“Demokratik Tsunami”
The Jerusalem Post’ta yayımlanan “ABD’de Demokratik tsunami: Cumhuriyetçilerin yenilgisinden sonra İsrail’in karşı karşıya olduğu üç büyük zorluk” başlıklı analizde, seçim sonuçlarının Demokrat Parti içinde İsrail, İran’la savaş ve Tel Aviv-Washington stratejik ilişkisi konusunda geniş kapsamlı değişimlerin yaşandığı bir dönemde geldiği belirtiliyor.
Birinci Zorluk: İran Savaşının Siyasi Maliyeti
Analize göre İran’la yaşanan savaş, Cumhuriyetçiler için seçimde önemli bir siyasi maliyet oluşturdu. Cumhuriyetçilere yakın Fox News’in yorumcuları bile sonuçların “savaş olmasaydı çok daha farklı olabileceğini” dile getirdi. Trump da “İran’ın kayıpta payı vardı” diyerek meselenin yenilgide etkili olduğunu kabul etti. Sandık çıkışı anketlerinde katılımcıların yüzde 62'si İran savaşına karşı olduğunu söyledi.
Analizde Trump’ın önünde iki olası senaryo sayılıyor. İlkinde Trump diplomatik girişimleri yoğunlaştırıp Tahran’la müzakerede taviz verebilir ve olası bir anlaşmayı ABD’yi çatışmadan çıkaran “diplomatik bir başarı” olarak sunabilir. İkincisinde savaşı “kısa süreli ancak etkili” bir operasyonla bitirebilir, zafer ilan edip bölgedeki askerî varlığı hızla azaltabilir. Analize göre her iki senaryoda da İsrail’in çıkarları Beyaz Saray’ın öncelikleriyle örtüşmeyebilir ve bu durum iki ülke arasındaki başlıca gerilim kaynaklarından biri hâline gelebilir.
İkinci Zorluk: Kongre’deki Yeni Denge
Analizde, Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluğu kaybetmesinin İsrail açısından önemli sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor. Demokrat Parti içinde ABD’nin İsrail’e askerî yardımının azaltılması, yardımların belirli siyasi koşullara bağlanması ve iki ülke arasındaki özel ilişkinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrılar giderek daha fazla destek buluyor. Daha önce parti içinde sınırlı bir kesim tarafından savunulan bu görüşlerin artık daha görünür hâle geldiği belirtiliyor.
Üçüncü Zorluk: 2028 Başkanlık Seçimleri
Analiz, seçim sonuçlarının İsrail açısından en önemli uzun vadeli etkilerinden birinin 2028 başkanlık seçimlerinde görülebileceğini değerlendiriyor. İsrail’in Filistinlilere yönelik politikalarına ve İsrail’in ABD siyasetindeki etkisine açıkça karşı çıkan Zohran Mamdani ve Abdul El-Sayed gibi isimlerin siyasi başarılarının diğer Demokrat adaylara örnek olabileceği, 2028 adaylarının geçmiş dönemlere kıyasla İsrail konusunda daha eleştirel bir tutum benimseyebileceği ifade ediliyor.
Diğer İçerikler