Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milletin ve İslam aleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı tebrik etti, Veladet-i Nebi'nin 1501. yıl dönümünün ülke, millet ve başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.
Hazreti Peygamber'in dünyaya gelişinin, insanoğlunun kainattaki yerini ve yaratılış gayesini yeniden keşfetmesinin başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, "Beşeriyetin inanç ve ahlak bakımından zifiri karanlığın pençesinde olduğu bir çağda Hatemül Enbiya Efendimiz insanlığın ufkunu nebevi bir nurla doldurmuştur" ifadesini kullandı.
"Peygamber sevgisi nesillerden nesillere aktarılan en kıymetli miras olmuştur"
Peygamber sevgisinin milletin kalbinde müstesna bir yer tuttuğunu vurgulayan Erdoğan, Süleyman Çelebi'nin Mevlid-i Şerif'i, Fuzuli'nin Su Kasidesi ve Yunus Emre'nin mısralarından örnekler verdi.
Erdoğan, merhum Nihat Sami Banarlı'nın kırdan kente göçün başladığı yıllara ait bir anısını da aktardı. Banarlı'nın, İstanbul'a göç eden ailelerin kızlarına neden bu kadar çok "gül"lü isim koydukları sorusuna, "Bizim oralarda inanılır ki gül Hazreti Muhammed'in remzidir" cevabını aldığını anlatan Erdoğan, "Gül Muhammed teridir" diyen Yunus Emre gibi bir şairin bu topraklardan çıkmasının boşuna olmadığını söyledi.
Hazreti Peygamber'in ahlakının şahsi yaşantıda, iş ve aile hayatında rehber edinilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, "Çocuklarımızı ve gençlerimizi Efendimizin örnek ahlakıyla tanıştırmamız, onları Resul-i Kibriya'nın temsil ettiği değerlerle buluşturmamız hayati bir meseledir" dedi.
"Kalbimizin attığı coğrafyalar yıllardır krizle boğuşuyor"
Konuşmasının devamında İslam coğrafyasındaki savaş ve krizlere değinen Erdoğan, "Filistin'den Lübnan'a, Sudan'dan Somali'ye kalbimizin attığı coğrafyaların önemli bir kısmı yıllardır krizle, savaşla, istikrarsızlıkla boğuşuyor" diye konuştu.
Gazze'de çocukların, kadınların, yaşlıların, sağlık çalışanlarının ve yardım görevlilerinin hedef alındığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Dünyayı tanımadan, daha ne olup bittiğini anlamadan bebekler, çocuklar gök ekinler gibi toprağa düşüyor. Kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları, yardım görevlileri savaş ve çatışma ortamlarında değil, sivil yerleşim yerlerinde bombalarla katlediliyor. Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor."
Erdoğan'ın verdiği bilgiye göre, Lübnan'da İsrail saldırıları nedeniyle 1,3 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı, 4 binden fazla kişi öldürüldü, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 12 bini aşkın kişi yaralandı.
İsrail hükümetinin bölgeyi istikrarsızlığa sürüklediğini savunan Erdoğan, "Siyonizm denilen radikal, işgalci, soykırımcı ideoloji sadece komşularının huzuruna kastetmiyor, bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef alıyor. Biz de siyonizmin yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu kendimiz için değil, hangi inanca mensup olursa olsun bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Hitler ve Pol Pot dönemlerinde yaşanan katliamlar karşısında insanlığın sessiz kaldığını hatırlatan Erdoğan, "Bugün aynı hata Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da tekrarlanıyor. Soykırım şebekesinin bu kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor" dedi.
"Tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz"
Ne küresel yapıların ne de uluslararası toplumun katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyabildiğini belirten Erdoğan, İslam dünyasına birlik çağrısı yaptı:
"Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz. Bunun için ittifakta hayır vardır diyor, hem kendi içimizde hem de İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz. Asırlar boyunca tarihe yön, cihana nizam vermiş Ümmet-i Muhammed'in bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz."
Aynı şuurla siyaset yaptıklarını, 86 milyonun kardeşliğini güçlendirmenin yollarını aradıklarını da ifade eden Erdoğan, "İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam aleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz" dedi.
Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası'nın Hazreti Peygamber'in örnek şahsiyetinin yanı sıra ümmetin ittifak ve ittihad anlayışının anlaşılmasına vesile olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.