçlayan benzeri görülmemiş adımlar” olarak nitelendirdi.

Geçen ay bazı İsrailli bakan ve milletvekillerinin Mescid-i Aksa’ya toplu girişler düzenlediği, bir milletvekilinin ise mabedin yıkılarak yerine Yahudi tapınağı inşa edilmesi çağrısında bulunduğu aktarıldı.

Haberde, Müslüman dünyasının sessizliği de eleştirilerek, “Bugün Müslüman dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük tehdit yalnızca İsrail saldırganlığı değildir; aynı zamanda Mescid-i Aksa’nın kendilerine ait olduğunu söyleyenlerin kayıtsızlığı ve bölünmüşlüğüdür” ifadelerine yer verildi.

Yazı, uluslararası toplumun sessizliğinin “tarafsızlık değil, suç ortaklığı” olduğu vurgusuyla sona ererken, Müslüman dünyasına diplomatik, hukuki, ekonomik ve ahlaki tüm araçları kullanarak harekete geçme çağrısı yapıldı.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA