ABD ve İran Arasındaki 14 Maddelik Bir Yol Haritası Gündemde

Washington ile Tahran arasında artan gerilimin ardından tarafların, krizin aşılması amacıyla hazırlanan 14 maddelik uzlaşı planı üzerinde müzakerelere başladığı bildirildi. Plan kapsamında 30 günlük bir diplomasi süreci ve İslamabad’da yapılması planlanan temaslar öne çıkıyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Washington ve Tahran arasındaki gerilim, karşılıklı restleşmeler ve diplomatik girişimlerin gölgesinde yeni bir evreye girdi. Perşembe gecesi iki ülke donanmalarının bölgede karşı karşıya gelerek ateş açması, bölgedeki tansiyonun ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu. Yaşanan sıcak temasın ardından tarafların, 14 maddelik bir uzlaşı planı üzerinde müzakerelere başladığı bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, taraflar arasındaki krizin aşılması amacıyla hazırlanan 14 maddelik yol haritası kapsamında yoğun bir diplomasi trafiği yürütülüyor. Telefon diplomasisiyle devam eden süreçte uzlaşı sağlanması halinde, tarafların gelecek hafta Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelmesi planlanıyor.

Söz konusu planın, 30 günlük bir müzakere sürecini kapsadığı belirtiliyor. Bu süreçte ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı hafifletmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaları gevşetmesi ve İran’ın nükleer programı konusunda yeniden masaya oturması öngörülüyor.

Diplomatik kaynaklar, Tahran yönetiminin nükleer programı görüşmeye hazır olduğunu ancak “kırmızı çizgilerinden” taviz vermediğini ifade ediyor. İran’ın, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını elden çıkarmayı reddetmesi ve ABD’ye yönelik yaptırımların tamamen kaldırılması şartı, müzakerelerin en zorlu başlıkları arasında gösteriliyor.

Dünya petrol trafiğinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı ise taraflar açısından stratejik önemini koruyor. Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken, hem ABD’nin hem de İran’ın kısıtlamaları tamamen kaldırma konusunda net bir adım atmaması, bölgedeki jeopolitik gerilimin sürdüğüne işaret ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta içinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de gerçekleştireceği görüşmenin de İran meselesiyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Analistler, Trump’ın Çin karşısında elini güçlendirmek amacıyla Hürmüz Boğazı ve İran kartını kullanmak istediğini belirtiyor.

Çin’in enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü İran’dan uygun fiyatla karşılaması, Pekin yönetimini de krizin önemli aktörlerinden biri haline getiriyor. Trump’ın, İran ile belirli bir uzlaşı sağlayarak Pekin’e bu “stratejik avantajla” gitmeyi hedeflediği kaydediliyor.

Washington’daki uzmanlar ise Perşembe gecesi yaşanan çatışmanın doğrudan bir savaşa dönüşmediğini ancak ateşkesin “pamuk ipliğine bağlı” olduğunu vurguluyor. Gelecek hafta İslamabad’da başlaması beklenen 30 günlük sürecin, yalnızca ABD-İran ilişkileri açısından değil, küresel enerji piyasaları ve bölgesel güvenlik açısından da kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA