İran ile varılan mutabakat zaptı sonrası İsrail Güvenlik Kabinesi'nden yükselen ve Trump’ı "petrol ile para karşılığında taviz vermekle" suçlayan sesler, Beyaz Saray’ın sabrını taşırdı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail hükümetindeki bakanların doğrudan ABD Başkanı’nı hedef alan pervasız çıkışlarına karşı diplomasi tarihine geçecek sertlikte bir yanıt verdi.
İsrail kabinesini doğrudan kınayan Vance, Tel Aviv’in küresel yalnızlığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Donald J. Trump, şu anda dünyanın tümünde İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır ve tesadüfen dünyanın süper gücünün devlet başkanıdır. Eğer İsrail hükümetinin kabinesinde olsaydım, dünyanın her yerinde kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım."
"Silahlarınızın Üçte İkisini Amerikan Vergi Mükellefleri Ödedi"
Konuşmasında İsrail’in askeri olarak tamamen ABD’ye bağımlı olduğunu ve Washington’ın desteği olmadan ayakta kalamayacağını açıkça ilan eden Vance, Tel Aviv’e yönelik eleştirilerini şu çarpıcı verilerle sürdürdü:
"Başka bir şey söyleyeceğim: Son 3 ayda, anavatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan ellerinde üretilmiş ve Amerikan vergi dolarıyla ödenmiştir. İsrail için sorun Donald J. Trump değildir ve İsrail’de, en büyük sorununun Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olduğunu düşünen herkesin uyanması ve o ülkenin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini koklaması gerekir."
İsrail’in 9 milyonluk nüfusuyla bölgedeki her güvenlik sorununu sadece şiddet ve insanları öldürerek çözemeyeceğini ima eden bu çıkış, Beyaz Saray'ın Netanyahu hükümetinin agresif politikalarına karşı stratejik bir ton değişikliğine gittiğini gözler önüne serdi.
Trump’tan Netanyahu’ya: "Ben Olmasaydım İsrail Olmazdı"
Vance'in bu ağır çıkışından birkaç gün önce, ABD Başkanı Donald Trump da Başbakan Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmeye dair çok konuşulacak açıklamalarda bulunmuştu. Netanyahu ile etkin bir ilişkileri olduğunu belirtmekle birlikte, İsrail'in sınır tanımaz askeri operasyonlarını eleştiren Trump, net bir hegemonya hatırlatması yapmıştı:
"İyi bir ilişkimiz var. Bazı detaylar konusunda konuştuk. Beyrut’a saldırması hiç hoşuma gitmedi. O saldırıyı gördüm, bu gerçekten çok vahşi ve büyük bir saldırıydı. Etkin bir ilişkimiz var İsrail ile. ABD olmasaydı İsrail olmazdı. Ben olmasaydım İsrail olmazdı."
Diğer İçerikler