ABD merkezli uluslararası haber ve analiz sitesi Eurasia Review, Türkiye’nin Güney Asya’daki politikası ve Pakistan ile geliştirdiği ilişkileri mercek altına aldı.
“Türkiye’nin Güney Asya’daki Çok Yönlü Dış Politikası” başlıklı analizde, Türkiye’nin Güney Asya ile artani lişkilerinin Hint-Pasifik jeopolitiğinde önemli bir yere sahip olduğu belirtildi.
Analizde, “Son on yılda, Pakistan ile başlangıçta mütevazı birsavunma ihracatı ilişkisi, silah transferleri, askeri eğitim, denizcilik erişimi ve özellikle Ağustos 2026’daki MekkeOrtak Savunma Anlaşması gibi resmi ittifak yapılarını içeren kapsamlı bir stratejiye dönüştü.” ifadelerine yer verildi.
Türkiye’nin attığı adımların, “kararlı bir gücün, tarihsel olarak Hindistan’ın üstünlüğü, Çin yatırımları ve Amerikan güvenlik garantileriyle şekillenen bir bölgede nasıl varlık gösterebileceğinin” örneğini ortaya koyduğu kaydedildi.
Analizde, Türkiye’nin Güney Asya’ya yönelik stratejisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi Batı ve bölgesel güç hiyerarşilerinden bağımsız, özerk bir aktör olarak konumlandırma hedefiyle örtüştüğü ifade edildi.
Ankara’nın Güney Asya açılımının Pakistan, Bangladeş, Maldivler ve Somali üzerinden şekillendiğine dikkat çekilen analizde, Türkiye’nin Pakistan’a deniz teknolojisi transferi, Bangladeş ve Maldivler’e insansız hava aracı satışları ile Somali’deki eğitim ve üs faaliyetlerinin bu stratejinin temel unsurları olduğu belirtildi.
Türkiye’nin girişimlerinin ölçek bakımından mütevazı olmasına rağmen yüksek etki oluşturmayı hedeflediği değerlendirmesinde bulunulan analizde, savunmai hracatlarının yalnızca ekonomik gelir sağlamadığı, teknik bağımlılıklar ve uzun vadeli iş birlikleri üzerinden Ankara’nın diplomatik erişimini genişlettiği kaydedildi.
Pakistan, Türkiye için stratejik kapı
Pakistan ile yürütülen korvet ve denizaltı modernizasyon programları, Türkiye’nin yaklaşımının en belirgin örneklerinden biri olarak gösterildi.
Ortak üretim, teknoloji transferi ve uzun vadeli bakım ortaklıklarını içeren projelerin, Pakistan’ı Türkiye açısından hem güvenilir bir savunma müşterisi hem de Güney Asya’nın güvenlik meselelerine açılan stratejik bir kapı haline getirdiği belirtildi.
Analizde, “Türkiye için Pakistan, hem güvenilir bir savunma müşterisi hem de Güney Asya güvenlik işlerine açılan bir kapı işlevi görmektedir.” ifadeleri kullanıldı.
Bangladeş ve Maldivler ile yürütülen görüşmelerin ise Türkiye’nin bu modeli daha küçük devletlere doğru kademeli olarak genişletme arayışını gösterdiği ifade edildi. Ankara’nın bu ülkelere münhasır bir ittifak talep etmeden teknolojik alternatifler sunarak etkisini artırmaya çalıştığı kaydedildi.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması değerlendirmesi
Analizde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ı kolektifsavunma çerçevesinde bir araya getiren Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ankara’nın Güney Asya ve Körfez politikalarındaki konumunu daha da güçlendirdiği belirtildi.
Anlaşmanın operasyonel yükümlülüklerinin henüz sınanmadığı ve mekanizmalarının tam olarak şekillenmediği ifade edilirken, uygulamanın büyük ölçüde tarafların siyasi iradesine bağlı olduğu vurgulandı.
Bununla birlikte düzenli bakanlık istişareleri, daimi bir sekretarya ve yeni üyelere açık bir yapı oluşturulmasının Türkiye açısından kalıcı bir diplomatik platform sunduğu değerlendirmesine yer verildi.
Analizin sonunda, söz konusu kurumsal yapının Ankara’ya Körfez güvenliği ile Güney Asya stratejik politikalarının kesişiminde daha belirgin bir rol üstlenme ve doğuya doğru etkisini genişletme imkanı sağladığı belirtildi.
Diğer İçerikler