Fransız uluslararası yayın kuruluşu Radio France Internationale (RFI), Somali’nin son dönemde Türkiye ile İsrail arasındaki rekabetin merkezlerinden biri haline geldiğini belirten kapsamlı bir analiz yayımladı. Haberde, Türk F-16 savaş uçaklarının Ocak ayı sonunda başkent Mogadişu semalarında gerçekleştirdiği uçuşların dikkat çekici bir askeri güç gösterisi olduğu ifade edildi.
Türk yetkililerin konuşlandırmanın amacını, Türkiye’nin bölgedeki çıkarlarını korumak ve Somali’nin radikal örgüt Eş-Şebab ile mücadelesine destek vermek olarak açıkladığı belirtilirken, bu adımın İsrail’in Aralık ayında Somaliland’i tanıma kararının ardından geldiğine dikkat çekildi. Ankara’nın söz konusu kararı Somali’nin toprak bütünlüğüne tehdit olarak değerlendirdiği hatırlatıldı.
Analizde, Türkiye’nin askeri hamlesinin aynı zamanda İsrail’e yönelik stratejik bir mesaj taşıdığı yorumlarına yer verildi. Türk dış politika uzmanı Soli Özel, Türk savaş uçaklarının gönderilmesinin “bölgedeki çıkarlarımıza müdahale etmeyin” mesajı verdiğini belirtti. Özel, Somali’nin iki ülke arasındaki gerilimde yeni bir cepheye dönüşebileceğini ifade ederek tarafların askeri adımlarla birbirlerinin hareket alanını sınırlandırmaya çalıştığını söyledi.
Haberde, gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkilerinde zaten var olan gerginliklerin yeni bir boyuta taşındığına da vurgu yapıldı. Ankara’nın Hamas’a verdiği destek ve İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle ilişkilerin uzun süredir sorunlu olduğu, Somali’deki gelişmelerin bu rekabeti Orta Doğu dışına taşıdığı değerlendirmesi yapıldı.
Jeopolitik danışmanlık şirketi Namea Group CEO’su Norman Ricklefs ise Türkiye ve İsrail’in Orta Doğu’nun önde gelen askeri güçleri olduğunu belirterek Somali’nin bu rekabetin yeni sahası haline geldiğini söyledi. Ricklefs, Türkiye’nin son 15 yılda Somali’ye yaptığı büyük yatırımların — askeri üs, liman işletmesi, güvenlik eğitimi, kalkınma projeleri ve enerji anlaşmaları — Ankara açısından ülkeyi stratejik öncelik haline getirdiğini vurguladı.
İsrailli dış politika uzmanı Gallia Lindenstrauss ise İsrail’in Somaliland ile ilişkilerini derinleştirme motivasyonunun Yemen’den gelen tehditlerle bağlantılı olduğunu savundu. Somaliland’in Aden Körfezi’ne bakan stratejik konumunun İsrail açısından önemli olduğu belirtilirken, tarafların birbirlerinin adımlarını giderek daha fazla şüpheyle yorumladığı ifade edildi.
Analizde ayrıca Somali rekabetinin daha geniş bölgesel bloklaşmalarla bağlantılı olduğuna dikkat çekildi. Bir tarafta Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin; diğer tarafta Türkiye, Katar, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır’ın yer aldığı gevşek ittifak yapılarının farklı konularda karşı karşıya geldiği değerlendirildi.
Uzmanlar, gerilimin doğrudan askeri çatışmaya dönüşmesinin kısa vadede beklenmediğini ancak tarafların güç gösterilerinin riskli hesaplamalar içerdiğini belirtiyor. Analizde, Somali krizinde gerilimi azaltabilecek en önemli aktörün ise Amerika Birleşik Devletleri olabileceği değerlendirmesine yer verildi.
RFI’ye göre Somali’nin Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na açılan kıyıları nedeniyle sahip olduğu jeostratejik konum, ülkeyi yalnızca Afrika Boynuzu’nun değil küresel güç rekabetinin de önemli merkezlerinden biri haline getiriyor. Türkiye’nin artan askeri varlığı ve İsrail’in diplomatik hamleleri ise bu rekabetin önümüzdeki dönemde daha görünür olabileceğine işaret ediyor.
Diğer İçerikler